Yaşam döngüsü içinde yemek gibi, su içmek gibi, uyumak da yaşamın parçalarından biridir. İnsan fiziksel yorgunluğunu gidermek için dinlenmeye, zihinsel yorgunluğunu gidermek için de uyumaya ihtiyaç duyar. Uykunun evrelerinin olduğu ve her evresinde başka bir sürecin işlediği bilinen bir gerçek. Uyku evrelerini REM öncesi uyku ve REM uykusu olarak iki parçaya ayırabiliriz. Zihin gelişimini ilgilendiren süreç işte bu REM uykusuyla ilişkilidir. REM uykusu nedir ve neden olur? İşte konuyla ilgili merak edilenler...
REM UYKUSU NEDİR?
Bütün canlılar yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için günün belli bir kısmında uyumaya ihtiyaç duyar. İnsanın bedeni kadar zihnini de dinlendiren ve insan beyninin yeni bir güne hazırlanması için kesinlikle gerekli olan Uyku 4 evreden oluşur. Uykunun 4 evresinden biri olan REM evresi diğer evrelere nazaran oldukça farklıdır. Gece boyunca uykunun en ağır olduğu evre olan REM evresi aynı zamanda rüyaların da görüldüğü evredir. REM uykusu ya da Türkçe adıyla "hızlı göz hareketi" esnasında beden hareketsiz kalır. Bu yüzden halk arasında REM uykusundan uyku felci olarak da bahsedilebilir. REM uykusunun en önemli noktası, insan bedeni hareketsiz kalsa bile insan beyni REM uykusu boyunca tıpkı uyanıkmış gibi çalışmaya devam eder. REM uykusu esnasında uykuda olan canlının gözleri hareket etmeye devam eder. Zaten uykunun bu evresine REM adı verilmesinin sebebi de budur. REM kelimesi, İngilizce "Rapid Eye Movement" cümlesinin baş harflerinden oluşmaktadır.
REM UYKUSU DAVRANIŞ BOZUKLUĞU NEDEN OLUR?
REM uykusu esnasında bedenin hareketsiz kalmaması durumuna yani görülen rüyaya bedenimizle dahil olma durumuna REM uykusu davranış bozukluğu denir. Normal bir REM Uykusu esnasında kan basıncı çok yüksek, vücuttaki tüm kaslar işlevsiz olur. Rüyamızda birinden kaçtığımızı ya da çok yüksek bir yerden düştüğümüzü gördüğümüz zamanlar olur. Sağlıklı bir REM uykusunda rüyamızda ne kadar hareket ettiğimizi görüyor olsak da bedenimiz hareket etmez. REM uykusu davranış bozukluğu, böyle rüyaları gördüğümüz esnada bedenimizle tepki vermemiz anlamına gelir. Yani, rüyamızda biriyle kavga ediyorsak uyku esnasında etrafa ya da yanımızda uyuyana yumruk savurabiliriz. Bir yerden düştüğümüzü gördüğümüz rüyalardan yere düşerek uyanmamız da REM uykusu davranış bozukluğunun bir göstergesidir.
REM UYKUSUNA NASIL GEÇİLİR?
Uykunun sonuncu evresi olarak tanımlanan REM uykusuna geçmeden önce uykunun birinci, ikinci ve üçüncü evrelerini yaşarız. Uykunun birinci evresinde genellikle uyku ile uyanıklık arasında gidip gelinir. Bedenimiz kendini salar, soluk alıp verişlerimiz yavaşlar. Bu evre, tamamen uykuya dalınan zamana kadar sürer. Uykunun ikinci evresine geçiş gözün hareketinin durmasıyla başlar. Birinci evredeki hafif uyku hali yerini daha derin bir uykuya bırakır ve bu evrede beyin dalgaları olabildiğince yavaştır. Uykunun üçüncü evresi ağır uyku evresidir. Gözler yine bu evrede de hareket etmez. Uykunun bu üç evresine Non-Rem uyku denir. Non-REM uykusu esnasında beden ve zihin dinlenmiş olur. Bu üç evre neredeyse 90 dakika kadar sürer ve ardından REM uykusuna geçiş gerçekleşir. Gözler hareket etmeye başlar ve zihin gün boyunca öğrendiklerini tekrar etmeye koyulur. Uyumaya başladıktan sonra REM uykusuna geçiş neredeyse 90-100 dakika sürer.
REM UYKUSU NE KADAR SÜRER?
Rem uykusu sağlıklı bir uykunun neredeyse %25'ini kapsar. En kısa 5 dakika en uzunsa 30 dakika süren REM uykusu, gece uykusu boyunca 4 ya da 6 kez kendini tekrarlar.
REM UYKUSUNDA UYANMAK ZARARLI MI?
REM uykusu esnasında zihin uyanıktır. Beyin tıpkı uyanıkmış gibi çalışmaya devam eder. Beyin, REM uykusu sırasında tüm gün öğrenilenleri ve belleğe kaydedilenleri tekrarlar. REM uykusunu yeterince uyumamak ya da REM uykusu esnasında uyandırılmak, beyin bilgiyi kaydetme işlemini tamamlayamadığı ya da eksik tamamladığı için unutkanlığa, karar vermekte güçlük çekmeye neden olabilir. REM uykusunu yeterince uyuyamamak kişide sinirli, kararsız ve kaygılı bir ruh halinin hakim olmasına neden olabilir. Uyku sağlığı bu yüzden canlıların bedensel sağlığı kadar ruhsal sağlığı açısından da oldukça büyük bir öneme sahiptir.