Sizlere dünyadaki çıplak mankenlerin seksi pozlarını yağlayıp ballayıp satma niyetinde değilim emin olun. Hayatı boyunca bir iki 'sanatsal' moda dergisine rast gelmiş herkes bilir ki top modeller de dahil mankenlik mesleğine baş koymuş her genç kadının bir noktada kendini 'yetenekli' bir fotoğrafçının kollarına bırakmışlığı vardır. Ve inanın bana sanatsallık da fotoğrafçının gözünde çoğu zaman çıplaklıkla eşdeğerdir. Hatta 1990'larda iyice yaygınlaşan 'Sanat için çıplaklık' durumu (Yandaki fotoğraflardan ne kadar sık görürdük eskiden hatırlayın) Cindy Crawford gibi en tepedekilerin
Playboy'a soyunmasına kadar gitmiş, bu pozlar bile dönemin top modeli tarafından 'sanatsal' (Dikkatinizi çekerim, estetik değil) olarak değerlendirilmişti. 2000'lerde satış kaygısıyla dergi kapakları 'kapanmaya' en seksi pozlara bile birer aksesuvar eklenmeye başlanmıştı ki 'çıplaklık' hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde geri döndü. Nasıl mı
KAYINVALİDESİNİN TEPKİSİNDEN KORKTU
Öncelikle şunu açıklığa kavuşturayım, bir dergi kapağına kullandığınız kıyafet veya aksesuvar, yayının içindeki her şeyden ve herkesten daha önemlidir. 'Joker' görevi gören bu unsur çoğu zaman derginin genel yayın yönetmeninin açılış konuşmasında "Sandra Bullock siyah Ralph Lauren elbisesi ile kapağımızda..." (Her moda takipçisinin aklında kalan bir Amerikan
Vogue sayısıdır) gibi sözlerle anlatılır. Kapaktaki kıyafet anında tükenir (Buna ben artık
Aşk-ı Memnu efekti demek istiyorum, dizide görülen her şey yok satıyor ya), kapakta kıyafeti kullanılan marka da dergiye her zamankinden daha ciddi bir reklam yatırımı yapmayı bir borç bilir. İsterseniz kapak kıyafetleriyle reklam sayfa sayısını sayıp, korelasyonu kendi gözlerinizle görebilirsiniz. Lafı uzatmayayım, derginin sayfaları arasında çıplaklık bolca bulunabilir, ama gayrıresmi sayılarla 'en pahalı' ticari dergi sayfası olan kapak şimdiye kadar hiç soyunmamıştı. Kapaktaki manken soyunsa bile (çıplaklık da ciddi bir tiraj aracıdır tahmin edersiniz) hiç olmazsa kulağında sallantılı bir küpe, bileğinde bileklik, olmadı bir yüzük takardı. Ama 2009'da çıplaklık öyle bir gündeme oturdu ki Rus manken Natalia Vodianova İngiliz
Vogue'unun 'shape' yani form sayısının çıplak kapağı oldu. Üstelik ne kulağında bir küpe ne de saçında bir parça toka vardı. Bana sorarsanız pozlar yüzünden "Kayınvalidesinin tepkisiyle karşılaşmaktan korktuğunu," açıklayan üç çocuk annesi Vodianova harika ötesiydi, son zamanlarda birbiri ardına çıplak poz veren tüm yeni nesil top modeller gibi...
VE... ŞOK, ŞOK, ŞOK...
Modada çıplaklığı araştırırken fashionising.com adlı blogda bulduğum, sezonun tam çıplaklar listesinden birkaç ismi sıralarsam çıplaklığın yeni 'siyah' olduğunu kesin kanıtlamış olurum diye düşündüm. Bunlardan bazılarında moda uğruna birkaç aksesuar kullanılmış olsa da mankenler çıplak, çıplak, çıplak. Bakın sadece bu sezon yayımlanan dergilere soyunanlar arasında kimler var: Freja Beha Ericcsen (
I-D), Lydia Hearst (
Fransız Playboy), Lara Stone (Fransız ve İtalyan
Vogue,
W), Doutzen Kroes (
Vman), Gisele Bundchen (
Vanity Fair), Cindy Crawford (
Allure) ve şok şok şok dünyanın en sıkıcı kızı olduğunu düşündüğüm Cambridge öğrencisi Lily Cole (Fransız
Playboy'u). Modayı körü körüne takip eden Türk kadınlarına çağrımdır, buyurun meydan sizin!