- Siz otele genel müdür olduğunuzda 40 yaşındaydınız, tesadüf ki Murat (Oldaç) Bey de 40 yaşında. Neler tavsiye edeceksiniz?
- Personel işe alırken ve çalışanlara, 'İşi severek yapacaksan kal,' derdim. Garson olsun, komi olsun, işi isteyerek yapıyorsa kalmalı. Ben kapıcının oğlunu komi olarak aldım; şef garson oldu. Rahmetli Ecevit ile çok kavga ettim. Çalışanlara sekiz saat mesai diye kanun çıkardı. Yanına çıktım, 'Yapmayın, turizmi bitirirsiniz,' dedim. Kanunu değiştirttim. Turizmde çalışan, işine âşık olacak, saatle çalışma olmaz, fedakarlık gerek.
Şimdiki genel müdür MURAT OLDAÇ:
Semahat Arsel yatakları bizzat denedi
- Siz ilk Divan'la ne zaman tanmıştınız?
- İstanbul'a gidip geldiğimde, Divan Pub, öğle yemeğinde buluştuğumuz bir yerdi. Bir gün gelip de bu otelin müdürü olacağımı hayal etmemiştim. Üniversitede turizm okumaya başladığımda, 17-18 yaşındaydım. O da 90'lı yıllara denk geliyor. O günlerde Divan Pub'dan çıkmazdım.
- İlk izlenimleriniz nasıl?
- Bu müessesede asıl amaç, kârdan önce misafir memnuniyeti... Eski dönemden gelen, çalışma hevesi olan, çoluğuna çocuğuna turizm-otelcilik okutan kişilerden seçtiğimiz personelimiz var. O kültürü insanlarla bütünleştirerek daimi kılmak istiyoruz. Hizmet vermiş, emek vermiş kişiyi ikinci plana atmak yok burada.
- En eski Divan üyesi kim?
- Süleyman Bey var. Eskiden Divan'daydı, sonra Kuruçeşme'de banketteydi. 35 yıldır Koç Ailesi'yle. Burada da servis kaptanı oldu. O her şeyi bilir... Levent Bey var. O da 20 yıla yakın süre çalışmış. Merey Hanım var kat hizmetlerinde. 14 yıldır burada çalışıyor.
- Divan Lokantası'nın mönüsünü oluştururken, Koç Ailesi'nin olmazsa olmaz dedikleri oldu mu?
- Semahat Hanım bütün yemekleri tek tek denedi. Beğendi, tavuk çorbası, su böreği, kuzu kapama, kuzu tandır onun istedikleri. Bunlar Koç Ailesi'nin olmazsa olmazları. Pub için şinitzel, döner, profiterol, rokoko, pastane için ise pramit pasta olmazsa olmazlardandı...
- Peki otel için?
- Yataklar özel yapıldı. Türkiye'de üretildi. Semahat Hanım yatakları bizzat, tek tek seçti. Hangisinin konforlu olduğunu bulana kadar denedi. Hepimiz yattık ve denedik. Yataklarımız müthiş konforlu.
- Böyle titiz bir grupta çalışıyorsunuz. 'İleride başıma neler gelecek,' deyip, uykularınızın kaçtığı oluyor mu?
- Hayır. Ben 1992 yılından beri bu işi yapıyorum. Son 10 yıldır üst düzey yönetici olarak çalışıyorum. Emek verirseniz olmayacak bir şey yok. Bizim işlerde en önemli şey panik yapmamak. Burada sakinliği ve sükuneti korumak lazım. Çok daha iyi olacak. Otelimiz, gurmelerin geldiği, iş dünyasının buluştuğu bir yer olacak.