Burada ve Texas, Fort Worth'taki ABD darphanelerinden çıkan 1 dolarlık banknotlar geçen mali yıl dip yaptı. 5 dolarlık banknot üretimi de son 30 yılın en düşük düzeyindeydi. Hazine Bakanlığı yine aynı dönem içinde ilk kez 10 dolarlık banknot basmadı. Yani nakit düşüşte. Nakit parayı çevrimiçi alışverişlerde kullanamadığınız gibi, uçakta bir şey yemek istediğinizde veya gümrüksüz mağazalarda da kullanamıyorsunuz. Geçen yıl New York'ta taksi ücretlerinin yüzde 36'sı kredi kartıyla ödendi. Manhattan'daki Commerce adlı restoranın menüsünde "Nakit ödeme kabul edilmez" diyor. Nakit işlemlerin izini sürmek zor. Fakat basit bir oran bize çok şeyi anlatıyor. Kredi kartının doğduğu 1970'te, yurtiçinde tedavülde olan ABD parasının değeri, ülkenin ekonomik faaliyetlerinin yüzde 5'ine eşitti. Geçen yılsa bu oran yüzde 2,5'ti. Commerce'in ortağı Tony Zazula, "Bu sabah benzin istasyonundan 2,5 dolara 4 litre süt aldım ve ödemeyi kredi kartıyla yaptım. Yanımda biraz nakit taşıyorum, ama sadece bahşişler için" diyor. Fakat gidişata bakıp kâğıt paranın sonunun geldiğini sanıyorsanız yanılıyor olabilirsiniz. Bebek bakıcılarının ücretini ödemenin ve bahşiş vermenin en iyi yolu hâlâ para. Amerika'daki küçük işletmelerin birçoğu (hesaplara göre üçte biri ilâ yarısı) kredi kartı kabul etmiyor. Suçlular da nakdi tercih ediyor. 15 yıl boyunca kaçak olarak yaşadıktan sonra geçen ay California'nın Santa Monica kentinde tutuklanan Bostonlu gangster Whitey Bulger kirasını hep nakit ödedi. Nakit kullanımı o kadar yaygın ve değişimin hızı o kadar yavaş ki, Boston'da bir finans araştırma şirketi olan Aite Grubu'nun analisti Ron Shevlin, Amerikalıların 200 yıl sonra bile hâlâ kâğıt para kullanacaklarını hesaplıyor. Shevlin, "Nakit işimize geliyor. Gerçi bir düşüş eğilimi olduğu açık, ama değişimi savunanlar gelişmelerin hızını hep abartıyorlar" diyor. Uzun zamandır kâğıt paranın sonunun geldiğini söyleyen fütüristler, Amerika'nın en popüler ihraç ürünü olan 100 dolarlık banknotun yükselişini de göz ardı etti. İstikrarsız ülkelerde altın gibi biriktirilen bu banknota olan talep son yirmi yılda adeta patladı. Hazine geçen yıl ilk kez 1 dolarlıktan fazla 100 dolarlık banknot bastı. Bugün 7 milyardan fazla 100 dolarlık banknot tedavülde ve Merkez Bankası'na göre bunların üçte ikisi başka ülkelerde. 2003'te Saddam Hüseyin'in bir sarayında arama yapan Amerikalı askerler 100'er dolarlık yeni banknotlar halinde 650 milyon dolar buldular. ABD bu işten büyük kâr ediyor. Parayı Hazine basıyor, Merkez Bankası da tedavüle çıkarıyor. Banka, üretim bedelini (banknot başına 10 sent kadar) hazineye ödedikten sonra, faiz getiren tahvillere karşılık olarak banknotları itibari değerden değiş tokuş ediyor. Ne kadar çok parayı dolaşıma çıkarırsa o kadar faiz kazanıyor. Merkez Bankası her yıl faizden kazandığı kârı Hazineye aktarıyor. Geçen yıl aktarılan miktar 20 milyar dolardan fazlaydı. Merkez Bankası, talebi karşılamak için para dağıtım merkezleri işletmek üzere Londra, Frankfurt, Singapur ve öbür finans merkezlerindeki bankalara yetki verdi. Mart'ta, tedavüldeki Amerikan banknotlarının değeri ilk kez 1 trilyon doları aştı ve bunun başlıca nedeni 100 dolarlıkların popülerliği. Banknotlar artık daha dayanıklı olduğu için kâğıt para üretimi, paranın fiili kullanımına göre çok daha hızlı düşüyor. Teknolojik ilerlemeler sayesinde dolar banknotları bugün 40 ay dolaşımda kalabiliyor. Oysa yirmi yıl önce bu süre 18 aydı. Bankalar eski banknotları ABD Merkez Bankası'na gönderip yenileriyle değiştiriyor. Yakın zamana kadar hem eski, hem de katlanmış banknotlar yok ediliyordu. Çünkü tarayıcılar buruşuk ve yırtık paraların arasındaki farkı algılayamıyordu. Ancak artık ayırt edebiliyorlar. Merkez Bankası 1989'da piyasadaki banknotların yüzde 46'sını yenilemişti. Geçen yıl ise bu oran yüzde 21'di. Kalanlar tekrar tedavüle sokuldu. Araştırmalara göre elektronik ödeme teknolojilerinin yayılması nakit ödemeleri azaltıyor. Sürücüler otoyol gişelerinde E-Z Pass adlı elektronik ödeme sistemini kullanıyor. Toplu taşımada kartlarla turnikelerden geçiliyor. Noel armağanı olarak hediye çekleri veriliyor. Restoran işlet icisi Zazula, müşterilerinin yüzde 85'inin zaten kredi kartıyla ödeme yaptıklarını ve bankaya nakit taşımanın güvenli olmadığını belirtiyor. "Gerçi bazı insanlar nakit kabul etmememize hâlâ kızıyor. Ama çoğu aslında numara yapıyor, çünkü sonuçta kredi kartlarının olduğu anlaşılıyor" diyor. İşletmelerin nakit kabul etmek gibi bir zorunluluğu yok. Fakat yine de müşterilerini geri çevirmek istemiyorlar. Amerika Bankalar Birliği Risk Yönetimi Politikaları Başkan Yardımcısı Doug Johnson, "İyi veya art niyetli, nakit kullanmak isteyen insanlar hep olacaktır. Nitekim geçen gün ben de iyi ki üstümde taşıyormuşum. Arabamın vantilatör kayışı atınca çekiciye bir yirmilik vermek güzel oldu" diyor.
BINYAMIN APPELBAUM