Zikzaklarıyla meşhur Ertuğrul Özkök'ün, farkında olarak veya olmayarak, daha önce söylediklerinin tam aksini söylediği yazıları var. Bunlardan biri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır'ın eski lideri Cemal Abdülnasır'la ilgili iki ayrı yazısı. Özkök, 14 Eylül 2011 tarihli yazısında Erdoğan'ın Nasır'a benzetilmesine tepki gösteriyor ve "Böyle bir benzetme bir övgü değil, tam aksine hakarettir. Allah yazdıysa bozsun," diyor. Buradaki sorun Özkök'ün, Nasır benzetmesine tepki göstermesi değil. Aksine bu konuda haklı. Erdoğan ile Nasır'ı mukayese etmek en hafif deyimiyle işgüzarlık. Ancak Özkök, şimdi tüylerini diken diken eden şeyi, yani Erdoğan'ı Nasır'a benzetme hatasını 1 Şubat 2009 tarihli yazısında yapmış. 'Ortadoğu'nun yeni Nasır'ı' başlıklı bu yazısını şu cümleyle bitiriyor Özkök: "Bir Türk olarak arzum, Ortadoğu yeni bir Nasır kazanırken, Türkiye'nin 100 yıldır kendini tarif ettiği Batı'yı, Medeniyetler İttifakı'nın da eş başkanını kaybetmemesidir." Gelelim bir başka yazısına... 28 Temmuz 2006'da 'Selahaddin Eyyubi mi, Kaddafi mi?' başlıklı yazısında "Başbakan'ın derin danışmanları, muhteşem teorileri ile kendisine bir tür 21'inci yüzyılın Selahaddin Eyyubi'si imajı vermeye çalışıyor. Kudüs aslanlığı, İslami dünya için güzel bir imaj. Ama çok dikkat etmek lazım. Selahaddin Eyyubi olmak için yola çıkıp, Kaddafi durağında inebilirsiniz," diye yazmıştı. Şimdi Başbakan Erdoğan, Mısır'a gidiyor ve Batı basını Erdoğan için Eyyubi benzetmesi yapıyor. Kader, pek nadir durumlarda insana böyle ders verir.