Değişmeyen
tek şey, değişimin kendisidir. Bu söz, spor trendleri için de geçerli. Bir yıl pilates moda oluyor, ardından Milyoner (Slumdog Millionaire) filmiyle hayatımıza Hint dövüş sanatları giriyor. Güney Amerika trendi, salsa kurslarının dolmasına neden olurken, zaman zaman kanguru zıplaması, trambolin gibi zıplayarak zayıflama modası gündemimize oturuyor. Artık yemekten dekorasyona her şeyde doğallık ön planda. Sporda da bütün dünyada çığ gibi büyüyen yeni bir akım var. Adı CrossFit. Elektronik hiçbir aletin kullanılmadığı, balyozlarla dozer lastiklerine vurarak form tutulan bir spor akımı söz konusu olan. CrossFit o kadar hızlı yayılıyor ki ABD'de 2005'te toplam 18 CrossFit salonu varken, bu sayı 2010'da 1700'e çıktı. Bugün ise tüm dünyada 4 binin üzerinde CrossFit salonu var. Zaten 2011'de Eurosport tarafından en hızlı büyüyen spor dalı seçildi. CrossFit çılgınlığı bu yıl Türkiye'ye de ulaştı. İstanbul'da Anadolu Yakası'nda CrossFit 34, Mecidiyeköy'de ise CrossFit 1453 isminde iki spor salonu hizmet veriyor. Çok yakında Ataköy'de ve Etiler'de de bu tarz salonlar açılacak.
Minimum sürede, maksimum efor

CrossFit salonunda koşu bandı, bisiklet gibi aletlerin yerine balyozlar, halatlar, ipler, halterler sizi bekliyor. Amaç ilkel şartlarda spor yapıp, birden fazla kas grubunu çalıştırmak. Böylece 20-30 dakikada maksimum yağ yakılması sağlanıyor.

CrossFit metodunda kullanılan hareketler üç ana gruba ayrılıyor. Bunlar olimpik halter hareketleri, temel jimnastik hareketleri ve atletizm. Amaç kişinin hem bireysel becerilerini artırmak hem de form tutmasını sağlamak.

CrossFit tek başına yapılan bir spor değil. Salondaki tahtada günün programı yazılı oluyor ve o saatte gelen herkes, aynı programı uyguluyor. Programlarda 10 dakika ip atlama, 300 metre koşu, 10 şınav (push-up) gibi farklı egzersizler var.

Antrenör zaman zaman da balyozla 10 kez dozer lastiğine vurmanızı söylüyor. Kulağa kolay gelebilir, ama hatırlatalım bu balyozun ağırlığı 8 kilo.

Bir de sağlık topları var. Kadınlar için yedi, erkekler içinse dokuz kiloluk farklı toplar mevcut. Bunları 2-3 metre havaya atıp tutuyorsunuz. Bu hareket de bacak ve omuz bölgesini çalıştırıyor.

Dünyada bu sporun uygulayıcıları arasında kadın ve çocuklar da var. Ama Mecidiyeköy'deki Cross- Fit'te 20-30 yaş arasında gençler yapıyor.
2013'te Londra'da turnuva yapılacak
İlk CrossFit salonu 1995'te ABD'de Santa Cruz'da Lauren Jenai ve eski eşi tarafından kuruldu. Ama bugün dünyada bu sporun binlerce meraklısı var. Hatta dünyanın farklı bölgelerinde turnuvalar bile düzenleniyor. CrossFit Oyunları adını taşıyan turnuva, ilk kez 2007'de Kuzey Kaliforniya'da düzenlendi. Oyunlara ilgi o kadar fazla ki ocak ayında Londra'da gerçekleştirilecek turnuvanın biletleri aylar öncesinden tükendi.
Hırs, rekabet ve eğlenceli bir spor
Yavuz Şentürk (CrossFit Eğitmeni): "Özellikle iş hayatı yoğun olanlar bu sporu tercih ediyor. Antrenmanların süresi kısa olsa da yoğunluğu yüksek oluyor. Kalabalık yapıldığı için eğlenceli geçiyor. Hem katılımcılar birbirleriyle yarışıyor hem de eğleniyor. Hırs, rekabet ve eğlencenin iç içe olduğu bir spor. Her gün farklı bir program uyguluyoruz. Üyeler bu programı sadece spor salonuna geldiklerinde öğrenebiliyor. Herkes istisnasız aynı programı uyguluyor. Ama yeni başlayanla uzun süredir yapan, farklı ağırlıkları tercih edebiliyor."