ANKARALILARIN yeme-içme ve eğlence sektöründe başarılı olduğunu söylemek için derin araştırmalar yapmaya gerek yok. Bebek'in fenomene dönüşen barı Lucca, Nişantaşı'nın mahalle barı Corridor, bizi ilk kez Uzakdoğu mutfağının paket servisiyle tanıştıran Sushico, son günlerin gözde kafe zinciri Big Chefs, her köşe başında bir şubesi açılan Dükkan, Yunan mutfağının en lezzetli örneklerini sunan Lipsi, Türkçe canlı müzikten hoşlananların mekânı My Pavyon, Nişantaşı'nın popüler kafesi Den ve İstanbul'un en gözde kulüplerinden biri olan Blackk... Tüm bu işletmelerin Ankaralılara ait olduğunu biliyor muydunuz? İstanbul'da neredeyse her yıl bir mekân açılıp kapanırken, tüm bu saydığım yerler yıllardır varlığını sürdürmeye devam ediyor. Bundan da tek bir sonuç çıkıyor: Ankaralılar bu işi biliyor. Nedendir bilinmez, ama onların açtığı yerler her gün doluyor, eğlence isteyenler genelde bu saydığım yerlerden birinde alıyor soluğu. Oysa Ankara, pek çoğumuza göre sıkıcı bir bürokrasi şehridir. Peki, nasıl oluyor da Ankaralılar, İstanbul'un en iyi eğlence mekânlarını açıyor? Kimi, "Çok detaycıyız," dedi, kimi İstanbullulardan daha eğlenceli olduklarını iddia etti. İşte Ankaralıların İstanbul'daki başarılarının sırrı...
Emre Mermer , Dükkan
Başarıya, paraya açız
"İstanbul'a üniversiteyi bitirdikten sonra geldim. 'Restoran işi, çevre işidir,' diyorlardı. Ben sıfır çevreyle bu işe atıldım. Bence başarılı olmanın sırrı Ankara'daki eğitim şartlarının uygunluğu. O eğitimden sonra başarıya, paraya aç oluyorsunuz. İstanbul bir numaralı şehir olduğu için, Ankaralı buraya hırsla geliyor. Ankaralının en büyük avantajı eğitimli olması. Bir de açsa, meraklıysa, çalışkansa, bu başarıya dönüşüyor. İstanbul'daki bir öğrenciye 1 milyon dolar harcıyorsun ve korumacı büyütüyorsun. Piyasaya çıktığında da hep koruma altında oluyor. Ama büyük ağacın altında yeşillik olmaz. Ankaralı buraya tek başına geliyor. Ayakta kalmak zorunda. İşte bu ayakta kalma içgüdüsü bizi başarıya itiyor."
Cem Mirap , Lucca
Detaylara dikkat ediyoruz
"Ankaralılar çok gözlemcidir. Biz de işletmeci olarak değişik yemekler, değişik müzikler, atmosferler gözlemleyip kendi mekânlarımızda uyguluyoruz. Ankara'da eğlenmeyi seven, iyi yemekten zevk alan ve hareketli hayat yaşayanların sayısı İstanbul'a oranla daha az. Bu yüzden Ankaralı bir yere giderken daha seçici oluyor. Kendi kişiliği olan mekânlar yapmak önemli. Ankaralılar detaylara çok dikkat eder. Sanırım başarının sırrı da detaylarda gizli. Ben Lucca'da sürekli olarak 'Yemek ve içecekleri daha ileri nasıl götürebilirim?' diye titizlikle çalışıyorum. Yaratıcı olmaya çalışıyorum. Her yıl mönüye yeni seçenekler ekliyorum. İstanbul'daki Ankaralılar da aynı ortamda bulunmayı sever. İstanbul'da gezen insanlar genelde yurtdışında da çok değişik yerlere gidiyor ve ne istediklerini biliyor. İstanbul'daki mekânların hepsi kendi karakteri olan yerler. İstanbullu taklit yerleri istemiyor. Bu nedenle kendine özgü yerler sivriliyor."
Anıl Yazgan , Den Cafe, Corridor
Dört elle sarılmak zorundayız
Genel olarak Ankaralıların İstanbul'da başarılı olduğunu düşünüyorum. Bu, şehrin yapısından kaynaklanıyor olabilir. Ankara'da bürokrasi havası var. Bir de İstanbul'da yapmak zorundayız. Ben İstanbullu bir çocuğun oğlu olsam, daha rahat davranabilirdim. Ama tek başına gelen biri olarak dört elle sarılmak zorundaydım. Bir de Ankara daha homojen, daha sıcaktır. Bu yüzden de sanırım Ankaralıların açtığı mekânlar daha sıcak oluyor. Diğer mekânlardan ayrılıyor. Aslında İstanbul'daki müşteri Ankara'ya göre çok daha kolay."
Emre Ergani, Blackk, Biber
Ankara terbiyesi aldık
"Ben sadece ortaokul ve liseyi orada okudum. Ankara'da büyümenin verdiği en büyük avantaj oranın bir bürokrat şehri olması. Hepimiz belli gelirleri olan insanlarız. Bu yüzden çalışma azmimiz ve bir adım öteye geçme hırsımız daha fazla. Bir de Ankara'da daha kapalı bir çevre var. 200-300 aile vardır gezen ve herkes birbirini tanır. Ben Ankara terbiyesine inanan biriyim. Hepimizin hayata bakış açısı hemen hemen aynı. Bu nedenle de daha başarılı oluyoruz."
