2026 Dünya Kupası'nda grup aşamaları tamamlanıp üçüncü haftanın virajı dönülürken, futbol dünyası saha içinden çok saha dışındaki devasa lojistiği konuşuyor. Turnuvanın üç ülkeye (ABD, Kanada ve Meksika) yayılması, beraberinde daha önce eşi benzeri görülmemiş bir yorgunluğu getirdi. Binlerce kilometrelik uçuşlar, değişen saat dilimleri ve bitmek bilmeyen seyahat süreleri artık sadece taraftarların değil, teknik adamların ve futbolcuların da canını sıkmaya başladı.
Almanya Teknik Direktörü Julian Nagelsmann, turnuva öncesinde her ne kadar kamp yerlerini doğru seçmeye çalışsalar da bu kadar geniş bir coğrafyada sürekli seyahat etmenin oyuncu sağlığı ve takım kimyası üzerindeki yıpratıcı etkisine dikkat çekerek sistemi eleştirdi. Benzer şekilde, turnuvaya veda eden Çekya cephesinde de kaptan Tomás Soucek ve teknik heyet, grup maçları boyunca bir şehirden diğerine savrulmanın, rejenerasyon sürelerini sıfıra indirdiğini belirterek turnuva lojistiğine sert eleştiriler yöneltti.
Bu noktada Türk Milli Takımı da konunun içinde ama hem federasyonun, hem TFF'nin ilgili yetkililerin ve hem teknik ekibinin yatacak yeri yok diye bırakalım. Çok yüklendiğimiz futbolcuların asıl sorumlular olmadığının altını çizelim.
Tüm bu endüstriyel karmaşaya, ticari kaygılara ve yorucu yollara rağmen, tribünlere sızan hikayeler bize asıl gerçeği fısıldıyor. Ünlü yazar Simon Kuper'den ilhamla futbol asla sadece futbol değildir; içinde dünyayı iyileştiren güzel hikayeler barındıran bir oyundur diyelim ve sizi uçsuz bucaksız Amerika kıtasından hikayeler anlatalım.
TÜRKİYE YOKSA BOSNA HERSEK VAR
Türkiye ile Bosna Hersek birbirlerine görünmeyen halatlarla bağlıdır. 90'lardaki katliamlarda Türkiye'den koşup orada şehit olan çok sayıda Türk oldu. Bugün vizesiz gittiğiniz Saraybosna'da gezerken birden yanınızdan geçen tramvayda "Konya Büyükşehir Belediyesi" yazdığını görürsünüz. Bunları niye anlatıyorum? Türkiye elendiyse birçok Türk gözü Bosna Hersek maçında olur. Bizim maçlarımız gibi takip ederiz.
İşte Bosna'nın 18 yaşında bir yıldızı var, adı Kerim Alajbegovic...
Katar'a attığı golle sadece maçı değil, ülkesinin futbol geleceğini de aydınlattı. Bosna Hersek, Katar'ı 3-1 yenerek Dünya Kupası'nda tarihinde ilk kez eleme turlarına yükseldi. Kerim'in enerjisi, takımı beklenmedik bir hikayenin merkezine taşıdı. Grubu üçüncü sırada bitiren Bosna, en iyi üçüncüler arasından son 32'ye kaldı. Rakip mi? Ev sahibi ABD...
Katar'a attığı golle sadece maçı değil, ülkesinin futbol geleceğini de aydınlattı. Bosna Hersek, Katar'ı 3-1 yenerek Dünya Kupası'nda tarihinde ilk kez eleme turlarına yükseldi. Kerim'in enerjisi, takımı beklenmedik bir hikayenin merkezine taşıdı. Grubu üçüncü sırada bitiren Bosna, en iyi üçüncüler arasından son 32'ye kaldı. Rakip mi? Ev sahibi ABD...

GÖÇMEN ÇOCUĞU İSMAEL KANADA'YI TRİBÜNDEN İZLEYEBİLECEK
Türk Milli Takımı, 2002 Dünya Kupası'nı üçüncülükle tamamlayıp tarihinin en büyük başarısına imza atarken, Fildişi Sahili'nin Abidjan kentinde bir erkek çocuğu dünyaya geldi. Sekiz yaşında annesiyle göçmen kimliğine bürünen minik İsmael Kone, Kanada'nın yolunu tuttu. Montreal sokaklarında futbolu öğrenen İsmael, kısa sürede Montreal kulübü tarafından keşfedildi. Daha sonra önce İngiltere'de Watford, Fransa'da Marsilya ve Rennes formaları giydi.
O artık bir göçmen değil, bir futbol yıldızıydı. İtalya Serie A ekiplerinden Sassuolo'nun formasını giyen İsmael Kone, Kanada milli formasıyla çıktığı Katar maçında aldığı sert darbeyle yerde kaldı. Sol bacağı kırılan İsmael, maçları artık tribünden takip ediyor. Kaderin cilvesi ülkesi Kanada'nın son 32 turundaki rakibi, Fildişi Sahili gibi 'dünyanın ötekileri'nden Güney Afrika ile oldu.

