CAMİ AVLUSUNDA İFTAR
İftar zamanı Eyüp, en kalabalık anını yaşıyor. Sırf restoranları dolduranlar değil, bir de caminin avlusunda hatta içinde iftar açmak için bekleyenler var. Buradaki kalabalık insanı şaşırtıyor. Herkes evinden kilimini getirip, bir köşe kapma telaşında. Ama yarış yok. Yer bulamayanlar başka bir tarafa yöneliyor. Kilimsiz gelenlerin imdadına da karton koliler satan çocuklar yetişiyor. 1-2 lira karşılığı kartonla oturma yeri de ayarlanabiliyor. Herkesin yemeği farklı. Kimi yumurta getirmiş, kimi pidenin arasına kaşar koyup yiyor. Ama bir de piknik tüpünü bu kalabalığa sokmaya çalışanlar var. Onlara da yanlarında oturanlar müdahale ediyor, "Burada piknik tüpü mü yakılır?" diye uyarıyorlar. Caminin avlusunda iftar yapanları geçerek, içeriye doğru ilerliyoruz. Türbe bu yıl tadilatta. Ama hacet penceresi açık. İnsanlar önünde ellerini açıp dua ediyor. Bazılarıyla sohbet ediyoruz, türbenin içine girememek onları etkilememiş. "Olay içsel, maneviyatta. Burada olmak, bu kadar yakında durup dua etmek bizim için yeterli," diyorlar. Sadece dışarıdaki avluda değil, caminin içindeki alanda da iftar açmak için bekleyen pek çok Müslüman var. Sohbet edince burada iftar açmanın onlar için ne kadar önemli olduğuna kanaat getirip Eyüp Belediyesi tarafından düzenlenen iftarlara doğru yöneliyorum.
17. YÜZYILIN OYUNCAK MERKEZİ
Eyüp'ün 17. yüzyılda oyuncak üretim merkezi olduğunu biliyor muydunuz? Eyüp, İstanbul'da manevi havanın en iyi teneffüs edildiği yer. Dinsel amaçlı ziyaretlerin en yoğun olduğu bölge. Hal böyle olunca sünnet merasimleri için de Eyüp'ün yolu tutulurmuş. Sünnet sonrası çocuğa hediye almak adettendir. İşte tam iskeleden türbeye giden yolda sıra sıra oyuncakçılar varmış. Hatta buraya Oyuncakçı Çıkmazı adı verilmiş. Bugün adı hâlâ Oyuncakçılar Çarşısı ama sadece tek bir dükkan kalmış. 19. yüzyılda Pera'da açılan oyuncakçılarla baş edemeyince buradakiler bir bir kapanmış. Eyüp oyuncaklarının özelliği ise o dönemde artık malzemelerden yapılması. Tahtakale'nin atık tahtaları, Sütlüce Mezbahası'ndan atılan deri ve bağırsak fazlaları, Kağıthane ve Alibeyköy derelerinde biriken kil kullanılarak yapılırmış bu oyuncaklar. Şimdi oyuncakçılık, atölyelerde kadınlar tarafından yeniden canlanıyor. Ahşap topaçlar, kaynana zırıltıları, hacıyatmazlar, kuşlu arabalar... Fiyatlar, oldukça makul, darbukalar 3 lira, büyük boy cambazlar ise 25 lira.
TARİHİ OSMANLI EVLERİ KURULDU
Eyüp'te şu sıralar Belediye Binası önü de pek hareketli. Buraya tarihi Osmanlı evleri kurulmuş. Aslında geçtiğimiz yıl da kurulmuştu. İlgi büyük olunca belediye bu yıl da uygulama kararı almış. Belediyenin önündeki tarihi yolda, Haliç kıyısında kurulan tahta Osmanlı evlerinde geleneksel yemek kültürümüzü yansıtan stantlar, çocuklar için eğlenceli etkinlikler, mini lunapark, çay bahçeleri, mini restoranlar ve açık hava sineması yer alıyor... Belediye, Ramazan süresince Türk Sineması'na damgasını vurmuş filmleri Eyüplülerle buluşturacak. Ayrıca yine aynı bölgede tarihi fotoğraf çektirmek için bir dekor kurulmuş. Kaftanınızı giyip tahta oturuyorsunuz ve 8.5 TL karşılığında nostaljik fotoğrafınızı alıyorsunuz. Fotoğraf için kuyruk oluşuyor. Tarihi Osmanlı evleri arasında en çok baştan aşağı pembe olan gül suyu stantları dikkat çekiyor. Zaten bu stanttakiler gelene geçene kolonya misali gül suyu ikram ediyorlar. Öz Köfte, Bereket Döner, Osmanlı Güveç, Tarihi Osmanlı Balıkçısı ise buradaki mini restoranlardan sadece birkaçı. Mutfaklar evlerin içinde oluyor. Ortadan yol geçiyor. Masalar ise karşıdaki çimenlik alana kurulu. Kimi restoranların masa ve sandalyeleri tahta, bazılarınınki plastik. Birkaç tanesi de yerlere minderler sermiş. Ayrıca buralarda ufak tefek eşyalar satan standlar da var. Dondurmacı da var, zemzem suyu satan da... Ayrıca kolye, yüzük ya da kokulu tespih satan tezgahlara da rastlamak mümkün. Şekerci, şerbetçi, lokmacı da hazır bekliyor. Ne de olsa yemek sonrası tatlı iyi gidiyor.
RESTORANLARDA SAHUR DA VAR
Eyüp'te iftar açabileceğiniz pek çok iyi restoran da var. Üstelik burada mönüler zengin ama fiyatlar diğer semtlerden daha düşük. Canlı tasavvuf müziğinin eşlik ettiği zengin bir iftar mönüsünün fiyatı yaklaşık 34 TL. Restoranlar da sahur mönüsü veriyor. Bunların fiyatları ise genelde 17-19 TL arasında değişiyor. Mihmandar, Ensar Konağı, Köfteci Ramiz ve Semazen, semtte iftar ya da sahur yapabileceğiniz en iyi yerler.