Karşınızda 64 yaşında bir genç kadın... İlk günden itibaren kitleleri peşinden sürükleyen, güzelliğiyle, sosyal yaşantısıyla, aşk hayatıyla, mesleğiyle, eviyle, mücevherleriyle, iddialı dolabıyla kendisinden çok konuşulan bir kadın hem de... Kimden mi söz ediyoruz? Tabii ki Barbie'den... 1959 yılında
ABD'li Mattel tarafından piyasaya sürülen Barbie, -sevelim sevmeyelim- kabul edelim ki onlarca yıla damga vuran bir etkiye sahip... Oyuncağı hayatımıza sokan Mattel'in kurucularından iş kadını Ruth Handler...
Almanya'da Bild gazetesinde yer alan bir karikatür serisinden ilham alınarak üretilen Bild Lilli isimli oyuncak...
1955-1964 yıllarında üretilen tütün dükkanları, yetişkinlere yönelik mağazalarda satılıyordu. Ve aslında bekarlığa veda partileri için yaratılmış bir yetişkin şaka hediyesi olarak kurgulanmıştı... Oyuncağın 1964 yılında tüm hakları Mattel tarafından satın alınmasından sonra, ortaya bizim de bildiğimiz Barbie'nin ilk modelleri çıktı. Ruth Handler bebeğin haklarını satın aldıktan sonra onun için yepyeni bir hayat kurguladı. Bebeğin ismi kızının ismi Barbara'dan ilham alınarak kurgulandı. Barbara'nın kağıt bebeklerine saatlerce kıyafetler kesip hazırlamasından ilham alan Handler bu üç boyutlu bebekler için de kıyafet ve aksesuvarlar tasarlattı.
SİYAH SAÇLI BEBEKLERE İLGİ OLMADI
Orijinal bebekler sarışın ve siyah saçlı olmak üzere piyasaya sürüldü. Ancak siyah saçlı bebeklere pek de ilgi olmadığı için raflardan toplatıldılar ve geriye sarışın Barbieler kaldı. İlk kıyafeti siyahbeyaz bir mayoydu... İlk işi mankenlikti... Özel hayatıyla dikkat çekmeden önce aslına bakarsanız Barbie, çalışan ve kendi ayakları üzerinde duran genç bir kadındı...
Mattel yetkilileri "Kusursuz hayatı ve modaya merakıyla tanınan Barbie hep kariyeri peşinde koşan bir kadındı. Asla işi olmayan ve tüm hayatı evde çocuk yetiştirmek olan bir kadın olarak kurgulanmadı. Kız çocuklarına asla böyle bir örnek sunmak istemedik" diyerek bu tavırlarının da arkasında duruyorlar... Bebek piyasaya çıktığı ilk yıl 350 bin adet satıldı. Ve o yıldan günümüze kadar da oyuncak piyasasını elinde tutan güçlü liderlerden biri oldu. Şu an 175'in üzerinde farklı tipte Barbie bulunuyor ve bu Barbie'lerin 250'den fazla mesleği var...
BARBIE DOLABINDAN FIRLAYAN ROBBIE
Peki, moda dünyasında geçtiğimiz yıl patlayan Barbiecore modası bitmişken biz neden Barbie'yi masaya yatırmaya karar verdik... O modaya yön veren Barbie filmi, 21 Temmuz vizyona giriyor. Filmin basın toplantıları bu hafta başladı. Ve filmin başrol oyuncusu Margot Robbie de Barbie'nin dolabından fırlamışa benzer ve Valentino başta olmak üzere çeşitli modaevleri tarafından tasarlanmış giysilerle toplantılarda arzı endam etmeye başladı. Barbie kabul edelim spora, evcil hayvanlara meraklı, giyimine ve güzel yaşamaya önem veren iddialı bir kadın... Ancak yıllar içinde sadece bu özelliklerinin altının çizilmesi çok ama çok tartışılmıştı. 50'li yaşların ortalarına yaklaştığı günlerde Barbie de görünür bir değişim yaşadı.
KUSURSUZ GÜZELLİK ALGISI BİTTİ
O dönemde Barbie'deki bu değişimi köşemde "Yıllarca prototip bir kadını, bir fiziksel görüntüyü, giyim tarzını hatta yaşam tarzını çocukluk yıllarından itibaren beynimize, bilinç altımıza kazımakla suçlanan Barbie, bir dönüşüm yaşıyor. Belki o da yaşının verdiği olgunlukla hayatın sadece güzel görünmek, yakışıklı bir eşe sahip olmak, çok alışveriş yapıp, çok eğlenmekten ibaret olmadığının farkına varmış durumda... Barbie'nin üreticisi Mattel firması farklı fiziksel özelliklere sahip oyuncak bebekleri birer birer piyasaya çıkarmaya başladı. Firma, yedi farklı ten, 22 ayrı göz renginde ve 24 değişik saç kesimiyle Barbie'ler tasarlamaya başladığında biz de o kusursuz güzellik algısının sonuna gelindiğini anlamış olduk" yazmıştım.
İDEALİZE EDİLMİŞ HAYAT ÖNE ÇIKARILDI
Neredeyse imkansıza yakın o güzellik algısına sahip olmak için estetik ameliyat yaptıranlar, çeşitli beslenme sorunlarıyla karşı karşıya kalanlar oldu yıllar boyunca. Saçlar postiş, kirpikler takma... Estetik dokunuşlarla iri dudaklar, küçücük bir burun ve çıkık elmacık kemiklerine sahip olmaya çalıştı kadınlar. Bu da yeterli değildi. İncecik fit bacaklar, daracık bir basen ve iri formda göğüslere de sahip olmak gerekiyordu.
Barbie'nin idealize ettiği hayat tam da buydu. Varlıklı ve çok yakışıklı bir eşi ve bebeğiyle lüks villasında yaşamını sürdüren bir genç kadın. Arkadaşlarıyla sürekli spor yapıyor, partilere gidiyor ve alışverişle dolabını doldurdukça dolduruyordu. Minik süs köpeği, spor arabası, ışıltılı kıyafetleriyle herkesin sahip olmayı hayal edebileceği bir hayata sahipti Barbie...
ARTIK ÇALIŞMANIN ERDEMİNİ ANLATIYOR
Yıllar boyunca bir kadının spor yapıp ama başarılı bir mühendis olması, çevre sorunlarına duyarlı bir aktivist olarak çalışması gibi ihtimaller göz ardı edilmişti bu mükemmel dünyada. Ve Barbie aldığı yaşla yakaladığı olgunlukla bu tek tip yaşam yerine bambaşka mutlu yaşantılar, mutlu bedenler olabileceğini anlatmaya başladı... Barbie'nin ideal kadınlar koleksiyonu belki tam olarak da bu yeni duruşun ispatı olmuştu. Kadınlar arasında manken de tasarımcı da, bilim insanı da muhabir de, televizyon sunucusu da yazar da, sinemacı da köşe yazarı da vardı. Şimdi Barbie gerek piyasaya çıkan yeni oyuncaklarla gerek sponsoru olduğu organizasyonlarla gerek defilelerle, kadınlara ve çocuklara çalışmanın erdemini anlatıyor.