FIFA, FUTBOLU RAHAT BIRAK!
Mısır ve İran... Tarihleri çok eskilere dayanan iki büyük medeniyet... Elbette Batılı işgalci devletlerin huzurlarını kaçırmak için sürekli çalıştığı iki büyük ülke. Kadere bakın ki aynı gruptalar ve 26 Haziran Cumartesi günü Seattle'daki Lumen Field Stadyumu'nda maçları var. Ama işe bakın ki, bu maç kentteki Onur Haftası etkinlikleri denk gelmiş! Hem Mısır hem de İran federasyonları bu organizasyona tepki gösterirken, yerel organizasyon komitesi etkinliğin aylar öncesinden planlandığını açıkladı. Tarihi yolsuzluklarla yazılan FIFA'nın bu konuda doğru söylediğine inanmak size kalmış... Milyonları birleştirmesi beklenen futbol, bir kez daha ideolojik ve kültürel tartışmaların sahnesine dönüştürülüyor. Dünya Kupası'nda Bizim Çocuklar başarılı olamadı ama başka çocuklar, ülkeleri adına büyük başarılara imza attı. Bu ülkelerden biri de Güney Afrika... Bafana Bafana, ülkenin yerel dilinde 'Çocuklar, Çocuklar' anlamına geliyor, Güney Afrika Millî Takımı'nın resmi lakabı... Irk ayrımcılığı olan apartheid rejiminin ardından

DEMOKRATİK KONGO'NUN BAĞIMSIZLIK SEMBOLÜ
Demokratik Kongo maçlarında tribünlerde heykel gibi dimdik duran bir taraftar vardır hep... Adı Michel Kuka Mboladinga... Ülkenin en ünlü taraftarı! Sağ kolunu havaya kaldırarak Patrice Lumumba heykelinin duruşunu canlandırıyor. Lumumba kim? 1960'ta ülkesini, Belçika'dan bağımsızlığa taşıyan, ancak kısa süre sonra darbeyle devrilip 1961'de suikasta uğrayan ilk başbakan... Türkiye Cumhuriyeti'nin merhum başbakanı Adnan Menderes ile aynı yıl öldürülmüş. Ne kadar tanıdık bir hikaye değil mi?
İşte bu taraftar da, genç nesillere ölümsüz liderleri Patrice Lumumba'yı hatırlatmak istiyor. Dünya Kupası'nda viral olan görüntülerin ardında aslında Demokratik Kongo'nun sömürgecilik, bağımsızlık ve ulusal kimlik mücadelesini anlatan güçlü bir direniş yatıyor.

HAYDİ ÇOCUKLAR!
Dünya Kupası'nda Bizim Çocuklar başarılı olamadı ama başka çocuklar, ülkeleri adına büyük başarılara imza attı. Bu ülkelerden biri de Güney Afrika... Bafana Bafana, ülkenin yerel dilinde 'Çocuklar, Çocuklar' anlamına geliyor, Güney Afrika Millî Takımı'nın resmi lakabı...
Irk ayrımcılığı olan apartheid rejiminin ardından 1992'de futbola dönen genç kadroyu motive etmek için gazetecilerce konulan bu isim, zamanla ülkenin de sembolü oldu. İşte bu çocuklar, onlara şans tanımayanları yendi. Güney Afrika kaptanı ve kalecisi Ronwen Williams, Güney Kore'yi 1-0 yenerek tarihinde ilk kez son 32 turuna yükseldikleri maçın ardından, "Söz bulamıyorum. Maruz kaldığımız baskıya rağmen gösterdiğimiz mücadele inanılmazdı" diyerek kendilerine şans tanımayanlara yanıt verdi. 1998, 2002 ve 2010'da gruptan çıkamayan Güney Afrika, bu kez tarih yazdı ve son 32'de Kanada'nın rakibi oldu.

İSKOÇ AKTRİS YENİLGİ ÜZÜNTÜSÜYLE RAKİBİN OTOBÜSÜNE BİNDİ
İskoç televizyon ve dizi oyuncusu Karen Gillan, Brezilya'ya 3-0 kaybedilen maçın ardından yanlışlıkla Brezilyalı taraftarların otobüsüne bindi. Ortaya hüzünlü değil, eğlenceli bir Dünya Kupası anısı çıktı. Gillan, Brezilyalılarla şarkılara katıldı, "Yanlış otobüse bindik ama Brezilya'yı seviyoruz" diyerek gecenin en sempatik görüntülerinden birine imza attı.