Ne ödüle doyuyorlar ne de başrolde oynamaya... Üstelik "Hollywood'da 40'ından sonra kadın oyuncuya hayat yok!" şiarına inat, yaptıkları her filmle adlarından söz ettirmeyi başarıyorlar. Bacaklarını açmaya, dekoltelerini göstermeye ya da sevişme sahnelerinde performanslarını sergilemeye gerek duymuyorlar. Ama yine de her ödüle aday gösteriliyorlar. Bu da gerçek oyunculuğun yolunun klasik yollardan geçmediğini dünya âleme kanıtlıyor! Çünkü onlar sinema dünyasının yaşsız ve kompleksiz kraliçeleri olarak küçük büyük her rolün hakkını veriyorlar. Onlar kim mi? Helen Mirren ve Meryl Streep... İngiliz oyuncu Helen Mirren, üç yıl önce
Kraliçe (
The Queen) filmiyle Oscar'ın bacağını kırdığında 62 yaşındaydı. Şimdi 65 yaşında ve büyük Rus romancı Lev Tolstoy'un hayatındaki son bir yılını anlatan
Son İstasyon (Last Station) filmindeki rolüyle bu yıl bir kez daha En İyi Kadın Oyuncu adayları arasına katıldı. Estetik müdahaleye hiç gerek duymadığını açıklayan 61 yaşındaki Amerikalı oyuncu Meryl Streep ise, bugüne kadar 16 kez aday olarak, Oscar'a en çok aday gösterilen yıldızlardan. Streep, Oscar'ı iki kez kucakladı; ilki 1979'da başrolü Dustin Hoffman ile paylaştığı
Kramer Kramer'e Karşı filmiyle kazandığı En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, ikincisi ise 1983'te
Sofhie'nin Seçimi ile kazandığı En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ı ödülleriyle... Üstelik ne tesadüf ki her ikisinde de anne rolüydeydi.
AŞÇI ROLÜYLE ADAYLIĞI KAPTI
Geçtiğimiz hafta açıklanan 2010 Oscar adayları arasında En İyi Kadın Oyuncu dallarında yine Meryl Streep ve Helen Mirren adlarını görmek aslında sürpriz olmadı. Çünkü Meryl Streep, Oscar'ın habercisi sayılan Altın Küre ödüllerinde
Julie & Julia filmindeki Julia Child rolüyle komedi dalında ödül alınca, Oscar'a da aday olacağını belli etti. Filmde, 1950'li yıllarda Amerikalılara Fransız mutfağını tanıtan Julia Child rolüyle Paris'teki ünlü aşçılık okulu Le Cordon Bleu'den de onur diploması almayı başardı. Helen Mirren ise bu yıl Tolstoy'un 100. ölüm yıldönümü olduğu için çekilen
Son İstasyon filminde, romancının 48 yıllık karısı Sofya rolüyle iddialıydı. Maalesef her iki film de Türkiye'de henüz vizyona girmedi. Üstelik yönetmenliğini Nora Ephron'un yaptığı
Julie & Julia'nın geçtiğimiz yıl birkaç kez gösterim tarihi açıklandığı halde, daha sonra iptal edildi. Dağıtım haklarını alan firmaya nedenini sorduğumuzda ise "kararı Amerika'daki firmanın verdiği" açıklandı. Heyecanla beklediğimiz
Son İstasyon (
Last Station) filmi de aynı kaderi paylaşacak gibi görünüyor. Şu ana kadar herhangi bir gösterim tarihi açıklanmadı. Amerikalı yazar Jay Parini'nin aynı adlı romanından sinemaya aktarılan, yönetmenliğini Michael Hoffman'ın yaptığı
Son İstasyon'da Tolstoy rolünü de Christopher Plummer üstleniyor. İyi ki
Son İstasyon romanı Türkçeye çevrildi de bu kadar güçlü bir kurguyla kaleme alınan romanın filminin de iddialı olacağını tahmin edebiliyoruz. Turkuvaz Kitaplar arasında İlknur Özdemir'in çevirisiyle yayımlanan
Son İstasyon, Tolstoy'un yaşamının son bir yılını, yakın çevresini, 80 yaşına rağmen cin gibi dünyanın tüm sorunlarına hakim oluşunu ve Türkiye'ye kadar gelmeyi planladığı tren yolculuğunu anlatıyor. Filmin senaryosunda da kitabın yazarı Parini'nin payı büyük.
Son İstasyon, biyografik roman okumanın tadına vakıf olanlara tekrar tekrar önerilir. En azından filmi gösterime girdiğinde de hazırlıklı olursunuz. Gelelim bu yılki Oscar'ın En İyi Kadın Oyuncu adayları arasındaki diğer isimlere...
The Blind Side filmiyle Sandra Bullock,
An Education ile Carey Mulligan ve
Precious: Based on the Novel 'Push' By Sapphire filmindeki performansıyla, ilk kez bu filmde rol alan ve aslında oyuncu bile olmayan Gabourey Sidibe... 46 yaşındaki Sandra Bullock'un bu filmdeki rolü Julia Roberts'tan kaptığını, 27 yaşındaki Gabourey Sidibe'ın ise annesi filmin teknik ekibinde görev yaptığı için filme uygun olan fiziği nedeniyle bu rolü aldığını ve inanılmaz bir performans sergilediğini biliyoruz. 25 yaşındaki İngiliz oyuncu Carey Mulligan'ın güzelliğine ve yeteneğine ise diyecek yok! Peki o zaman bizim 60'lık kraliçelerimiz Streep ve Mirren diğer genç ama güçlü adaylar arasından sıyrılıp, Oscar'ı bir kez daha kucaklamayı başarabilecek mi? Sonucu 7 Mart'ta hep birlikte göreceğiz.