Gamze Cizreli, Big Chefs
Bürokrasi havası kokladık
"Ankara müşterisi çok titiz, çok seçici ve çok talepkârdır. Müşteri sayısı da çok az Ankara'da. Bu nedenle Ankara'da işletmecilik yapıp başarılı olmuş birinin İstanbul'da başarılı olmaması çok zor bir ihtimal. Biz daha disiplinli yetiştik. Bugün finans sektöründe de Ankaralılar başarılı oluyor. Hem askeriye hem de hükümet orada. Biz de ister istemez o havayı koklayarak yetiştik. İşe bakışımız da o denli ciddi oldu. İstanbul müşterisini ise daha az talepkâr buluyorum. Daha kolay. Amatör ruhu kaybetmezseniz, sıcaklığı verirseniz İstanbul'da başarılı olursunuz. Bir de bizim tek işimiz bu. Başka işlerle uğraşmıyoruz. Hobi olarak değil profesyonel olarak, ciddi ciddi bu işi yapıyoruz."
Ali Sayar, My Pavyon
Mesafe koymayı biliyoruz
"Ankara'da bu işlere başladığımız zamanlar biraz daha disiplinli, titiz olmamız gerekiyordu. Çünkü Ankara'da insanı çok dağıtacak sosyal hayat olmadığı için tamamen işinize konsantre oluyorsunuz. Ve daha yaratıcı oluyorsunuz, daha fazla kafa patlatıyorsunuz. İstanbullular biraz daha rahatlar. O da bir tercih olabilir, ama ben sabah 09.00'da kalkarım. Ankara'ya memur şehri derler ya, onun verdiği bir disiplin anlayışı var. Biraz da müşteri ilişkilerimiz güzel galiba. Yakınlık var ama hep bir mesafe de koyuyoruz. İstanbullular daha içli dışlı oluyor. O zaman da taviz vermek zorunda kalabiliyorlar."
OSMAN YALIN, Corridor, Mangerie
İyi müzik yapıyoruz
"14 yaşında Ankara'da sahnede şarkı söylemeye başladım. Ankara'da canlı müzik daha iyi yapılır. Çünkü herkes konservatuvarı bilir. Ankaralı eğitime, kaliteli müziğe önem verir. Zaten Ankaralıların işlettiği yerler genelde daha iyi müzik yapar. Corridor'un tercih edilmesinin en büyük nedeni müzik. Ankara'da iş yapmak da daha zordur. Orada aynı müşteriyi paylaşan mekânlar var. Daha lokal. Herkes birbirini tanır, birbiriyle arkadaştır. Ama çok fazla mekân var. Mekânı canlı tutmak daha zordur. İstanbul'da böyle bir sorun yok. Kocaman bir şehir. Çok mekân olması sorun olmuyor. Ankaralılar daha disiplinli olmak zorunda. Orada rekabet daha büyük. İstanbul'da ise kalitenin mekân seçerken bir tercih olduğunu düşünmüyorum. Bu yüzden Ankara'da kalıcı olmak çok daha zor."
Kaya Demirer , Topaz, Blue Topaz, Lipsi
Akdeniz kanı var bizde
"Memur şehrinden geldiğimiz için daha disiplinli çalışıyor olabiliriz. Bir köşe kapmak, kendimizi kabul ettirmek için bunu yapmak zorundayız. İstanbullu olmadığımız, burada belli bir çevremiz olmadığı için işimiz daha zor. Galatasaray Lisesi mezunu olsam, o çevreyi daha fazla kullanabilirdim. Ama benim çevremin çoğu Ankara'da. Biz Ankaralılar daha ufak bir toplumda yaşadığımız için birbirimizi daha iyi tanırız ve daha iyi ilişkiler kurarız. İstanbul, Ankara'ya göre Kuzey Avrupa şehri gibi. Ankara ise daha Akdeniz ülkeleri gibi. İstanbul'da iki farklı grup her gece dışarı çıkıp, hiç karşılaşmayabilir. Ankara'da bu bir haftayı bulmaz. Herkesin birbiriyle selamlaştığı küçük bir topluluğuz. Herkes birbirine sıcak davranır. Bu yüzden de belki biz Ankaralı işletmeciler İstanbullulara daha sıcak geliyor olabiliriz."
Ali Sayar, My Pavyon
Mesafe koymayı biliyoruz
"Ankara'da bu işlere başladığımız zamanlar biraz daha disiplinli, titiz olmamız gerekiyordu. Çünkü Ankara'da insanı çok dağıtacak sosyal hayat olmadığı için tamamen işinize konsantre oluyorsunuz. Ve daha yaratıcı oluyorsunuz, daha fazla kafa patlatıyorsunuz. İstanbullular biraz daha rahatlar. O da bir tercih olabilir, ama ben sabah 09.00'da kalkarım. Ankara'ya memur şehri derler ya, onun verdiği bir disiplin anlayışı var. Biraz da müşteri ilişkilerimiz güzel galiba. Yakınlık var ama hep bir mesafe de koyuyoruz. İstanbullular daha içli dışlı oluyor. O zaman da taviz vermek zorunda kalabiliyorlar."