Ayşe
Kulin bugüne dek romandan çocuk kitabına, öyküden biyografiye edebiyatın farklı dallarında eserler vermiş bir yazar. Ancak
Adı: Aylin'den
Bir Varmış Bir Yokmuş'a
Hayat- Dürbünümde Kırk Sene'ye dek yazdığı kitapların sayısı 20'yi aşsa da bugüne dek
Babama adlı tek şiir kitabı haricinde bir şiir derlemesi bulunmuyordu. Oysa Ayşe Kulin, şiire uzak değil. Candan Erçetin'in sevilen şarkılarından
Bahar'ın sözleri onun kaleminden çıkma; fotoğrafçı Bennu Gerede'nin 'Teslimiyet' sergisinde de fotoğraflardan birinin altında Kulin'in bir şiiri çıkıveriyordu karşımıza. Ayşe Kulin, 'sandıktaki' şiirlerini
Saklı Şiirler adıyla ilk kez yayımladı. Everest Yayınları'ndan çıkan kitapta, yazarın 20 yıldır kaleme aldığı şiirlerden bir seçki yer alıyor.
BABASINA YAZDIĞI ŞİİRLER
Kulin çocukluğundan bu yana şiir yazdığını, ancak bunun çok bilinmediğini söylüyor: "Bu şiirler hep vardı, ama saklı kalmış saklanmış şiirlerdi bunlar. Hep şiir yazıyordum. En eskileri sanırım 20 yıl öncesine uzanıyor. Zaman içinde biriktiler. Yayınevindekiler şiirlerimi toplamak istedi. Ben de aralarından seçtim. Eğer bu kitap başarılı olursa, yani okurlar severse, şiirlerimin belki devamı da gelir." Kulin'e göre şiir, edebiyatın diğer dallarından daha özel bir alan: "Şiir yazmak çok ayrı bir şey. Şiir yazabilmek için şiirle yaşamak lazım. Birkaç şair arkadaşım var. Onlara bakıyorum da, hayatı şiir olmuş onların. Akıllarına bir dize geldiğinde hemen not alırlar örneğin. Şiir yazmaları durmaksızın devam eder. Şiir yazabilmek için hem yetenek hem duygu hem de çok çalışmak gerek." Ayşe Kulin, kitapta farklı dönemlerden şiirlerine yer veriyor. Babasına yazdığı şiirler de kitapta yer alıyor. 'Suların Peşinde' başlıklı bölüm 'Babama 80. yaş armağanımdır' diye başlıyor.
GENÇLİK ANILARI
'Yorgun Akıyor Sular' başlıklı bölümü de Kulin yine babası için yazmış. 'Babam hasta. Haziran, Temmuz, Ağustos 1983' diye başlıyor bölüm. Kulin, hasta yatağındaki babasına 'Nerdesin baba, ölümden hemen önce,/ neler geçiyor fikrinin ince tellerinden?/ Hangi birindesin at ve sal üstünde geçen günlerinden?' diye sesleniyor ve babasının ağzından, onun anılarına da yer veriyor: '1920'leri anlatırken babam/ sanki iyileşiyor yavaş yavaş./Ben olsa olsa 20'lerimdeydim/İzmir'de denize döküldüğünde Yunan/ Bak basıl yeniden doğduk/ doludizgin atlar gibi şahlandık/doksan milyon altın borcu ödeyecek kuşak/ coşkuyla koyulduk yola hepimiz./ Gençlik değil, bir deli suyduk/ bir koca orman, bir rüzgardık biz!'
KULİN'İN FARKLI BİR YÖNÜ
Ayşe Kulin'in şiirlerinde babasının bu kadar önemli bir yer tutmasına şaşmamalı. Yazar şiir dolu bir evde büyüdüğünü söylüyor: "Şarkı söylenir gibi şiir okunan bir evde büyüdüm, küçük yaşta şiir yazmaya başladım." Saklı Şiirler yazarı farklı bir yönüyle tanımak isteyenler için iyi bir fırsat.
ARKADAŞLARIMA YAZDIKLARIM ÖZEL, BU YÜZDEN KİTAPTA YOK
Yazar Ayşe Kulin çocuklara masal yazarken de şiiri kullanmıştı. 2008 yılında yayımlanan, Müjdat Gezen'in resimlediği Sit Nene'nin Masalları adlı çocuk kitabında masalları şiir olarak kaleme alan Kulin, yakın arkadaşlarına da şiirle sesleniyormuş. Kulin arkadaşlarının doğumgünleri ve yıldönümleri için şiirler yazdığını söylüyor. Ancak yazar "Arkadaşlarımın yıldönümleri için yazdığım şiirler özel olduklarından bu kitapta yer almadı elbette," diye belirtiyor.
TÖRE KIZI
(Bennu Gerede'nin TESLİMİYET sergisi için yazıldı.)
Doğdum. Kızdım.
Bu dünyaya hiç gelmemiş saydılar İlk avazda beşik kertip kaderimi yazdılar Bez bebekle oynatmadan otlaklara saldılar Mahsul biçtim, hayvan güttüm Yeşermeden büyüdüm
İlk kanı gördüğümde kocaya sattılar Gerdanıma birkaç altın taktılar Gençliğime iki koçu bedel biçtiler Üçüncüyü benim için kurban ettiler Amanın beni başlık için yaktılar.
Sürme gözlü koç mu, ben miyim kurban?
Düğünde elime kına yakıldı Kanlı çarşafım ipe serildi Marur kocam horoz gibi gezdi, gerindi On dördüme varamadan döllendim Üzerime kuma geldi delendim Kumanın da beni de elimiz bağlı Yüreğimizde yangın, gözümüz dağlı.
Başkaldırdım, namluya kurşun sürdüler İnfaz için ailenin en gencini seçtiler Durma kardaş, sık kurşunu alnıma Yaşanmamış gençliğim çeyiz bohçamda durur Bu töreye doğan ancak ölüm ile kurtulur.