Hartum, Sudan - Geçici genel merkezlerinde genç gönüllüler odalara girip çıkıyor, merdivenleri tırmanıyor, hibe edilen yiyecek, ilaç ve naylon çadırlardan oluşan koca paketleri taşıyorlar. Kimisi yardım malzemelerini kamyonetlere yükler, kimisi dizüstü bilgisayarda harita ve çizelgeler oluştururken, onlardan biri telefonda, "Evinize ne oldu?" diye soruyor. "Nerede yaşıyorsunuz? Oraya en kısa zamanda bir ekip gönderiyoruz." Onlar, geçtiğimiz ay Sudan'ı vuran şiddetli yağış ve sellerin neden olduğu insani krize hızla müdahale eden Nafeer. Yani gençlerin önderliğindeki gönüllü bir inisiyatif. Yaşanan afetin faturası son derece ağır. Birleşmiş Milletler'e göre onlarca can kaybının yanı sıra 74 bin ev yıkıldı ya da zarar gördü ve 300 binden fazla insan olaydan doğrudan etkilendi. Sıtma gibi hastalıkların da yayılmaya başladığı haberleri geliyor. Şiddetli yağış ve sellerin etkisi, savaştan yıkıma uğramış Darfur bölgesindeki evsiz kampları dahil, Sudan'ın büyük bir bölümünde hissedildi. Altı BM barış görevlisinin akıntıya kapıldıkları ve dördünün hâlâ kayıp olduğu bildiriliyor. Ancak en ağır hasar başkent Hartum ve çevresinde yaşandı. Nafeer s özcüsü 2 8 y aşındaki Muhammed Hamd, "Şiddetli yağış ve sellerin birçok hayatı etkileyeceğini gördük ve insanlara yardım etmek gibi bir sorumluluğumuz olduğunu hissettik. Şu anki fikir bunu Facebook'ta arkadaşlarla tartışırken doğdu" diyor. "Nafeer" sözcüğü aslen "seferberlik çağrısı" anlamındaki Arapça bir kelimeden geliyor ve Sudan'da toplumsal bir geleneği ifade ediyor. Kimilerine göre grubun kuruluşu, Sudan hükümetinin harekete geçmekte gecikmesi bakımından özellikle önem taşıyor. Haftalık gazete İlaf'ın genel yayın yönetmeni Halid Eltigani, hükümeti kast ederek, "Zayıf tepki verdiler" diyor. "Ama Nafeer gençliği seller karşısındaki sessizliği bozdu." Hükümet yetkilileriyse bu yılki yağmurların beklentileri aştığını ancak durumun kontrol altında olduğunu savunuyor. Sudan İ çişleri B akanı İ brahim Mahmud Hamid, "Acil durum ilan etmeye gerek yok" diyor. Birleşmiş Milletler Sudan İnsani Yardım Koordinatörlüğü Başkanı Mark Cutts ise durumu "büyük bir afet" olarak tarif ederken, koordinatörlük son 25 yıldaki en ağır selin yaşandığını belirtiyor. Bu arada BM kurumları, Katar, ABD, Japonya, Mısır, Etiyopya ve diğer ülkelerden Sudan'a yardım ulaştı. Ülkede bu yıl yağmur mevsimi geç ama acımasızca geldi. Bir devlet kurumu olan Çevre ve Doğal Kaynaklar Yüksek Kurulu'ndan Nagmeddin Elhassan, "Bunu ikl im değişikl iğine bağlayabiliriz" diyor. Kimileri de ani sellerin verdiği hasarda kent planlamasındaki zaafların d a p ayı o lduğunu i fade ediyor. Birleşmiş Milletler'in Sudan'daki Çevre Programı'ndan Howard Bell, "Hartum sellere daima açık olan sığ bir havzada kurulu" diyor. "Dolayısıyla kentsel alanların bu doğrultuda planlanması gerekir." Organizatörlere göre Nafeer kampanyasına yardım etmek için 5 bin gönüllü kayıt yaptırdı. Açılan acil yardım hattında gönüllüler ikişer vardiyalı çalışıyor ve günün 24 saati imdat çağrıları alıyor. Yurt dışında yaşayan yüzlerce Sudanlı Nafeer kampanyasına katılıyor. Bu amaçla Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, ABD, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde telefonla bağışların alındığı servisler açıldı. 16 yaşındaki gönüllü öğrenci Vefa Tevfik, "Telefonlar durmak bilmiyor. İnsanlar yiyecek, örtü ve naylon branda için arayıp duruyor" diyor. Nafeer gelen telefonların ardından, farklı bölgelerin ihtiyaçlarını görmek için değerlendirme ekipleri yolluyor. Ertesi gün de bir ekip, hazırda gönderilebilecek ne varsa o yardımı ilgili yerlere teslim ediyor. Hartum'un doğusundaki bir sel bölgesine yapılan böyle bir yolculukta 20 gönüllü iki arazi aracı ve bir kamyonete binmiş, çuvallarla yiyecek, naylon branda ve kum torbası götürüyordu. Gönüllülerin ilk durağında 65 yaşındaki Ahmed Sadık ne olduğunu şöyle açıkladı: "Bir akşam yağmur başladı ve dinmek bilmedi, hava da rüzgârlıydı. Kızım daha birkaç hafta önce doğum yaptı." 26 yaşındaki kızı Zeynep Sadık söze devam etti: "Sonra bir duvar devrildi ve sular akın etti. Bebeğimi alıp koşmaya başladım." Sadık ertesi gün yerel yetkilileri aradığını söylüyor. "Kimse telefonu açmadı. Nafeer'deki çocuklar hiç olmazsa cevap veriyor" diyor. Bir gönüllü şeker, un, süt tozu, bakla, makarna ve naylon örtü vermek isteyince, Sadık, "Allah razı olsun" diyerek yardım malzemelerini kabul ediyor. Tevfik ise niçin Nafeer gönüllüsü olduğunu şu sözlerle dile getiriyor. "Kendinizi onların yerine koymak zorundasınız. İnsanların ne evi barkı, ne yiyeceği, ne suyu var. Siz olsanız buna dayanabilir misiniz?" diyor.
ISMAIL KUSHKUSH