Henüz 18 yaşında. Ama bugün dünyanın en büyük futbol yıldızlarından biri... Sadece müthiş futbol yeteneğiyle değil soykırıma uğrayan bir millete verdiği destekle de gündeme oturuyor. Çünkü Lamine Yamal artık yalnızca Barcelona'nın genç yeteneği değil; göçmen mahallelerinden çıkan yeni kuşağın sembollerinden biri... Onun hikayesi biraz futbol, biraz kimlik, biraz da modern dünyanın kahraman arayışı aslında. Dünyamızın kahramanlara ihtiyacı var çünkü.
Yamal, Faslı bir baba ile Ekvator Gineli bir annenin çocuğu olarak 2007 yılında İspanya'da dünyaya geldi. Çocukluğu Barselona yakınlarındaki Rocafonda mahallesinde geçti. Burası göçmen nüfusun yoğun olduğu, işçi sınıfının yaşadığı bir bölge... Mahalle o kadar kimliğinin parçası oldu ki, bugün attığı gollerden sonra elleriyle yaptığı '304' işareti bile oraya gönderme taşıyor. Çünkü Rocafonda'nın posta kodu 08304... İnsan geldiği yeri unutmamalı değil mi? 18 yaşında bir bilge...

Futbola ise Barselona şehrinin küçük kulüplerinden birinde başlıyor. Barcelona kulübünün scoutları onu kısa sürede keşfediyor. Henüz yedi yaşındayken dünyanın en ünlü altyapılarından biri olan La Masia'ya katılıyor. Barcelona altyapısındaki antrenörler onun yalnızca teknik kapasitesinden değil, oyunu okuma biçiminden de etkileniyor. Çünkü Yamal'da sokakta futbol oynamanın özgüveni fark edilmiş. Hayat sokakta çünkü...
Burada Yamal'ın hikayesi ile Barcelona'nın kulüp kültürünün örtüşmesine geçelim. Kulübün girişinde yıllardır aynı slogan yazıyor: "Més que un club" yani "Bir kulüpten fazlası."
Bu cümle yalnızca romantik bir pazarlama sloganı değil. Katalan kimliğinin kendini ifade ettiği alanlardan biri haline geliyor. Barcelona yalnızca kupalarla değil; kimlik, aidiyet ve itiraz kültürüyle de anılıyor.
SİYONİZMİN KORKU DUVARI YIKILDI
Barcelona'da Messi sonrası yeni bir hikayeye ihtiyaç var. Yamal, göçmen bir çocuk. Ve bugün Katalonya'nın en büyük futbol ikonlarından birine dönüşüyor. Barcelona taraftarının onu sahiplenme biçiminde biraz da bu duygu var. O artık yalnızca genç bir yıldız değil; Barcelona'nın kendini yeniden anlatma biçimi gibi görülüyor. Bu sezon kazanılan şampiyonluk da biraz bu yüzden şehirde yalnızca sportif başarı gibi kutlanmadı.
Barcelona'da Messi sonrası yeni bir hikayeye ihtiyaç var. Yamal, göçmen bir çocuk. Ve bugün Katalonya'nın en büyük futbol ikonlarından birine dönüşüyor. Barcelona taraftarının onu sahiplenme biçiminde biraz da bu duygu var. O artık yalnızca genç bir yıldız değil; Barcelona'nın kendini yeniden anlatma biçimi gibi görülüyor. Bu sezon kazanılan şampiyonluk da biraz bu yüzden şehirde yalnızca sportif başarı gibi kutlanmadı.

