Bir
haftadır, Facebook başta olmak üzere sosyal medya platformlarında paylaşılan bir video var. Film, "Hayatımda izlediğim en yaratıcı reklam,", "Harika,", "Sonunda!" gibi yorumlarla internette dolaşıyor. Belki denk gelmişsinizdir; İstanbul'un semt ve simgeleri, bambaşka bir açıdan; gece hayatından enstantanelerle anlatılıyor. Film, İstiklal Caddesi'nde yürüyen iki kız arkadaşla açılıyor. Kızlardan biri, zıplayarak arkadaşının sırtına çıkıyor ve o sırada arkalarında bir yazı beliriyor: Kız Kulesi. Ardından kendimizi bir gece kulübünün önünde buluyoruz. İki erkek, bodyguard engeliyle karşılaşıyor, içeri alınmıyorlar. Beliren yazı, Kapalıçarşı! İçeri girmeyi başaran iki kız, uzun bir koridorda yürüyor. Burası ise Tünel. Sonra büyük bir masada, etrafı kızlarla çevrili bir erkek görüyoruz. Mantığını anlamışsınızdır; burası da Harem oluyor. Sırasıyla dans eden bir kızı göz hapsine alan 'Avcılar', dans eden bir 'Bebek', dansöz 'Sultan' ile hayranlıkla onu izleyen 'Ahmet' diye devam ediyor film. Halkalı, Kuruçeşme, Taksim, Boğaz, Horhor diye gidiyor ve sabahın ilk ışıklarıyla, yani 'Güngören'le son buluyor. Video, vodka markası İstanblue'nun internet için yapılan üç dakikalık reklam filmi aslında. Filmin yaratıcısı ise Rafineri Reklam Ajansı. Rafineri'nin kurucu ortağı ve genel müdürü Aslı Yorgancıoğlu, kampanyanın fikrini düşünürken, İstanblue'nun çağrıştırdıkları üzerinden yola çıktıklarını anlatıyor: "İstanblue, sadece İstanbul'da değil, Türkiye genelinde de popüler. Bunda da isminin ciddi bir payı var. İstanbul'u çağrıştırıyor ve Anadolu'daki yetişkinler de İstanbul'un gece hayatını, renkli dünyasını bu markayla özdeşleştiriyor. Biz de bu algının altını çizmek, İstanbul'un cazibesini anlatan, parlatan bir kampanya yapalım dedik."
KIZ KULESİZ İSTANBUL OLUR MU?
Filmdeki asıl gaye, İstanbul'la özdeşleşen ve hatta klişeleşen simgeleri göstermeden şehri anlatmak. Kız Kulesi, Boğaz Köprüsü, Tarihi Yarımada olmadan bir İstanbul filmi nasıl yapılır hakikaten? Rafineri ekibi bu sorunun yanıtını ararken önce 'Kız Kulesi' fikri çıkmış ortaya. Sonra gece hayatı klişelerini düşünmüşler; gözlerini ayırmadan kızlara bakan erkekler; arkadaşını sırtına alıp, eğlenenler... Sonra da semt ve simge isimlerinin listesini yaparak bunları bir araya getirmişler. Kızları kesenlerin avcı gibi olduğunu düşünmüşler; Avcılar çıkmış. Dansöz'e Sultan adını vermiş, onu hayranlıkla izleyen adama da Ahmet adını takmışlar. Eşleştirmeler yapım sürecinde artmış. Mesela Horhor fikri, filmin yönetmenine aitmiş. Reklam filmindeki gece hayatı enstantaneleri yalnızca gece kulüpleri ve Taksim'den de oluşmuyor. Sanat yönetmeni Can Güven bunun sebebini şöyle açıklıyor: "Belirli bir hayat tarzı veya gelir grubuna yönelik hazırlamadık filmi. Hem İstanbul gece hayatı Asmalımescit'ten ibaret olmadığı hem de Anadolu'yu da hedeflediğimiz için Sultanahmet, Boğaz'da yemek yeme gibi parçaları da ekledik."
30 oyuncu ve 60 figüran rol aldı
Filmin çekimleri dört gün sürmüş. 10'u yabancı, toplam 30 oyuncu ve 60 da figüran rol almış. Kurgulu sahnelerin yanı sıra İstanbul manzarlarından da faydalanılmış. Harem sahnesi Otto Santral'de, Boğaz ise Kız Kulesi'nin önünde çekilmiş. Kapalıçarşı, Kuruçeşme'deki Blackk adlı mekanda, Güngören sahnesi de Blackk'in önünde çekilmiş. Diğer çekimler İstiklal Caddesi, Karaköy sahili, Asmalımescit, Airport, Sinerji ve Discorium'da gerçekleştirilmiş. Müzikler ise Oğuz Kaplangı imzalı.