Lüksemburg - Şeffaf olmayan bankalarıyla yurtdışından milyarlarca euro çeken ve değişime karşı inatçı direnişi ifade eden bir milli slogana ("Olduğumuz gibi kalmak istiyoruz") sahip Lüksemburg için rahatsız edici bir mesajdı. Lüksemburg Ba şba kanı Jean-Claude Juncker Nisan'da parlamentoda yaptığı konuşmada, ülkenin yıllarca direndikten sonra bankalarında sakl ı paralarla ilgili bilgileri yabancı yetkililerle paylaşmayı niçin kabul ettiğini açıklarken, "Hiçbir şey eskisi gibi değil. Her şey değilse de birçok şey değişti. Bazı değişiklikler yapmazsak her şey değişir" dedi. Lüksemburg'un bankacı l ık sırrından ani biçimde geri adım atması, vergi kaçakçı lığı ve bankacılık sırrı aleyhine yürütülen küresel mücadele kapsamında şeffaf olmayan finans merkezlerine yapılan aralıksız baskıların bir işareti. Avrupa Birliği'nin Vergiden Sorumlu Komisyon Üyesi Algirdas Semeta, "Banka sırrı eskiden kalma bir kural. Yakında bu kuralın tüm d ünyada o rtadan k alktığını göreceğiz" dedi. Lüksemburg'un başkentinin yağmurla yıkanmış caddelerinden, Karayipler'deki İngiliz Virgin Adaları'nın güneşli lagünlerine kadar çeşitli yerlerdeki yetkililer, vergi kaçakçı larıyla işbirliği damgasını silmeye ve gizliliğe dayalı yöntemlerini kâr getiren yabancı müşterileri kaçırmadan değiştirmenin yolunu bulmaya çalışıyor. Bankacılık sırrını ateşli biçimde savunan son AB ülkesi Avusturya bile, yabancılara ait banka hesaplarıyla bilgili bilgileri paylaşmayı kabul etti. İsviçre 29 Mayıs'ta mali sır yasalarını uygulamayarak vergi ödememek için İsviçre bankalarına para yatıran on binlerce zengin Amerikalının isminin açıklanmasına izin verdi. Amaç, ABD'yle uzun süredir devam eden sıkıntıları gidermek. Amerikalıların vergi kaçırmasına yardım etmekle suçlanan İsviçreli bankacılık devi UBS, 2009'da 780 milyon dolar ceza ödeyip hesabı olan binlerce Amerikalının isimlerini yetkililere vermeyi kabul etti. Lüksemburg Maliye Bakanı Luc Frieden, müteri kaybetme riskiyle ilgili, "Bazı küçük müşteriler paralarını çekebilir ama çok sayıda büyük müşteri geliyor" diyor. Ancak Frieden Lüksemburg'un, İsviçre ve Singapur gibi rakiplerinin haksız bir avantaj elde etmediğinden emin olmak istediğini belirtiyor. Bir tahmine göre, zengin kişilerin vergi cennetlerinde tuttuğu beyan edilmemiş varlıkların değeri en az 21 trilyon dolar. Ama düzenleyici kurumlar bir süredir bu gizliliği ortadan kaldırıyor. Avrupa Komisyonu, Apple gibi çokuluslu şirketlerin "kötü niyetli vergi planlaması" faaliyetlerinin önlenmesi için baskı yaptı. ABD Kongresi müfettişlerine göre Apple, İrlanda merkezli yan şirketlerine bağlı dünya çapındaki karmaşık bir şirketler ağı sayesinde, ABD'de milyarlarca dolar vergi ödemekten kurtuldu. AB dönem başkanı İrlanda, yasadışı vergi kaçakçılığıyla mücadele önlemlerini kuvvetle desteklerken, vergi kaçırma tert iplerini kolaylaştırması nedeniyle yoğun eleştirilere ve incelemelere maruz kaldı. Dünyadaki vergi kanunlarının dijital çağdaki ekonomik değişimlere "ayak uyduramadığını" söyleyen İrlanda Başbakanı Enda Kenny, ABD Senatosu müfettişlerinin dile getirdiği, İrlanda'nın Apple'a yüzde 2'lik özel bir vergi oranı uyguladığı iddiasını reddederek, "İrlanda şirketlerle özel veya ikili anlaşmalar yapmaz" dedi. Nüfusu sadece 539 bin olan Lüksemburg, elde ettiği kârı iş yaptığı ülkeler yerine burada b eyan e den çok sayıda büyük şirketin bölgesel merkezi konumunda. Çoğunluğu büyük uluslararası kuruluşların iştiraki olan 130'a yakın bankasında yaklaşık 350 milyar dolarlık mevduat bulunan Lüksemburg, aynı zamanda önemli bir finans merkezi. Ülkede kişi başına düşen mevduat tutarı 650 bin dolar. Mayıs'ta dünyanın en gizli kapaklı kıyı bankacılığı merkezleri bile (Cayman Adaları, Türk ve Caicos Adaları ve Karayipler'deki diğer İngiliz toprakları) banka hesaplarıyla ilgili bilgileri paylaşacaklarını ama şeffaflıktan çok uzak olan şirket tescili sistemlerini devam ettireceklerini açıkladı. Ayrıca Singapur, yabancıların paralarını vergi yetkililerinin ulaşamayacağı hesaplarda tutmasını zorlaştırıyor. "Vergi cenneti" nitelemesini reddeden Lüksemburglu yetkililere göre, ülke yalnızca siyasi istikrar, güvenilir kurallar ve çok dil bilen profesyonel finansçılar sunduğu için büyük miktarda para çekiyor. Yine de, Lüksemburg'un Avrupa çapındaki bankacılık bilgilerini paylaşma çalışmasına katılma sözü bu ülke için önemli bir adım. Londra merkezli araştırma kuruluşu Vergi Adaleti Ağı, Lüksemburg'un daha fazla şeffaflık talebine uzun süre boyunca direnmesi yüzünden bu adımı, finansal gizliliğin "ölüm fermanı" olarak nitelendiriyor. Lüksemburg Ekonomik Kalkınma Bürosu'nun eski direktörü Egide Thein, "bir ülke başka halkların vergilerini çalarak uzun vadede zenginleşemeyeceği için, beş yıl içinde hiçbir vergi cenneti kalmayacak" öngörüsünde bulundu.
ANDREW HIGGINS