NEW YORK AKŞAMDAN KALMA, GÜZEL BİR KADIN GİBİYDİ'
- Irene Kasırgası öncesinde hazırlıklar nasıl başladı?
- Aslında cuma gününe kadar kasırganın geleceğinden emin değildik. Bütün şehir gibi biz de biraz hazırlıksız yakalandık. Hafta sonu için mangal partisi planı bile yapmıştık. Ama hem New York hem de New Jersey belediyeleri ve valilikleri çok iyi çalıştı, halkı çok çabuk, sık ve efektif bir şekilde bilgilendirip çok çabuk önlem aldılar. Kasırga vurmadan, risk altındaki bölgeler boşaltılmış, ihtiyacı olanlar sığınaklara yerleştirilmişti. Su kesilmesine karşı bolca içme suyu depoladık; Türkiye'de suların kesildiği günlerden alışık olduğumuz gibi küveti doldurduk. Elektrikler kesilebilir diye el feneri ve pil aldık. Camlar kırılabilir diye, pencere önündeki eşyaları kaldırdık.
- En çok neler alındı?
- Cumadan başlayarak marketlerin önünde uzun kuyruklar oluşmuştu. Bize sıra geldiğinde raflar neredeyse bomboştu. En çok su, bira, patates cipsi, tuvalet kağıdı, pil ve pencereleri kapatmak için kullanılan büyük bantlar satılmıştı. Böyle durumlarda insan sağduyulu düşünüyor: Elektrikler kesilirse, bozulmadan saklanabilecek kuru gıdalar aldık mesela. Ama biraz da 'İki-üç gün evden çıkamayacağız, bari sıkıntıdan patlamayalım,' diye düşünüyorsun. O yüzden şarap, abur cubur, dergi de aldık.
- New York'ta yaşayan, 'Bize bir şey olmaz,' diyen Türklerle ilgili bir haber vardı. Siz de böyle tepkilerle tanık oldunuz mu?
- Evet, bir güvenlik memuru, kasırgada yoğun risk altında olan Queens, Coney Island, Shipshead Bay gibi bölgelerde yaşayan Türkleri tahliye etmekte zorlandıklarını söylemiş. Ben Manhattan'da yaşadığım için bu bölgelere uzağım ama yakın çevremdeki Türklerde böyle bir tavır görmedim. Göçmenler, ABD'lilere nazaran daha zor panik oluyor böyle durumlarda. Fakat yine de kimsenin kendi güvenliğini tehlikeye atacak kadar bilinçsiz davrandığına şahit olmadım.
- Kasırga süresince neler yaptınız?
- Allah'tan New York kasırgayı beklenenden çok hafif atlattı. Tehlikeli yerlerde yaşayan, oralarda evleri olan yakınlarımız için endişelendiğimiz anlar dışında çok zor geçmedi. Genellikle ya haberleri ya da film izledik. Yağmur dinince de kendimizi sokaklara attık. Etrafa baktık, kendimizce hasar tespiti yapmaya çalıştık.
- Kasırga süresince 'dış dünya'ya nasıl haberleştiniz?
- Telefonlarımız kesilmedi. Ama e-posta ve sosyal medya aracılığıyla da haberleştik.
- Kasırga sonrası New York nasıl görünüyor?
- Pazar sabahı New York akşamdan kalma, güzel bir kadın gibiydi. Biraz makyajı akmış, saçı başı dağılmış ama mihrap yerindeydi. Her yer kapalıydı ama insanlar sokaklardaydı. Tanıdık tanımadık herkes birbirine geceyi nasıl geçirdiğini soruyordu. Ters çevrilmiş çöp kovalarını düzeltenler vardı.
- Şehirde her şeyin düzelmesi ne kadar sürer?
- Bir hafta oldu, şehirde aşağı yukarı her şey eski haline döndü gibi. Metrodan gelen hafif bir koku var sadece.