Pelin Gülşen uzun yıllar yurt dışında alanıyla ilgili eğitimler almış ve dünyanın renk trendlerini belirleyen pek çok uluslararası kurumda görevleri bulunan bir renk uzmanı. Gülşen renklerin tarihi, kültürel ve psikolojik temellerini incelediği Renkler adlı bir kitap yazdı. Kendisiyle renklerin sırlı dünyasını konuştuk ve önemli tüyolar aldık.
- Sizi renklerin dünyası üzerine düşünmeye ve araştırmaya iten ne oldu?
- Renklere oldum olası ilgim vardı . Her ne kadar kariyerime teknoloji dünyasında başlamış olsam da ilerleyen zamanlarda içinde bulunduğum çalışma ortamları hep bir yerinden beni tasarım ve sanat dünyasında, dolayısı ile renklerle iç içe tuttu. Kişisel beğeni ve merak olarak hayatımda yer alan renkler bir dönem girişimci olarak tekstil sektöründe hem üretici hem perakende alanında faaliyet göstermem ile birlikte kişisel olmaktan çıkıp tüketici nezdinde ve satış bağlamında önem kazanmaya başladı. 10 yılı aşkın süredir yurtdışında aldığım eğitimler , katıldığım seminerler, ortak projelerde aldığım görevler ve yıllar içinde renk alanında dünyada etkin isimlerle kurduğum dostluklar bu süreç zarfında beni renk dünyasının profesyonel alanına taşıdı.
EN HIZLI İLETİŞİM
- Size bir nevi renk uzmanı diyebilir miyiz? Bugüne kadar yaptığınız ve yapmakta olduğunuz işleri düşünürsek? Neler yaptınız renklerle ilgili ve yapıyorsunuz?
- Uzmanlık konum
renkler olduğu için
renk uzmanı denmesi
oldukça yerinde bir
tanımlama. Ülkemizde
yaygın olmayan bir uzmanlık
alanı olduğu için
insanlara renk uzmanıyım
dediğimde pek çok
soruyla karşılaşıyorum.
Konu renkler olunca daha
çok moda ve güzellik akla geliyor
ve çoğunlukla renkleri kişisel anlamda
değerlendiriyoruz. Ancak
konuyu markalar üzerinden ele
alırsak, renklerin önemi markaların
başarılarına direkt etki eder durumda.
Renkler sözel olmayan iletişim
biçimleri arasında en etkin ve hızlı
olanıdır. Doğru renk satış getirir. Bu
değişmez bir gerçektir. Institude for
Color Research araştırmasına göre
insanlar ürettiğiniz ürün veya içerik
hakkında en fazla 90 saniye içerisinde
bir karar veriyor. İnsanların üzerindeki
bu ilk izlenimi etkileyen en
önemli unsur ise yüzde 65 ile yüzde
90 oranında ürünün rengi oluyor.
MOR'UN GİZEMİ
- Renkler kitabı, renkleri tarih, kültür, sanat ve psikoloji alanlarının derinlikleriyle ele alıyor. Renklere en çok önem veren dönemler, daha doğrusu renklerle anılan tarihsel dönemler hangileri olmuş? Nasıl?
- Bu yaklaşıma örneklendirmeler
yapacak olursak, günümüzde çoğumuzun
hayranlık duyduğu mor
renk, kralların ve imparatorların da
hayran olduğu ve gücü, zenginliği,
ihtişamı ve kraliyeti temsilen kullandıkları
renk olmuştur. Morun
zenginliği temsil etmesi aslında bu
renge ulaşmanın zorluğundan kaynaklanmaktadır.
Haliyle nadir bulunan
bir renk olması
mor rengi en
pahalı renk haline
getirmiştir. Bu
durumda tarihte
mor renk altından
daha değerli
olmuş hatta Pers
Kralı Büyük
İskender dahil
birçok kral bu
renk ile kıyafet
giyilmesini
yasaklayarak
sadece kraliyet
ailesinin
ve kendi seçtikleri
kişilerin bu rengi
giyeceğini belirtmiştir.
- Renklerin psikolojik etkileri üzerine sizi şaşırtan hangi bilgiler oldu?
- Tüm renklerin içinde en etkili
olan kırmızı renk diye düşünüyorum.
Kırmızı rengin psikolojiye
yansıması ile ilgili pek çok araştırma
yapılmış. Örneğin hayvanlar
arasındaki hiyerarşik durumun
kırmızı renk ile olan ilişkisini inceleyen
Hill ve Barton, kırmızı rengin
insan psikolojisi üzerinde de daha
dominant ve agresif bir etkiye sahip
olduğunu görmüştür. Bu alanda
yaptıkları en dikkat çekici gözlem
ise 2004 yılında gerçekleşen ve
sporcuların kırmızı ve mavi renk
giydiği tekvando ve boks müsabakası
olmuştur. Hill ve Barton (2005)
aynı sporcuların mavi ve kırmızı
renk giydikleri zaman nasıl performans
gösterdiklerini incelemiştir.
Tüm oyunlar ve inceleme sonucunda
kırmızı forma giyenlerin kazanma
oranının, mavi forma giyenlerden
yüzde 5 daha fazla olduğu
ortaya çıkmıştır.
- Bugünün dünyasında modadan mimariye, tasarıma en çok hangi renkler tercih ediliyor? Bu konuda Türkiye nasıl ayrışıyor dünyayla?
- Pantone Renk Enstititüsü tarafından
yılın rengi olarak seçilen
sarı ve gri sanırım pandemide en
çok ihtiyaç duyduğumuz kombinasyonu
veriyor. Sarının güneşten
aldığı pozitif ve umut dolu duyguları
grinin kayalardan taşlardan aldığı
güç, dayanıklılık, var olma ve
güven duyguları ile harmanlıyor.
Bu sezon hangi markanın ürünlerine
göz atsanız mutlaka sarı ve
griye rastlarsınız. Tüm dünya gibi
Türkiye de global renk trendlerini
takip ediyor ancak renk tonlarının
kültürlere göre değişim gösterdiğini
söyleyebiliriz. Bizler canlı
renkleri seviyoruz. Renklerin çok
yoğun olduğu bir coğrafyadayız.
Kültürlerin iç içe geçmiş olması
renklerin de zenginliğini ve
çeşitliliğini getiriyor önümüze.
Türkiye renkler konusunda
inanılmaz bir geçmişe sahip.
Anadolu renklerin cenneti.
Sadece dokunan halılar,
kilimler bile renklerin ne
denli etkin olduğu topraklarda
yaşadığımızın en iyi
kanıtı.