Tek yumurta ikizi olan Seda ve Eda Eroğlu kardeşlerin dövüş sporlarına olan hevesleri, onları 10 yaşında bu alanda eğitim almaya yöneltmiş. Henüz 18 yaşında olan kardeşler, birçok başarıya imza atmış. Dünya çapında elde ettikleri başarılar boksla da sınırlı değil. Tekvando, wushu, kick boks, muay thai gibi dövüş sporlarında da Türkiye ve Avrupa çapında ödülleri mevcut. 2008'de Boks Avrupa üçüncüsü olan Eda Eroğlu ve 2010'da Wushu Avrupa Şampiyonu olan Seda Eroğlu kardeşleri, beş branşta milli antrenörlük yapan Orhan Özaktı çalıştırıyor. Aynı zamanda Erciyes Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü'nde eğitim gören sporcular, Kayseri Özay Spor Kulübü'nde çalışmalarına devam ediyor. En büyük hedefleri ise; olimpiyatlarda Türkiye'yi temsil etmek...
-Eda ve Seda'yı 10 yaşından beri tanıyorsunuz. İkiz oldukları için özel bir yöntemle mi çalışıyorsunuz?
-Orhan Özaktı: Tek yumurta ikizleri hakkında epey araştırma yaptım. Antrenman açısından ikisini bir motive edeceksem ikisini bir çalıştırıyorum. Ayrı çalışmaları gerektiğinde ayırıyorum, ama müsabaka günü aynı yerde tutmuyorum.
-Neden ayrı tutuyorsunuz?
-O.Ö: Eda ve Seda birbirinden çok etkileniyor. Müsabaka esnasında birine bağırdığımda diğeri alınabiliyor.
-Boks erkek sporu olarak bilinir. Aileniz boksa ilginizi nasıl karşıladı?
-Eda Eroğlu: O konuda babam ve annem çok hırslı.
-Antrenmanlarda disiplin nasıl oluyor, nasıl bir süreç izleniyor?
-S.E: Günde iki antrenmanımız oluyor. Bizim için antrenmanlar daha kolay. Çünkü Eda ile aynı kiloda sayılırız. Birbirimizle antrenman yapıyoruz. -E.E: Diğer sporculardan daha şanslıyız. İkiz olduğumuz için partner bulma sıkıntı yaşamıyoruz. Zaman sıkıntısı olmuyor ve daha rahat çalışabiliyoruz.
Antrenman esnasında birbirimize çok acımasız davranırız
-Müsabakalarda hiç rakip oldunuz mu?
-E.E: Ringde karşı karşıya gelmemek için eğer kilomuz aynıysa ben kilo düşüyorum ya da Seda kilo alıyor. Kilomuza göre ayarlıyoruz. Resmi maçlar dışında bazen gösteri maçı yapıyoruz. Özellikle antrenman esnasında birbirimize çok acımasız davranırız.
-S.E: Bir defasında Eda benim dudağımı patlatmıştı, ben de onun dişini kırmıştım. Başkasından yumruk yememiz zorumuza gider, ama birbirimize vurduğumuzda zorumuza gitmez.
-E.E: Orhan Hoca bir ona taktik veriyor, bir bana taktik veriyor. Bu da bizi hırslandırıyor. İki hafta önce antrenmanda Seda bana çok sert bir yumruk attı. Orhan Hoca şaşırmıştı. Birden Seda, 'Hocam Eda gardını iyi almazsa, başkası daha sert vurur, o yüzden sert vurdum,' diye kendini savundu.
-Eğitiminize de özen gösteriyorsunuz... Dersleriniz nasıl?
-S.E: Evet, milli sporcu kontenjanından Erciyes Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünde okumaya başladık. Şu an birinci sınıftayız. Derslerimiz çok iyi.
-E.E: Seda'nın dersleri benden biraz daha düşük. Çünkü milli takım için kampa gittiğinde derslerle ilgilenemedi.
-Aranızda kıskançlık olmuyor mu?
-S.E: Annem ve babam ikimize de eşit davranır. Ben bir hata yapsam Eda da ceza alıyor. İkimiz de aynı anda cezalandırıldığımız için kıskanmıyoruz.
-Kavgalarınız nasıl oluyor sizin?
-E.E: Bizimki diğer kardeşlerin kavgaları gibi değil. İki yumruk atıp çekilmiyoruz. Seda ile maç yapar gibi kavga ediyoruz.
Biri yumruk yiyince diğeri hissediyor
- Hep bir arada mısınız?
- E.E: İlk ayrılığımızı Seda, Singapur'a kampa gittiğinde yaşadık. Kendimi çok yalnız ve kötü hissediyordum. Hatta onunla telepati kurdum. Seda'nın orada yaşadığı her şeyi Türkiye'de hissettim. Maça çıktığını heyecanlanmamdan anladım ve bir süre sonra kendimi çok üzgün hissettim. Hatta Orhan Hocama gidip, 'Sol gözüm acıyor hocam. Sanırım Seda maçı kaybetti, üzgünüm,' dedim. Seda, Türkiye'ye geldiğinde öğrendik ki; cidden sol gözüne darbe yemiş.
- Bunu her maçta hissediyor musunuz?
- S.E: Evet. Hatta geçen hafta Türkiye Bayanlar Boks Turnuvası'nda Eda maça çıktı ve sol gözünden darbe yiyerek maçı kaybetti. Benim maçım iki gün sonraydı. O yenilince benim de moralim çok bozuldu ve maça çıktığımda ben de sol gözümden yumruk yiyerek maçı kaybettim. Şu an ikimizin de sol gözü mor.
- İkinizden biri kazandığında diğerinin kazanacağı kesin öyle mi?
- E.E: Öyle oluyor. Seda yenilince ben de yeniliyorum.
- O.Ö: Aynı anda maçlara çıksalar daha başarılı olurlardı.
-Sizi karıştırıyorlar mı?
- E.E: Kilolarımız art arda olduğu için maçlara da art arda çıkıyoruz. Boksta final oynadığımız bir maçta, ikimiz de mavi köşelerde ve Trabzonlu sporculara karşı yarışıyorduk. Seda'nın maçından sonra, ben de mavi köşeden maça çıkınca, rakip sporcunun hocası beni Seda zannedip, 'Sen dövüştün ya! İnsene ringden' demişti. DAMLA KAYAYERLİ