KORSANA DUYARLILIK YÜZDE 11
Sinemaya bir şekilde gitmeyen, gidemeyen insanların, işin 'fikir hırsızlığı' kısmını çok da önemsemediğini Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Gazi Üniversitesi'ne yaptırdığı bir araştırma ortaya koyuyor. Korsan Üretime İlişkin Toplumsal Algı başlıklı araştırma, yüzleşilmesi gereken birçok gerçeğin varlığına işaret ediyor. Mesela araştırmaya katılanların yüzde 19'u hiç sinemaya gitmediğini, yüzde 25'i ise yılda sadece bir ya da iki kere sinemaya gittiğini söylüyor. Yani yüzde 50'ye yakınının sinemayla ilişkisi oldukça zayıf. Ama filmlerle ilişkisi zayıf değil tabii. Çünkü bu insanların yüzde 30'u, DVD'den film izlediğini söylüyor. Peki insanlar izledikleri filmin korsan olup olmadığına dikkat ediyor mu? Korsana karşı duyarlı olan yüzde 11'i "Her zaman dikkat ederim," cevabını veriyor. Yüzde 89'luk kesimse hiç dikkat etmediğini ya da bazen dikkat ettiğini söylüyor. Yani korsana karşı duyarlılık konusunda sınıfta kalıyoruz. Manzara bu iken, korsandan film izlemek, neredeyse insanların vicdanına kalmış bir durum. Görünen o ki, DVD konusu Türkiye'de daha fazla ilgiyi hak ediyor. Ayrıca, korsan meselesinin üzerinde ciddi ciddi düşünme zamanı gelmiş de geçiyor bile.
DVD'LER, FİLMLER İÇİN İKİNCİ BİR ŞANS
www.sinemamuzik.com sitesinin editörü Cumhur Canbazoğlu, DVD dünyasını yakından takip eden bir sinema yazarı. Canbazoğlu, sitesinde haftalık yasal DVD satışlarıyla ilgili eğilimlere yer veriyor. İddialı yerli filmlerin DVD'lerinin de yoğun talep gördüğünü söyleyen yazar, bu filmlerin DVD'lerinin, çıktığı hafta hemen liste başı olduğunu anlatıyor. Vizyonda istenilen seyirciye ulaşmayan filmlerin de, DVD sayesinde yeniden keşfedildiğini belirtiyor. Bu tür filmler için DVD'lerin vizyon sonrası adeta ikinci şans olduğunu anlatan Canbazoğlu "Seyirciler, bir şekilde vizyonda kaçırdıkları filmi, DVD'si çıkınca kaçırmıyor," diyor.
KORSANCI: SİNEMAYA HİZMET EDİYORUZ!
İsmini vermek istemeyen bir korsan film satıcısının sözlerine kulak verelim: "İnsanların DVD'yi tercih etmesinin birkaç nedeni var. Birincisi ekonomik. Sinemaya harcayacağı parayla bizden gelip üç dört film alıyor. Diğer bir sebep evde daha rahat izlenmesi. Anadolu'da ise zaten popüler olmayan filmler gösterime girmeyince, seyirci bizim arkadaşlara başvuruyor. Ayrıca biz de sinemaya farklı bir hizmet sunuyoruz. Sayemizde keşfedilen birçok yönetmen ve film var. Mesela, İncir Reçeli. Reha Erdem, Zeki Demirkubuz gibi ödüllü yönetmenler..."
NAR 'RETWEET'LERİ YANLIŞ ANLAŞILDI
Nar'da başrol oynayan Serra Yılmaz'ın, vizyonda beklenen ilgiyi görmeyen filmle ilgili olumlu tweet'leri retweet etmesi sosyal medyada birtakım yanlış anlamalara da neden oldu. Yılmaz'ın kimi takipçileri, bunu bir reklam olarak değerlendirip tepki gösterdi. Yılmaz'ın bu tepkilere cevabı ise "Nar, büyük fedakarlıklarla ama daha da büyük bir arzuyla çekildi gayet kısa sürede, oyuncular tek kuruş kazanmadı... Ama illa bizim insanımız bir özgürlük kısıtlayacak ya, 'Niye reklam yapıyorsunuz?' diye kabalaşanlara cevabım, keyif benim değil mi, yaparım..." şeklinde oldu.