Barcelona sokaklarında kurulan şampiyonluk korteji yüz binlerce insanı bir araya getirdi. Takımı taşıyan otobüs ilerlerken taraftarların arasından uzatılan Filistin bayrağını alan Yamal, büyük bir coşkuyla bayrağı sallamaya başladı. O an, birkaç dakika içinde dünyanın dört bir yanına yayıldı. Ne olduysa bundan sonra oldu! Modern futbol dünyasında oyuncular genellikle politik meselelerde son derece kontrollü davranıyor. Sponsorluk baskıları, kulüplerin medya politikaları ve kariyer kaygıları nedeniyle futbolcular çoğu zaman tartışmalı konulara girmemeyi tercih ediyor. Bu yüzden Yamal'ın görüntüsü özellikle genç kuşak futbolseverler üzerinde büyük etki yarattı. Çünkü milyonlarca kişi, ilk kez bu kadar genç bir yıldızın doğrudan bir tavır aldığına şahit oldu. "Aman bulaşma bu işlere, sponsorlarını kaybedersin!" Artık kimsenin umrumda değil bu tehditler.
Sosyal medyada görüntü milyonlarca kez paylaşıldı. Avrupa'da, Orta Doğu'da ve Latin Amerika'da çok sayıda kullanıcı Yamal'ın hareketini destekleyen mesajlar yayımladı. Filistin'de ise olay çok daha güçlü yankı buldu. Gazze'de, El-Şati Mülteci Kampı'ndaki yıkılmış bir binanın duvarına Yamal'ın Filistin bayrağı taşıdığı büyük bir duvar resmi çizildi. Filistin Futbol Federasyonu, teşekkür mesajı yayınladı. İspanyol radyosu Cadena SER'in paylaştığı görüntüler kısa sürede uluslararası medyada yayıldı. Belki de insanları etkileyen şey yalnızca bir futbolcunun bayrak sallaması değildi.
Görüntüde başka bir duygu vardı. Rocafonda'dan çıkan genç bir oyuncu, dünyanın başka bir köşesindeki acıya sessiz kalmıyordu. Bu yüzden birçok kişi Yamal'ın tavrını Barcelona'nın tarihsel ruhuyla ilişkilendirdi. Çünkü Barça yıllardır yalnızca saha içi başarılarıyla değil, politik ve kültürel tavırlarıyla da konuşulan bir kulüp oldu.
SANCHEZ: ONUNLA GURUR DUYUYORUZ
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Lamine Yamal'ın zafer kutlamalarında Filistin bayrağı sallayarak İspanya'yı 'gururlandırdığını' söyledi. Sanchez, "Bir devletin bayrağını sallamayı, nefret ve kışkırtmak olarak görenler ya akıllarını kaybetmişlerdir ya da kendi utanç duygularıyla kör olmuşlardır. Lamine, milyonlarca İspanyol'un hissettiği Filistin'le dayanışma duygusunu ifade etmiştir. Bu da onunla gurur duymamız için bir başka sebeptir" dedi.

DÜNYA ONU KONUŞUYOR
İnsan olmak için en temel şey bir vicdan sahibi olmak... Eğer vicdanınız yoksa ürettiğiniz hiçbir şeyin de kıymeti olmuyor. 1948 yılından bu yana işgal altında Filistin'in bayrağını bir insan olarak sallamanın ne sakıncası olabilir? Varmış. Barcelona Teknik Direktörü Hansi Flick, oyuncusunu arayarak "Sen bu topa girme!" mealinde uyarıda bulunmuş. Flick'in sözleri sosyal medyada büyük tartışma yarattı. Ancak Alman teknik adamın kariyerine bakıldığında bu yaklaşım şaşırtıcı görünmüyor. Flick daha çok disiplin, düzen ve futbolun saha içinde kalması gerektiğini savunan klasik Alman futbol kültürünü temsil ediyor. 2014 Dünya Kupası'nı kazanan Almanya Milli Takımı'nın teknik ekibinde yer aldıktan sonra Bayern Münih ile tarihi başarılar yaşadı. Kariyeri boyunca daha kontrollü, daha kurumsal ve krizlerden uzak duran bir profil çizdi. 2024 yılında geldiği Katalan kulübünde kısa sürede büyük başarılara imza atan öncüllerinden Pep Guardiola'nın başarılarını geçmeyi başardı. Peki insan olarak ona yaklaşabilir mi?
GURUR DUYULMASI GEREKEN BİR HAREKET
Buna Guardiola cevap vermeli. Yamal'ın Filistin bayrağı sallamasına hocasının tepkisi bir İngiliz gazeteci tarafından soruluyor. Ama sorudan çoktan yorum var: "Futbolcuların futbolla ilgili olmayan konulara girmeleri doğru mu?" Soru yöneltilen "Bir kulüpten daha fazlası" mottosu olan Katalan ekibinin eski efsane teknik direktörü... Cevabı sert oluyor: "Peki senin az önce oynanan maç dışında soru yöneltmen doğru mu? Karını ve çocuklarını evlerinin altında ezilmiş halde bulsan ne yaparsın? Basın toplantısından çıkıp sadece topun peşinden koşan bir oyuncudan mı bahsedersin? Sen bizim konuşmak istediğimiz konuları seçmiyorsun! Futbolcu bir rol modeldir, milyonlarca insan ona özenir ve görüşü etkilidir. Bu yüzden düşüncesini paylaşmalıdır. Lamine'in yaptığı gurur duyulması gereken bir şey, şu anda dünyanın konuştuğu konu haline geldi."