Geçtiğimiz günlerde Kahire'de bir sokak gösterisi daha yapıldı. Bu kez insanlar eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek veya generallerine karşı isyan etmiyor, Mısır'ın özgür bir seçimle göreve gelen ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi protesto ediyorlardı. Demek ki yurttaşlar seslerini duyurmaya kararlı (ve demek ki, Mursi ve partisi Müslüman Kardeşler onlara kulak vermiyor). Birçok Mısırlı, Mursi ve Müslüman Kardeşler'in iktidarı tekellerine almak istediğinden, basın özgürlüğünü kısıtlamak istediğinden endişe ediyor. Yakın zamanda hükümet, Mursi'yi en sert eleştirenlerden biri olan gazete editörü İslam Afifi'yi, makale ve başyazılarında cumhurbaşkanına hakaret etmek ve kamu düzenini bozmakla suçladı. Savcılar da Müslüman Kardeşler'le Mübarek'i tahtından indiren ayaklanmayı karalayan, Mursi'yle partisini şiddetle tehdit eder bir tavır takınan televizyon sunucusu Tevfik Okaşa'ya karşı yasal işlem başlattı. Şiddet dolu tehditler ve eylemler asla onaylanamaz, fakat özellikle de gelişmek isteyen genç bir demokraside muhalefet suç olmamalı. Müslüman Kardeşler'in bunu unutmaması gerek. Mübarek'in 30 yıllık iktidarında bu örgüt yasaklanmış ve eski cumhurbaşkanını sonunda deviren hasmane duyguları da bu baskılar beslemişti. İslamcıların hayatın genelini sıkı bir denetim altına almak istediklerinden ve gazetecilere uygulanan baskıların da bunu gösterdiğinden endişe ediliyor. Bir diktatörü devirmek için onca çaba gösteren Mısır'da Mursi'nin Mübarek'le aynı yöntemlere başvurması trajik olur. Afifi örneğine gelirsek, Mursi fazla ileri gittiğini anlamış olabilir. Nitekim 23 Ağustos'ta ilk kez kapsamlı yetkilerini kullandı ve medyayla bağlantılı suçlarla itham edilenlerin duruşma öncesi tutukluluklarına son verdi. Afifi böylece serbest kaldı. Fakat aleyhindeki suçlamalar ve Mübarek dönemindeki acımasız basın yasaları henüz kaldırılmış değil. Diğer siyasi liderler gibi Mursi de basının eleştirilerinden hoşlanmıyor. Ama muhalif sesleri susturmak ancak istikrarsızlığı körükler. Onun yerine gazetecilerle düzenli olarak buluşmak, icraatlarını açıklamak, sorularını cevaplamak daha akıllıca olur. Harap ekonominin düzelmesine yardımcı olması için İMF'den kredi almak isteyen Mursi'nin Sina'da, İsrail sınırı yakınındaki aşırılık yanlılarına karşı da önlem alması gerekiyor. Bu konularda b aşarılı o lması i çinse h em Mısırlıları hem de uluslararası toplumu arkasına alabilmeli. Çoğu Mısırlının cumhurbaşkanlarından istediği şey, ülkeye ekonomik büyüme ve istikrar getirecek, İslamcı veya Hıristiyan, dindar veya laik olsun, herkesin düşüncesine saygı gösterecek pragmatik biri olmasıdır.