Yenidoğan bebeğin cildi koruyucu bir tabaka görevi görerek, bebeğin vücut ısısını dengede tutar, onu toksin ve enfeksiyonlardan korur. Aynı zamanda su-elektrolit dengesini sağlar. Yaşamsal bir organ olan deri, bebeklerde henüz olgunlaşmamıştır ve hasarlara karşı savunmasızdır. Doğumdan sonraki ilk günlerde, anne karnındaki su içinden dış dünyaya geçiş yapan bebeğin cildi, ortama uyum sağlamak için değişikliğe uğrar. Derinin bariyer fonksiyonu, doğum öncesi gelişmeye başlar ve doğum sonrası bir yılda tamamlanır. Yenidoğan derisi; erişkin derisine göre ince, hassas ve kurudur. Doğumda bebeklerin cildi verniks kazeoza denilen peynirimsi bir maddeyle kaplıdır. Son çalışmalarda verniks kazeozanın; hidrasyon ve ısı regülasyonunu sağladığı, enfeksiyonlara karşı koruduğu ve yaraları iyileştirdiği belirlendi. Bu nedenle bebekler, doğum sonrası hemen yıkanmamalıdır. Verniks kazeozayı koruyarak, bebeğin havlu ile kurulanması yeterlidir. Bebeğin vücut sıcaklığı ve durumu, iki-dört saat boyunca stabil kaldıktan sonra banyo yaptırılabilir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nermin Tansuğ, yenidoğan bebeklerde cilt bakımının püf noktalarını anlattı...
AŞIRI GİYDİRMEYİN
Yenidoğan bebeklerin dolaşım sistemi tam gelişmediğinden, doğumdan sonra ciltte kızarık ve soluk alanlar bulunabilir. Ağız çevresi ile el ve ayak derisi mavimsi görülebilir. Doğum kanalından geçerken oluşan basınç nedeniyle, yüzde ve diğer bölgelerde kırmızı noktalar veya hafif morluklar olabilir. Bunlar ilk hafta içinde kaybolur. Yenidoğan derisinin üst tabakası ilk iki-üç haftada soyulup dökülür. Özellikle 41 haftadan büyük doğan bebeklerde, doğumda deride soyulma görülebilir. Ayrıca elleri ve ayakları buruş buruş olabilir. Yenidoğan bebeklerin cildinde görünüşleri birbirinden farklı, değişik tipte döküntüler görülebilir. Bunlar kısa sürede kendiliğinden kaybolur. Bebeğin cildindeki gözenekleri açmaya çalışmak, cildi tahriş edip mikrop kapmasına yol açabilir. Yüzde, kafada ve kıvrımlı yerlerde ter kanallarının tıkanmasına bağlı olarak sivilce görünümlü döküntüler oluşabilir. Bunun sebebi; bebeğin çok sıcak ortamda bulunması ve aşırı giydirilmesi olabilir. Bu durumda herhangi bir tedaviye gerek yoktur. Anneden geçen hormonlar sonucu ortaya çıkan ve yüzde, burun üzerinde görülen bebeklik sivilceleri de birkaç haftada kendiliğinden geçer. Bu durumlarda cildi temiz tutmak yeterlidir. Bebeklerde görülen cilt sorunlarından biri de toksik eritemdir. Doğumdan sonraki bir-iki günde, özellikle yüz, gövde, kol ve bacaklarda kırmızı kesecik veya kabartı halinde görülen döküntülerdir. Genellikle bir haftada kendiliğinden kaybolur. Pişik ise; idrar ve dışkının temas ettiği bölgelerde oluşur. Uzun süreli kalan idrarda oluşan amonyak ve derinin daha alkali olması, mantar ve bakterilerin yerleşmesini kolaylaştırarak enfeksiyona zemin hazırlar. Anne sütü ile beslenen bebeklerin kakaları daha asitik olduğundan pişik daha az görülür. Pişik olan bebeklerin altı daha sık açılmalı, alt kısım yıkanmalı ve silinmelidir. Hava almasını sağlamak için bezi daha gevşek bağlanmalı veya açık bırakılarak havalandırılmalıdır. İdrar ve dışkı ile teması azaltmak için cilde çinko oksitli merhemler sürülebilir.
GÖBEK BAĞI AÇIK KALMALI
Doğumdan kısa bir süre sonra göbek kordonu zararlı olmayan bakterilerle karşılaşır ve 5-10 gün içinde düşer. Göbek bağının kuru tutulması ve havayla temas ettirilmesi gerekir. Bezin göbekten daha aşağıda bağlanması, göbek bağının kuru tutulmasına yardımcı olur. Bebeğin banyosu göbek bağı düşene kadar geciktirilebilir. Göbek kordonunun ıslanması, göbeğin düşmesini geciktirip enfeksiyonu kolaylaştırabilir. Bu nedenle göbek bağı düşmeden önce bebeğe banyo yaptırılması önerilmez. Göbek düştükten bir gün sonra banyo yaptırılabilir. 35-37 derece sıcaklıktaki suyla yaptırılan banyo, bebeği rahatlatır. Banyo yapılan odanın sıcaklığı da 21-22 derece olmalıdır. Banyo için 5-10 dakika yeterlidir. Sık banyo, bebeğin cildinin kurumasına neden olur. Soğuk hava da cildin kurumasını artıracağı için kışın daha seyrek banyo yaptırılmalıdır. Cilde bakterilerin yerleşmesi, doğumdan sonraki ilk iki-üç günde olur. Bu nedenle ilk günlerde şampuan kullanılmasına gerek yoktur. Daha sonra boya veya koku maddesi içermeyen sabun ve şampuanlar kullanılabilir. Bebeğin cildi kuru değilse, banyo sonrası nemlendiriciye gerek yoktur. Cilt kuru ise ince bir tabaka şeklinde nemlendirici sürülebilir. Kalın bir tabaka halinde sürülürse, cildin gözeneklerini tıkayarak isiliğe neden olabilir. Bebek; banyo sonrası hemen hafif hafif kurulanmalı, havlu ile ovalanmamalıdır.