150 metre derinlikte bir mağaradayız... Mağara demek yeterli değil aslında, bir yeraltı şehri burası! Ciğerlerimize başka türlü bir hava doluyor. İçimizin temizlendiğini hissediyoruz...
Çankırı Tuz Mağarası'ndayız. Çankırı Tuz Madeni, yaklaşık 5 bin yıldır tuz üretildiği bilinen dünyanın en eski ve en büyük tuz madenlerinden biri. Çankırı'nın 18 km doğusunda merkez ilçeye bağlı Balıbağı köyü sınırlarında.
Tuz Mağarası, Çankırı Belediyesi'nce ciddi bir temizlik ve kısmen aydınlatma yapılarak vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine geçici olarak ziyarete açılmış. Mağaraya ulaşım 13 km'lik köy grup yolu ile 5 km'lik Turizm Yolu ilan edilen mağara bağlantı yolu ile sağlanıyor. Tuz Mağarası, mevcut hali ile aylık neredeyse 10 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırlıyor.
Mağarayı ziyaret eden insanlar, Çankırı Belediyesi'nce düzenlenen ve Türk Cumhuriyetlerinden ve bazı Avrupa ülkelerinden ünlü heykeltıraşların katılımı ile gerçekleşen Orhun Abideleri Tuz Çalıştayı'nda yapılan tuz heykelleri görebiliyor. Ayrıca Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü öğrencilerinin yine tuzdan yaptığı heykeller de sergileniyor.
Çankırı Yer Altı Tuz Mağarası'nda yürütülen çalışmalarla ilgili konuştuğumuz Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen ise son 3 yılda yaptıkları çalışmalar sayesinde vatandaşlardan yoğun ilgi görmeye başlayan Tuz Şehri'nin sağlık turizmine de katkı sağlayacağını söylüyor. Çankırı Yer Altı Turizmi'nin
Türkiye turizmine katkı sağlaması için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Başkan Esen, "Çankırı Kaya Tuzu Mağaras'ına artık biz Çankırı Yer Altı Tuz Şehri diyoruz. Hititler döneminden kalma bir işletme. Akabinde Fransızlar, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde de Tekel'e devredilen bir işletme. 2003 yılında Çankırı Belediyesi'ne devredildi. 18 dönüm kapalı alanda, yerin 150 metre altındayız. Bulunduğumuz zeminin 200 metre altına kadar tuz madeni ile dolu. Anadolu'nun tam ortasındayız. Alternatif turizm anlamında Çankırımıza, ülkemize ve dünyaya kazandırmak istediğimiz bir bölge. Burası alternatif turizm anlamında dünyadaki en bakir alanlardan bir tanesi. Çankırı, ilçeleri, köyleriyle alternatif turizm anlamında gezilmesi, görülmesi gereken bir yer. Çankırı turizminin lokomotifi ise Çankırı Yer Altı Tuz Şehri" diyor.
Düzenlenen festival ve organizasyonlarla Tuz Mağarası'nın binlerce insana tanıtıldığını aktaran Esen, "Ağustos ayında Uluslararası Tuz Fest adı altında bir festival düzenledik. O festivalde burası ziyaretçi akınına uğradı. 3 günlük sürede 500 bin ziyaretçi ağırladık. Yemek yarışması düzenledik, 120 uluslarası aşçı başı katıldı. Yöresel ürünlerimizin tanıtımı anlamında da girişimlerimiz çerçevesinde mağaramızı görmeyen bir sürü ziyaretçi geldi. Hayranlık içerisinde gezdiler. Seneye inanıyorum ki düzenleyeceğimiz festivalde 1 milyon ziyaretçi çekeceğiz. İnşallah burayı sağlık turizmine de açacağız. Güzel etkinlikler yapacağız. Turizm anlamında Çankırı'nın yanı sıra, Türkiye'nin de turizmine çok büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz" diyor.
