Fobiler çok geniş bir alem. Psikolojinin en özel alanlarından biri... Çoğunun altında sürpriz bir travma, şaşırtan bir geçmiş yaşam deneyimi yatıyor... Biz öyle, kapalı yerde kalma, böcek gibi fobilerin peşine düşmedik. Psikoloji uzmanlarından bugüne kadar duymadığınız vakalar aldık. Onların bile karşılaştıklarında "Böylesini ilk defa görüyorum" dediği vakalar...
FATMA COŞAR (PSİKİYATR)
Çocuğu çirkin olacak diye evlenmedi
Aliye Hanım 36 yaşında bir kadın hasta. 21'inci gebelik haftasında bebeğini dünyaya getirmek istemediği için yoğun suçluluk hissi ile tarafıma başvurdu. Doğum sürecini ve sonrasını düşündüğünde çarpıntı, terleme, baş dönmesi, bulantı, kusma, yüzünde uyuşma yaşıyor, "Bebek çirkin doğacak, yüzü aklıma geldiği zaman yerimde duramıyorum" şeklinde ifade ediyordu duygularını. Yıllarca bir gün bebeği olursa çirkin olacağına inanmış, bu nedenle 35 yaşına kadar evlenmemişti. Öyküsünde erkek olan ikizinin ölü doğduğunu, annesine bebeği göstermediklerini, anneannesinin ise annesini teselli etmek adına "Kız ölseydi daha çok üzülürdük, en azından çirkin olan öldü" dediği öğrenildi. Babası "güzel kızım" diye seslendiği zamanlarda huzursuzluk yaşıyor, ağlıyor, odasına kapanıyordu. Babasının bu söylemi ona çirkin olduğu için öldüğüne inandığı erkek kardeşini anımsatıyor, güzel olduğu için yaşadığını, bir gün güzelliğini kaybederse öleceğini düşündürüyordu. Ayrıca görüşme esnasında sanki tüm kardeşlerinin ölümünden kendi sorumluymuşçasına suçluluk yaşıyordu. Üstelik anne ve babasının tek kızı olan Aliye Hanım annesini ve babasını mutlu edemediği için anneannesinin yanına gönderildiğine inanmıştı. Alınan öykü ile Aliye Hanım'ın çirkin bebek doğurma fobisinin kökenleri anlaşılmış ve kısa süreli dinamik psikoterapi ile tedavi uygulanmıştır. Devam eden süreçte Aliye Hanım'ın doğumu sağlıklı bir şekilde gerçekleşmiştir.
CEM KEÇE (PSİKİYATR)
Kusma fobisi vakası
Leyla olarak anacağım 24 yaşındaki danışanım kusma fobisi (Emetofobi) ile başvurmuştu. Kusmayı düşündüğünde boğuluyor ya da boğuluyormuş gibi hissettiğini, kusarsa dilini yutabileceğini, bunun ölümcül olacağını söylüyordu. Leyla iki yıldır evliydi ve bebek sahibi olmak istiyorlardı. Ancak hamilelikte bulantı ve dolayısıyla kusma yaşama ihtimalinden endişe ve korku nedeniyle hamile kalmak istemiyordu. Leyla'nın kusma fobisi, kusma ile ilgili görüntüler ve düşüncelerle de tetikleniyor, kusmayı anımsatan uyaranlarla karşılaştığında örneğin, başkalarının kustuğunu veya tıkandığını görüp, duyunca boğulacak gibi oluyordu. Leyla 12 yaşındayken gıda zehirlenmesine bağlı travmatik bir kusma deneyimi yaşamıştı. Daha sonra bu konuda hiç yardım almadığı için kusma fobisi ile yaşamak zorunda kalmıştı. Leyla ile fobisine ilişkin terapimiz sonlandığında hamile kalabilmişti.
AYHAN ALTAŞ (PSİKOLOG
Tırnak kesme sesini duymaya tahammulü yoktu
Enteresan fobi ise misofonyadır. Belki ne olduğunu anlattığımda "Aa bu fobi miymiş!" diyeceksiniz. Belki bir çoğumuzun yaşadığı ama psikolojik sorun olduğunu bilmediğimiz bir konu, tekrarlayan seslerden rahatsız olma. Tırnak kesme, diş fırçalama, yemek yeme, nefes alma, koklama, konuşma, hapşırma, esneme, yürüme, sakız çiğneme, gülme, horlama, ıslık, televizyon sesi veya öksürük gibi sıradan sesler misofonya sahibi insanların en çok rahatsız olduğu, hatta öfkelendiği seslerdir. Danışanımız 32 yaşında bir öğretmen. Üst komşunun temizlik yaparken çıkardığı yüksek ses, okulda öğretmen arkadaşlarından birisinin çay içerken çıkardığı ses ve buna benzer seslerin kişide oluşturduğu aşırı öfke durumu... Çoğu zaman bu duruma müdahele etme durumunda kalıyor. Bundan dolayı etrafındaki insanlardan uzak durmaya çalışıyor. Bu durum hem sosyal hem de iş hayatını olumsuz etkilemektedir. Evliliği bu seslere karşı aşırı duyarlı olmasından dolayı bitme noktasına geldiğinde bize başvuruda bulundu. Danışanımız ile yaptığımız değerlendirmede hayatının aşırı derece monoton ve onun için sıkıcı sayılabilecek bir seviyede olduğunu fark ettik. Öncelikle seslere karşı duyarlılığını azaltmak için stres düzeyini azaltmaya yönelik terapi çalışmaları yaptık. Bununla birlikte hayatına renk katabileceği farklı uğraşlara yönlenmesine yardımcı olduk. Hayatına sporu ve ona iyi hissettirecek hobileri dahil edince odak noktası seslerden uzaklaşmaya başladı. Her geçen gün seslere olan dikkati azalmaya başladı. İş ve sosyal hayatında daha aktif olmaya başladı. Psikolojik problemler insan hayatının işlevselliğini bozar ve bu bozulma daha sonra psikolojik sorunun daha da güçlenmesine neden olur. Hayatın tekrar işlevsel hale gelmesi psikolojik sorunun kişi üzerinde etkisinin azalmasını sağlamaktadır.