Aşı çalışmaların Faz-3'ü tamamlaması ve yüzde 95 oranında başarılı olduğu ile ilgili her gün yeni bir haber alıyoruz. Ancak halkın kafası da karışık. Geçtiğimiz gün tam 20 bin kişi Türkiye'de uygulanan Çin aşısı için gönüllü oldu. Peki, aşılar Türkiye'ye geldiği zaman kişilere zorla mı yapılacak, yoksa isteyen herkes aşı olabilecek mi? Türk hukukuna göre 'Bir kişiye zorla aşı yapılması' söz konusu değil. Ancak toplum sağlığı açısından toplumun en az yüzde 60'ının aşı olması gerekiyor. Burada da toplum bilinci devreye giriyor. Aşılar önce sağlık çalışanlarına ardından da kronik hastalığı olanlara yapılacak. İşte uzmanlardan konuyla ilgili görüşler…

Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu/Göğüs Hastalıkları Uzmanı
Covid vakaları ciddi bir şekilde artıyor. Bu sadece ülkemiz için değil tüm dünya için önümüzde büyük bir tehdit olarak durmakta. Özellikle önümüzdeki 2-3 ay boyunca bu salgının çok yoğun şekilde hissedileceğini biliyoruz. Bu bağlamda aşının gelmesi ile birlikte daha doğrusu aşının Faz-3 aşamalarını tamamlaması ile birlikte elimizde aşı olacak gibi görünmekte. Bu bağlamda aşı zorunlu mu olmalı, olmamalı mı sorusu gündeme geliyor. Türkiye'de hiçbir önleyici sağlık tedbiri bireyin rızası dışında, devletin baskısı ile yapılmıyor. Bu demokratik bir hak olarak görülmekte. Ne kızamık ne tetenoz ne difteri ne kızamıkçık; ki bunlar faydası net olarak kanıtlanmış, yıllardan beri kullanılan, yan etsinin ciddi şekilde az olduğu bilinen aşılardır. Bunlarda da zorlama söz konusu değil. Covid aşısı için de ben bir zorlama olacağını zannetmiyorum. Ama şunu biliyoruz ki Covid'in bireysel hastalık ötesinde toplum sağlığını da ilgilendiren boyutu da var. Kişinin kendisini koruması sadece kendisini koruması adına değil, toplumu koruması ve salgının azalması adına da önemli, toplumsal bağışıklık açısından da önemli bir durum olarak karşımızda duruyor. Bu açıdan toplumu koruması adına belki bir zorunluluk olabilir mi? Genel bir zorlamanın yapılacağını zannetmiyorum.

Prof. Dr. Ferah Ece/Göğüs Hastalıkları Uzmanı
Covid-19 aşısında da grip aşısında olduğu gibi kriterler silsilesi olacağını düşünüyorum. O kriterler anketini doldurduktan sonra uygunsa yapılacaktır. Aşıda gönüllülük ya da zorunluluk gibi bir şey olmayacak. Öncelikle riskli gruba yapılacak; doktorlar, hemşireler, hastane personeli. Kişilerde ise kriterlere uygun olduğunda uygulanacak, 'Ben Covid aşısı olmak istiyorum', 'Ben Covid aşısı olayım' diye bir şey olacağını düşünmüyorum. Zaten grip aşısı gibi olacak, yeterli sayıda gelmeyecektir. Ben devlet bir takım zorunluluk getirecektir ve e-nabız'daki kriterlere göre yapılacaktır diye düşünüyorum. Bunu bakanlık elinde tutacak ve uygun kişilere yaptıracaktır. Uygun insanlar içerisinde aşı olmak istemeyen olursa zorunlu olacağını sanmıyorum, istemeyen yaptırmaz.

Prof. Dr. Nail Özgüneş/Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı
Covid -19 aşısı devlet tarafından zorunlu olmalı mı sorusu akla geldiği zaman bunun akılcı bir yönde cevaplanması, zorunlu olması yönünde değildir, öyle bir gereklilik yoktur. Aynı zamanda, bu insan hakları ve demokrasi açısından uygun bir yaptırım olmayacaktır. Bir kişiye birçok şeyi yapmak üzere zorlayabilirsiniz örneğin; bir ülkede veya bir bölgede insanların sokağa çıkmasını engelleyebilirsiniz ama bir insana zorla bir ilaç ve buna çok eşdeğer olan aşıyı zorunlu kılamazsınız. Bilindiği gibi birçok uygulama ve ilaç tatbiki hastaların onam vermesiyle mümkün olmaktadır. Aşının da bu uygulamalar için bundan farklı bir yönü yoktur. Elbette, toplum yararına olacağı savıyla çok etkili bir şekilde empoze etmeye çalışılabilir ancak bunun daha ötesinde bir baskıya gidilmemelidir. Her şeyden önce toplum çapında bir aşı uygulaması diğer birçok uygulamada olduğu gibi gönüllülük ve rıza esasına dayanmalıdır. Bilimsel açıdan toplumun yüzde 70 kadar bir kesiminin bağışıklanması, bir enfeksiyon hastalığının kontrolü için yeterli görülmektedir. Ama bu sayıya ulaşmak için baskı uygulanmamalıdır. Aşı inşallah ülkemize geldiği zaman ben bir enfeksiyon hastalıkları hocası olarak, aşı yaptıracağım. Elbette ki aşının ülkemize ulaştığı ya da ülkemizde üretildiği noktaya gelindiğinde, aşı hakkındaki bilgilerimiz daha net ve geniş boyutta olacaktır ki, bu da aşıya olan güvenimizi daha da artıracaktır.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan/Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı
Zorunlu bir aşı olmayacak. Zorunlu aşı uygulaması yok zaten. Türk hukuk sisteminde zorunlu aşı yapmak mümkün değil. Bakan beyin açıkladığına göre görünen o ki devlet sadece Çin aşısı alacak. İlk gelen dozlar sağlık personellerine yapılacak, onlar bittikten sonra kronik hastalığı olanlara yapılacaktır. İstemeyenlere yapılmayacaktır. Çocukluk aşılarında da zorunlu olmadığı için tartışmalar oluyordu. Şuanda ki aşının da kimseye zorla yapılması söz konusu değil. Ben de tabii ki aşı olacağım. Bireysel koruyuculuk amacıyla olmak lazım, bir tarafta bir aşı var, aşağı yukarı önemli bir yan etkisi olmadığını gördük, diğer taraftan da ağır seyreden, öldüren bir hastalık var. Ben aşı olmayı tercih ederim. Ayrıca da toplumun yüzde 60'ı bağışık hale getirilmezse kısıtlamalardan kurtulamayacağız. Bu sebeple yüzde 60'ın aşılanması lazım. Aşının ne kadar koruduğu da önemli. Kesin bir veri yok elimizde, bilmiyoruz, dolayısıyla o açıklandıktan sonra yüzde 60 bağışıklık sağlanması için kaç kişinin aşılanması gerektiğini söyleyeceğiz. Bu salgını başka türlü bitiremeyiz. Hastalığı geçirenlerin de aşılanması öneriliyor. Virüs mutasyona uğramadıkça tek çözüm var o da aşı. Mümkün olduğu en kısa sürede toplumu aşılamalıyız. Ama çocuklarda da aşı çalışmaları da henüz bitmediği için çocukları da korumak için yetişkinlerin büyük oranda aşılanması lazım.