TUZ TERAPİSİ TEMİZLİYOR CİĞERLERİ
Tuz terapisi son yıllarda ön plana çıktı. Özellikle akciğer hastalıkları, astım ve sigara tüketimine bağlı olarak ciğerlerin kirlenmesine karşılık birçok ülkede tuz madeni terapileri gerçekleştiriliyor. Tuz madeninde nefes alıp verirken mikron parçacıkları hava ile birlikte ciğerlerimize girmekte ve temas ettikleri bölgede suyu çekerek o bölgenin yıkanmasını sağlıyor. Daha sonra öksürerek birikenleri ciğerlerimizden atabiliyoruz. Bu faaliyetin etkin olarak gerçekleşebilmesi için tuz mağarasında bir takım egzersizler yaparak ciğerlerimize daha faza hava girmesini sağlamamız gerekiyor. Bu tip uygulamalar dünyanın birçok yerinde var. Polonya'da iki, Ukrayna'da bir madende, Pakistan'da bir madende, Nahcivan'da bir madende gerçekleştiriliyor. Ama ülkemizde tuz terapisi yapılabilen bir turistik tesis bulunmuyor. Bu anlamda Çankırı büyük bir tuz madenine sahip olması sebebiyle önem arz ediyor."
DÜNYANIN EN SAF TUZU ÇANKIRI'DA!
Çankırı Karatekin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun tarafından farklı ülkelerdeki tuzlarla yapılan karşılaştırmada Çankırı tuzunun dünyadaki en saf tuzlar arasında aldığı ve hiçbir ağır metal bulundurmadığı tespit edildi. Saflığı ile gündeme gelen Çankırı'da, bu tuzun çıkarıldığı, geçmişi Hititler dönemine dayanan Çankırı Yer Altı Tuz Şehri de dikkat çekmeye başladı. Yerin 150 metre altında, 18 dönüm büyüklüğe sahip Tuz Şehri, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. İçerisinde barındırdığı mikronlar sayesinde, ziyaretçilerine tuz terapisi imkanı sunan Tuz Şehri'ni son bir yılda 700 binden fazla kişi ziyaret etti.
Çankırı tuzuyla ilgili yaptığı araştırmalar hakkında Doç. Dr. Hüdayi Ercoşkun, bilgi verdi: "Çankırı Türkiye için çok önemli bir tuz merkezi. Ülkemizde bulunan birkaç tuz madeninden beşaltı tanesi Çankırı'da bulunuyor. İki tane tuz fabrikamız bulunuyor. Tuz Çankırı için önemli. Çankırı Karatekin Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim Görevlisi olarak ben, Çankırı tuzunun özelliklerini keşfedip bunu dünya tuzlarıyla mukayese etmek istedim. Bu amaçla, onlarca farklı yurt dışı kaynaklarından tuzları temin ettik. Bu tuzların hepsinde elementer analizler yaptık. Hacettepe Üniversitesi'nin yapmış olduğu cilt irritasyon testi sonucunda ise cilt tahrişine (%0) neden olmadığı kanıtlanmıştır. Yaptığımız araştırmalara göre birçok tuzda ağır metal, mikroplastik, radyoaktif maddeler keşfettik. Ancak, Çankırı tuzunda sağlığa zararlı hiçbir bileşeni tespit edemedik. Çankırı tuzu saf bir tuz. Tuzun kalite kriteri saflığıdır. Antibakteriyel özelliğine sahip kaya tuzunun farklı bakteri türlerine karşı yüzde 99,5 oranında etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bunun yanı sıra vücutta biriken toksin mineralleri ve indirgenmiş diğer tuzları atmaya da yardımcı olmaktadır. Çankırı tuzu sağlığa zararlı bileşen içermemesi ve yüksek saflık seviyesinde olması sebebiyle önem taşımaktadır. Günümüzde tuzdan üretilen kumaşların yapısı incelendiğinde tek katlı kumaşlara göre yüzde 35 daha az toz tutma, çift katlı kumaşlara göre ise yüzde 80 daha az toz tutma oranına sahip olduğu tespit edilmiştir. Yine aynı şekilde son zamanlarda kullanımı artan tuz lambalarında da kaya tuzunun kullandığını biliyoruz.