Meme ultrasonu meme organının incelenmesinde en sık başvurulan yöntemlerden biridir. Meme kanserinin teşhisinde 40 yaş altı kadınlarda tek başına uygulanır. 40 yaş üstü kadınlarda önce mamografi çekilir, ardından meme ultrasonu ile meme değerlendirilir. Meme kanserinin erken tanı ve teşhisinde meme ultrasonu çok büyük önem taşımaktadır. Meme ultrasonu radyasyon içermemesi ve ağrısız olması nedeniyle özellikle tercih edilen bir kanser tarama yöntemidir.
Ele gelen kitle bulunmayan ve 40 yaşından küçük kadınlarda meme ultrasonu mamografiden daha fazla tercih edilmektedir. Erken yaşlarda mamografi radyasyon riski nedeniyle tercih edilmez. Bu nedenle gerekli olduğu durumlarda tarama için radyasyon içermeyen meme ultrasonu tercih edilir. Ayrıca meme ameliyatı olmuş olan hastaların ameliyat sonrasında incelenmesi, silikon takılmış olan hastaların işlem sonrası durumlarının tespiti amacıyla da meme ultrasonuna başvurulmaktadır. Gebelik döneminde de meme ultrasonu güvenli bir teknik olduğu için rahatlıkla uygulanabilir. Bebeğe ve anneye hiçbir zararı yoktur.

RADYASYON İÇERMEDİĞİ İÇİN GÜVENİLİRDİR
Meme ultrasonunda hasta sırt üstü uzandırılarak radyoloji uzmanı doktor tarafından meme dokusuna ultrason jeli sürülür. Bu jel ultrason cihazının görüntüyü net bir şekilde almasına yardımcı olur. Jel sürüldükten sonra ultrason probu meme dokusunun üzerinde yavaş yavaş gezdirilir. İşlem sırasında hasta herhangi bir ağrı duymaz. İşlem yaklaşık olarak 20 ila 30 dakika sürmektedir.
Meme ultrasonu ele gelen kitlelerin görüntüsünü almak için, mamografi çekiminde elde edilen şüpheli görüntülerin ayrıntılı incelenmesi için, mamografi ile tespit edilen lezyonun türünün tespiti için, kanser tespit edildiğinde memenin alınması ya da kısmi işlemler öncesinde, ameliyat sonrasında temizlenen bölgenin ve göğüs duvarının kontrollerinde, fibrokistik ve mamografide yoğun görülen meme dokularının incelenmesi için, lenf bezlerinin izlenebilmesi için ve memede ele gelmeyen lezyonların değerlendirilmesi için uygulanır.
Meme ultrason sırasında memede tespit edilen lezyonların çevresindeki kanlanmanın durumunu tespit etmek için renkli doppler ultrason kullanılmaktadır. Lezyonun kanlanma durumu lezyonun kötü huylu ya da iyi huylu olup olmadığı ve teşhisinde önemli bir yer tutmaktadır. Tüm bu tetkiklere göre gerekli görülmesi halinde meme biyopsisi yapılması da gerekli görülebilir.