Portre yazmayı en çok sevdiğim şey, çünkü bir insanın sadece kim olduğunu değil, nereden geldiğini ve nereye savrulduğunu da birlikte gösteriyor sana. Bu hafta da gözümüzü son dönemin en çok konuşulan isimlerinden Sydney Sweeney'ye çeviriyoruz; hani 30'una yaklaşırken yıldızı hızla parlayan o yeni "Hollywood yüzü"ne. Onu konuşurken ister istemez Trump'a yakınlığı, Cumhuriyetçilerle ilişkilendirilen duruşu ve bu yüzden büyüyen tartışmalar da masaya geliyor. Ama tüm bu gürültünün içinde bir yanda yükselen kariyeri, diğer yanda sürekli yeniden tanımlanmaya çalışan bir imajı var ve hikâye tam da bu çatışmada büyüyor.

BENİ SİYASETLE İLİŞKİLENDİRMEYİN
2018-2025 yılları arasında Cumhuriyetçilere yakın bir işadamıyla ilişki yaşayan ve nişanlanan Sweeney, geçtiğimiz yıldan bu yana da Yahudi işadamı Scooter Braun ile bir arada. Siyasetle ilişkilendirilmesi ve Cumhuriyetçi partiye olan yakınlığı nedeniyle marka iş birlikleri sürekli boykotlanan Sydney Sweeney, çareyi geçtiğimiz günlerde "Ben bir sanatçıyım. Sanat alanında çalışıyorum. Benim siyasetle ilişkilendirilmeme gerek yok. Siyasetle ilgili bir açıklama yapmak da görüş bildirmek de istemem" demekte buldu. Beyaz, ari ırk ile ilişkilendiriliyor oluşu nedeniyle de sürekli göçmenler tarafından eleştirilen Sweeney bu duruşunu ve yarattığı imajı değiştirmek için de özel bir ekiple çalışıyor. Hakkındaki tepkilere rağmen lüks modaevleri ve kozmetik markalarıyla en çok işbirliği yapan isimlerden biri olan Sweeney'nin geleceğinin de çok parlak olduğu sık sık konuşuluyor.

TRUMP SEVGİSİ NEDENİYLE ELEŞTİRİLİYOR
Uzun lafın kısası bu hafta 1997 doğumlu Sydney Sweeney'yi biraz anlatmak istedim sizlere. 90'ların sonunda dünyaya gelenlerin 30'larına merdiven dayamış olduğunu görünce hâlâ gerçekten şaşırıyorum diyerek başlayayım söze. Bir de son üç yıldır inanılmaz bir hızla popülaritesi artan Syweney hakkında bir şeyler yazmaya bir yabancı gazetede okuduğum "Euphoria dizisinin yıldızları Zendaya ve Sydney Sweeney arasında uzun zamandır konuşulan bir anlaşmazlık bulunuyor. Bu anlaşmazlıkla ilgili kanıt bulamayanlar dizinin son kırmızı halısına daha fazla dikkat edebilir. İki yıldızın nasıl da birbirinden uzak durmaya çalıştığı dikkat çekmeyecek gibi değildi. Zendaya'nın; ABD Başkanı Donald Trump'a olan sevgisini ve bağını sık sık ifade eden Sweeney'den hiç hoşlanmadığı gün gibi aşikardı" cümlesi vesile oldu diyebilirim.

ÇOCUK YILDIZ OLARAK BAŞLADI
Bembeyaz tenli, sarışın -mavi gözlü, yuvarlak hatlık Sweeney hakkında doğru düzgün bir şey okumamış olduğumu da yine o cümleyle fark ettim. Sanırım bir iç çamaşırı koleksiyonu hazırladığını hatırladım bir de sonrasında. Doğal olarak hemen araştırmaya başladım. 2018 yılında The Handmaid's Tale dizisiyle ilk olarak dikkatleri üzerine çekmeye başladığını okudum mesela. 2019 yılında yayınlanmaya başlayan Euphoria dizisiyle ve yine aynı yıl beyaz perdeye gelen Once Upon a Time in Hollywood filminin de popülaritesine popülarite katmasını sağladığını okudum.

Peki kimdi bu son dönemin Marilyn Monroe'su, seks sembolü olarak kabul edilmeye başlanan Trump'ın ateşli savunucusu Sweeney? Sweeney otelcilik sektöründe çalışan bir baba ve avukat bir annenin kızı olarak dünyaya gelmiş. Ailesini kendi ifadesiyle, "Katı, inançlı, muhafazakar" olarak tanımlayan genç oyuncu 2009 yılından itibaren küçük rollerle oyunculuk kariyerine start vermiş.

Yani 12-13 yaşlarından itibaren kameraların karşısında. Çocuk oyuncu olarak ZMD: Zombies of Mass Destruction, 90210, Criminal Minds, Grey's Anatomy ve Pretty Little Liars gibi dizilerde rol almayı başarmış. Gerisi de hızlıca gelmiş diyebiliriz. Oyunculuktaki yeteneği kadar, güzelliği ve yer aldığı filmlerdeki cüretkar sahnelerdeki rahatlığıyla kısa sürede dikkatleri üzerine çekmeyi başarmış.