Tarlabaşı'nda
demir bir kapı... Üç basamak aşağı iniyorsunuz, ağır kapı aralanıyor ve kendinizi adeta Yeşilçam filmlerinden birinde buluyorsunuz. Buram buram nostalji kokuyor. Duvarlarda hasırlar ve üzerlerinde yüzlerce eski fotoğraf karesi. Kiminde boksör Muhammed Ali Clay gibi dünyaca ünlü simalar, kiminde kaytan bıyıklı delikanlılar, kiminde ise yerli ünlüler... Neredeyse her fotoğrafta aynı poz. Tokuşturulan rakı kadehleri, masada yaprak ciğer, paçanga böreği, bir dilim beyaz peynir, yanında da kavun. Burası İstanbul'un en eski meyhanelerinden Niko Babanın Yeri. 1948'de Hasır adıyla kurulan ama ismini tescilletmediği için 'H' harfinden feragat etmek zorunda kalan şimdinin Asır Restaurant'ı. Niko Baba'nın evlatlık oğlu Hakkı Taş, son günlerde gelen müşteri sayısının azlığından şikayetçi. "Tarlabaşı olunca insanlar gelmekte tereddüt ediyor," diye söyleniyor. Ama yıllardır gelen sadık müdavimleri de unutmamalı. Her hafta aynı gün, aynı saatte gelip aynı masaya kurulan Asır'ın sadık müdavimlerini... Peki, ama neden özel burası? Onlarca neden sayılabilir. Birincisi, eski. Ama sıradan 'eski' değil, nostaljik, bozulmamış, kendini ve misafirperverliğini korumuş. Meyhane adabının yaşandığı ender yerlerden. Öyle zamana yenik düşmemiş, teknolojiye boyun eğmemiş, trendlerden nasiplenmemiş. Personel bile yıllardır aynı. Hepsi meyhanenin ilk sahibi Niko Taş'ın izinden ilerliyor. Her gün üç beş masa gelip keyif yapsa hoşlarına gidiyor.
ÜNLÜ MÜDAVİMLER
Bir de yabancı dergilerden bulup gelen turistler var. En çok da onların keşfetmeleri hoşlarına gidiyor. Hafta içi çok dolu olmuyor Asır. Hafta sonları yavaş yavaş dolmaya başlamış. Zaten sezonu yeni açmış. Yazları kapatıp Burgazada'ya gidiyor tüm işletme. Orada, İdeal Restaurant adı altında hizmet veriyor. Kış olunca da Tarlabaşı'ndaki en eski yuvalarına dönüyorlar. Hakkı Bey, "Daha yeni döndük. İnsanların ayağının tekrardan alışması biraz zamana alır," diyor. Haftada bir canlı müzik de var mekanda. Restoranın atmosferi, ambiyansı gibi hikayesi de ilgi çekici. 1930'lu yıllarda İstanbul'da başka bir lokantada çalışan Niko Taş sonraları bu yeni yerine taşınarak meyhanesini açıyor. Hakkı Bey ise Tarlabaşı'ndaki başka bir restoranda vestiyer olarak çalışıyormuş o dönem. Sonrasında Niko Babanın Yeri'ne gelmiş. Tek başına yaşayan Niko Bey de Hakkı Taş'ı nüfusuna geçirmiş ve öldüğünde, restoran evlatlığına kalmış. Yıllar boyu kimler aşındırmamış ki Hasır'ın kapsını. Yılmaz Köksal, Orhan Gencebay, Emel Sayın, Nuri Sesigüzel, Metin Şentürk, Artun Ünsal, Ercan Arıklı, Mehmet Ali Clay, mekanın eski müdavimlerinden sadece birkaçı. Hakkı Bey müşterilerden bahsederken, "Aklınıza kim geliyorsa, mutlaka bize uğramıştır," diyor. Restoran, ilk adı olan Hasır'ı duvarlarındaki hasırlardan alıyor. O dönem mahalledeki bir Roman vermiş bu fikri, "Duvarları hasır kaplayın, daha ucuz olur hem de daha çok dayanır," demiş. Duvarlarda hâlâ o hasırlar var işte. Hatta fotoğraf karelerine bakınca dekorasyonun ilk günkü gibi olduğunu anlıyorsunuz. Masalarda beyaz örtüler ve ahşap sandalyeler...
ERMENİ PİLAKİSİ BOMBA GİBİ
Gelelim yemeklere. Burası tipik bir meyhane. Denenmesi gerekenlerin başında patlıcan salatası ve topik geliyor. Topiğin tarçını tam kıvamında, tadı nefis, kıvamı yumuşak. Ama Hakkı Bey, "Ciğerde çok iddialıyız," diye söze giriyor. Ciğerleri de Ankara'dan getirttikleri turşuları da başarılı. Zeytinyağlı sarma, fava, tarama... Mezeler art arda masaya geliyor. Ara sıcaklarda paçanga böreği başı çekiyor. Bir de buranın 'bomba' isminde bir spesiyali var ki, yıllardır aynı şekilde hazırlanıyor. Bir Ermeni pilakisi bu ve ılık olarak servis ediliyor. Ana yemek ister balık, ister et söyleyebilirsiniz. Rakı çeşitleri dışında Doluca, Çankaya, Yakut ve Buzbağ şarapları servis ediliyor. Bu arada "Mezelerden buraya özgü ne var?" diye soruyorum. İçi deniz mahsulleriyle doldurulmuş kaşarlı sufle geliyor ortaya. Hem hafif hem lezzetli. Bana sorarsanız mutlaka denemeli. Fiyatlar oldukça makul Asır'da. Fiks mönü isterseniz 55 liraya anlaşıyorsunuz. "Canlı müzik varsa, fiyat 65 liraya çıkabilir," diye ekliyor Hakkı Bey. Salatası, mezesi, ana yemeği, alkolü hepsi içinde.