Kalbindeki delik nedeniyle zor günler geçiren bir çocuk annesi Nurhan Arda, olduğu ameliyatla 22 yıl sonra rahat bir nefes aldı.
Kalbinin sağ ve sol karıncıklarını birbirinden ayıran bölümündeki delik (perimembranöz ventriküler septal defekt) nedeniyle 11 yaşındayken açık kalp ameliyatı olan 33 yaşındaki Artvin'de yaşayan Nurhan Arda, 5 ay önce şikâyetleri tekrar başlayınca hastaneye başvurdu. Yapılan kontroller sonucunda yıllar sonra kalbindeki deliğin tekrar oluştuğu tespit edilen Arda'nın kâbusu 22 yıl sonra tekrar geri dönmüş oldu. Doktorların hayati tehlike nedeniyle acil ameliyat önerdiği Hopalı hasta, çocukken yaşadığı zorlu süreçte açık ameliyattan korktuğu için kapalı (perkutan) teknikle ameliyat olmak istedi. Ancak başvurduğu merkezlerdeki doktorların hepsi de kalp deliğinin çok riskli bir noktada olduğunu belirterek hastanın 'kapalı ameliyat' talebini geri çevirdi.
Umutsuzluğa kapılmadan arayışlarını sürdüren Nurhan Arda, son olarak başvurduğu kardiyoloji uzmanları Dr. Öğretim Üyesi Zeydin Acar ve Doç. Dr. Abdulkadir Kırış'a muayene oldu. Yapılan tetkikler sonrasında 'kapalı ameliyat' olabileceği belirlenen hastanın kalbindeki büyük delik, kapalı (perkutan) yöntemle şemsiye benzeri bir cihaz kullanılarak başarıyla kapatıldı.
5 AYLIK KORKU 2 SAATTE BİTTİ
Evli ve 2.5 yaşında bir kız çocuğu annesi olan Nurhan Arda, 22 sene sonra 'kalbindeki deliğin' tekrar oluştuğunu öğrendiğinde hayatından endişe ettiğini vurgulayarak "Hekimler kalbimdeki deliğin çok riskli bir noktada olduğunu söyledi. Kimileri riski nedeniyle ameliyata yanaşmadı, kimileri ise kapalı yöntemle olursam başarısız geçeceğini iddia etti. Ancak ben 11 yaşında açık kalp ameliyatı olmuştum, ikinci kez açık ameliyat olmak istemiyordum. Sonra eşim 'Bir de hastaneye gidelim' dedi. Dr. Öğretim Üyesi Zeydin Acar'a başvurduk, hocamız yapılan tetkikler sonrasında kapalı ameliyat kararı verdi. Ertesi gün sabah 10.00'da ameliyata girdim. 2 saat 20 dakika süren ameliyatım başarılı geçti. Ameliyattan çıktıktan 24 saat sonra tüm tetkiklerim yapıldı ve ertesi gün taburcu oldum. Korkularım, çelişkilerim ve kalbimle ilgili 5 aydır yaşadığım stres ve korku, Dr. Öğretim Üyesi Zeydin Acar, Doç. Dr. Abdulkadir Kırış ve hastanede görev yapan diğer sağlık çalışanlarının emekleri sayesinde son buldu. Hepsine sonsuz teşekkür ediyorum" dedi.
ÇOK NADİR YAPILABİLEN BİR İŞLEM
Hastanın tedavi süreci hakkında bilgilendirmede bulunan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Zeydin Acar, ekipleriyle birlikte çok nadir ve zor bir operasyonun üstesinden başarıyla geldiklerini vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu:
"Hastamız yıllar önce açık kalp ameliyatı olmuş ve kalbindeki delik (perimembranöz ventriküler septal defekt) kapatılmış olmasına rağmen ilerleyen süreçte deliği tekrar açılmıştı. Hastanın yapılan muayenesinde bu deliğin tekrar açıldığı ve oldukça fazla miktarda kanın sol kalpten sağ kalbe geçtiği saptandı. Bunu öğrenmemiz hastanın hayatının kurtulması anlamında birinci önemli kazanımımız oldu, zira bu durum erken tespit edilmeseydi ilerleyen dönemde hayatı tehdit edici kalp ve akciğer bozulmasıyla karşılaşması çok muhtemeldi. İkincisi ise hastanın kalbindeki büyük deliğin, ekibimiz tarafından kapalı (perkutan) yöntemle şemsiye benzeri cihaz kullanılarak başarıyla kapatılması oldu. Bu işlem, deliğin aort kapağına ve kalbin ana iletim kablosuna çok yakın olması nedeniyle oldukça risklidir. Ülkemizde bu tip işlemin yapıldığı merkez sayısı da oldukça azdır. Bu operasyon sayesinde hastamız tekrar açık kalp ameliyatı olma zorunluluğundan kurtuldu. Bu ise kendisi adına 3. önemli kazanım oldu, çünkü ikinci açık kalp ameliyatı ilkine göre her zaman daha yüksek risklidir. Üstelik açık kalp ameliyatı sonrası normal yaşama dönme süresi 2 ayı bulurken hastamız yapılan işlemden bir gün sonra taburcu edilerek hayatına kaldığı yerden devam etti. Hastamızın sağlığına kavuşmasına yardımcı olduğumuz için çok mutluyuz."
BÜYÜK DELİKLER TEDAVİ EDİLMEZSE HASTA KAYBEDİLİR
Tedaviye katılan bir diğer kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Abdulkadir Kırış ise, hastanın kalbinin sağ ve sol karıncıklarını birbirinden ayıran 'membranöz septum' adı verilen kısmında delik (boşluk) bulunduğunu vurgulayarak "Bu tip delikler genellikle doğumsal (bebek doğduğunda var olan) hastalık şeklinde görülür. Kalbin sağ sol karıncıkları arasında kan geçişine sebep olur. Geçen kan miktarının fazla olduğu büyük delikler, tedavi edilmediği takdirde önce sağ kalpte büyümeye ve bununla ilişkili olarak da nefes darlığı, halsizlik, vücutta morarma gibi bulgulara yol açar. Uygun dönemde müdahale edilmezse akciğer toplardamarında basınç artışı ve geri dönüşsüz akciğer bozulmasına yol açar. Bu aşamadan sonra maalesef kalıcı tedavi mümkün değildir ve ilaç tedavisine rağmen bir süre sonra akciğer ve kalp yetmezliğinden hasta kaybedilir. Bu nedenle, mutlaka hastanın kalbinde ve akciğerinde kalıcı hasar olmadan deliğin tespit edilmesi ve kapatılması gerekir" şeklinde konuştu.