Son dönemde 2000'li yıllar moda dünyasında sıkı bir geri dönüş yaşıyor. 2000'li yıllar modasıyla birlikte bize o dönemi sevdiren ünlü isimleri, şov dünyasının yıldızlarını da hatırlıyoruz. Sonuç olarak o yıllarda 20'lerinde olanlar şimdi 40'larında ve bir yandan hepsi ne noktada, hayatlarında neler yaşadı, nereye geldi merak ediyoruz. O dönemin en popüler isimlerinden biri hiç kuşkusuz Jessica Simpson'dı. 1980 doğumlu Simpson, incecik ve fit vücudu, bronz teni, platin sarısı uzun saçlarıyla o dönemin şarkıcıları arasında en popüler isimlerinden biriydi.

Yakışıklı sunucu Nick Lachey ile ilişki yaşadığı sırada popülaritesinin de zirvesindeydi. Onunla 2002 yılında yaptığı düğün günlerce konuşulmuş, hem kariyerinde hem de aşk hayatında çok başarılı olan Simpson o dönem kadınların kıskançlık oklarını üzerine çekmişti. Oysa o mükemmel düğünden sadece dört yıl sonra Lachey ile yollarını ayırdı Simpson. 2014 yılında eski Amerikan futbolu oyuncusu Eric Johnson ile evlenen Simpson'ın o evliliği de geçtiğimiz yıl sona erdi.

Gençlik yıllarında gelen şöhretin iyi ve kötü taraflarını herkesin gözü önünde yaşayan bir isim oldu Simpson kısaca. Şu an 45 yaşında, 15 yıllık aranın ardından müzik kariyerine geri dönmeye çalışmasıyla gündemde. İki eşi, başarılı bir kariyeri geride bırakan, hepimizin gözleri önünde ilk önce obeziteyle boğuşup ardından zayıflama ilaçları ve estetik operasyonlarla gündeme gelen, alkol bağımlılığından kurtulana kadar çok zor günler geçiren bir isim var karşımızda. "İdil bu kadar da acımasız olma.

Üç çocuğu var. Kendi ismini taşıyan markası sayesinde yaklaşık 200 milyon dolarlık bir servetin de sahibi. Ayrıca yılda neredeyse bir milyar dolarlık satış yaptığı bu markaya konsantre olmak için müzik kariyerini bırakmayı seçmişti. Kilolarından da kurtulup eski fit günlerine geri döndü. Estetik operasyonlarla da yüzünün eski formuna kavuşmasını sağladı" diyeceksiniz eminim. Çok da haklısınız. Aslına bakarsanız ben de tam olarak bunu anlatmak istiyorum bugün. Simpson tüm yaşanan, dalgalı, fırtınalı yılların ardından yeniden kendisine dönmeyi başarmış bir isim.

Her haliyle şöhretin etkilerini de, bir anda kazandığı servetin özel hayatına yansımasını da, bir kadının doğum ve ruhsal gel-gitleri sırasında kilo alma vermesini de gördük Simpson'da. 20'lerde gelen o şöhreti tutmanın, kariyerinin ileriye doğru kurgularken hep yola çıktığın insanların yanında kalmayacağını da, bir kadının güzelliği ve fiziksel görüntüsü nedeniyle çok sert eleştirilerle karşı karşıya kalabildiğini de gördük. Aslına bakarsanız şöhreti ve servetini bir yana bırakın birçok kadın eminim 20'lerinden 40'larına kadar birçok kez yıkılıp, kendi hayatını elleriyle baştan kurmuştur. Simpson'un photoshop'suz hayatı tüm doğallığıyla bize bu durumu anlatmıyor mu?

BABASI BİR DİN ADAMI
Jessica Simpson, ev hanımı bir anne ve din adamı bir babanın kızı olarak Teksas'ta dünyaya geldi. Bir de kendinden küçük bir kız kardeşi var. Son derece muhafazakar görüşleri olan bir ailede, çok kontrollü ve din eğitimi alarak büyüdü. 12 yaşındayken Mickey Mouse Kulübü için seçmelere katılmasıyla hayatı tamamen değişti. Seçmelerin birçok turundan geçerek sonunda Britney Spears, Christina Aguilera ve Justin Timberlake gibi sanatçıların yanında gösterinin yarı finalisti oldu. Finale kalamadı ancak şarkı söylemeye kesin olarak karar verdi. O başarısızlık onu daha da kamçıladı. Küçük yaşında seçmelere katılmaya ve albüm çıkarmak için çalışmaya başladı. Sonuç mu? Denemelerinin sonunda Mariah Carey'nin eşinin sahibi olduğu Columbia Records ile anlaşma imzaladı. 1999 yılında ilk albümünü piyasaya çıkardı. Ardından herşey çorap söküğü gibi geldi. Kendi ismini taşıyan markası o kadar popüler oldu ki müzik kariyeri geri planda kaldı ve profesyonel olarak kendi markasıyla ilgilenmesi gerekti.