-
Şampiyona boyunca en heyecanlandığınız an hangisi oldu? - Slovenya karşısındaki oyunumuz beni çok heyecanlandırdı. Sahada inanılmaz bir basketbol vardı. Bizimkiler sanki son maçmış gibi oynadılar. Uçtular ve muhteşem bir maç çıkardılar. -
Sırbistan maçındaki son iki pozisyonda hepimiz nefeslerimizi tuttuk. Siz ne hissettiniz? - Dua ettim. Orada yapacak bir şey kalmamıştı. O noktada oyunculara verecek başka bir taktik kalmıyor. Zaten saniyeler konuşuyor ve beyinleri o kadar dolu ki daha fazlasını verseniz de almaz. Ama şans bizden yana oldu. Mucize gibiydi. -
Dışarıdan bakıldığında agresif bir görüntünüz var. Oyuncularla aranız nasıl, hata yaptıklarında çok sert tepkiler verir misiniz? - Agresif olmak işimin bir parçası. Ama bu yıl çok da sert değildim. Oyuncu, yüzde 100 performans sergileyemezse suratım değişir. Ama bu yıl onlar yüzde 110 performans sergiledi. Biz onlarla baba-oğul gibiyiz. Günde 100 kere birbirimize sarılır, öperiz. Dokunmak, ten teması önemli. Onlar bunu bekliyor. Türk insanının yapısında bu var.