Siz hiç çok sevdiğiniz bir şarkının hikayesini merak edip kitaplar arasında kayboldunuz mu? Ya da çok eski bir antika parçanın peşine takılıp bit pazarlarını gezdiniz mi? İşte Serkan Hızlı böyle sıradışı bir hobiye sahip. O, ünlü ressamların fırça darbelerinin peşinde dünyayı geziyor. Hızlı'nın sanat merakı eskiye dayanıyor. Çocukluk yıllarından itibaren resim yapan Hızlı yaklaşık beş sene önce tabloların hikayelerini araştırıp yazdığı bir blog açmış. Son iki senedir de Resimlerin Peşinde isimli bir proje yapıyor. Sevdiği ressamların, güzel bulduğu tablolarının peşinde dünyayı geziyor Serkan Hızlı. Peşinden ilk gittiği tablo ise Gustave Caillebotte'un Paris Sokağı, Yağmurlu Bir Gün.
SIRADA İTALYA VE FRANSA VAR
Serkan Hızlı'nın özellikle ilgi alanına giren dönem 19. yüzyıl ortasında başlayıp 20. yüzyıla dek sürüyor. Fransızların Belle Epoque diye adlandırdığı bu yıllar içinde barındırdığı değişim ruhu ilgisini çekiyor. Hızlı bugüne kadar 27 tablonun resmedildiği mekanı fotoğraflamış. Avantajı Avrupa'da sokakların hiç değişmemesi. Yapıların hatta mekanların bile aynı kalması işini kolaylaştırıyor. Bugüne kadar sadece bir tek kez istediği kareyi elde edememiş. Prag'da Oskar Kokoschka'nın bir tablosunun açısını yakalamak için girmeye çalıştığı otelin güvenlik görevlileri onu durdurmuş. Hızlı uzun saatler dil dökse de içeri girip fotoğrafı çekememiş. Hedefi yıl sonuna kadar dört-beş yer daha gezmek. İtalya'da Torino ve Milano, Fransa'da ise Giverny'ye gitmeyi planlıyor. "Peki daha sonrasında planlarınız ne?" diye sorduğumda heyecanla anlatıyor: "Sıra İstanbul'u resmeden sanatçılarda. Türk ressamlarına da ilgi duyuyorum. Ayvazovski'nin peşinden de gideceğim. Bu hiç bitmeyen bir macera" diyor.
Veduta della Corsia del Duomo di Milano, Carlo Canella, 1860
1860-1865 yıllarına ait bu resimde günümüzde neredeyse hiçbirşey değişmemiş olmasına rağmen o büyük ekranın kötü görüntüsü dikkat çekmeyecek gibi değil.
Cafe Terrace at Night, Vincent van Gogh, 1888, Arles
Van Gogh'un 1888 yılında bir sanat kolonisi kurmak amacıyla geldiği Arles, Fransa'nın güneyinde Roma döneminden kalma eserlerin de olduğu bir kasaba. Serkan Hızlı, Lyon'dan 2,5 saatlik bir tren yolculuğu ile gitmiş Van Gogh'un ona göre en güzel resimlerinin peşinden...
Avenue of Schloss Kammer Park, Gustav Klimt, 1912
Bu resmin bulunuş hikayesi tamamen tesadüf... Serkan Hızlı'ya "Ben resimlerin peşinde olduğum kadar sanırım onlar da benim peşimde dedirten bir dönem." İş için Avusturya'da Steyr kasabasına giden Hızlı rezervasyon için otele girdiği anda karşısına Klimt'in sevgilisi Emilie Flöge posteri çıkıyor. Birlikte kaldıkları Attersee gölü kıyısına ait bir tanıtım afişi de yanında... Hızlı resepsiyona soruyor ve sadece bir saat uzaklıkta olduğunu öğrenip yola çıkıyor.
Paris Street - Rainy Day, Gustave Caillebotte, 1877
Resimlerin peşinde bu resimle başladı. Aslında ilk olarak Hızlı'nun bu resmin yapıldığı Paris'te Turin ve Moskou caddelerinin birleşimine gitmesinin sebebi resimde ön plandaki çiftin başlarını çevirdikleri noktada ne olduğunu görmekti. Dikkatlerini çeken neydi onu merak eden Hızlı, o noktada manzaraya hayran kalmış. Böyle başlayan macera daha sonra diğer resimlerle birlikte bir seriye dönüşmüş.
Saint Lazare Garı, Monet, 1877
Serkan Hızlı tren istasyonlarını hep sevmiş. Bu bölge tamamıyla özel Saint Lazare garı resimlerini yapan Monet ve aynı tarihlerde (1876) garın üst bölümünde Pont de L'Europe'dan resimler yapan Caillebotte yani izlenimci ressamlar için kutsal bir alan gibi.