Ülkemizde 1 yılı aşkın süredir etkilerini sürdüren koronavirüs salgınıyla ilgili aşı çalışmaları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde yoğun şekilde sürüyor. Bugün yapılan Bilim Kurulu Toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın "İntranazal aşı"dan (burundan uygulanan) bahsetmesi sonrasında "İntranazal nedir?" merak edenler, İntranazal aşı nedir, özellikleri nelerdir, nasıl uygulanır? şeklinde sorulara cevap aramaya devam ediyor.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın Twitter hesabından paylaştığı açıklamasında yer alan İntranazal aşı ve özelliklerine ilişkin tüm detaylar şöyle;

İntranazal teriminin Türk Dil Kurumu (TDK) İlaç ve Eczacılık Terimleri Sözlüğü'nde yer alan kelime anlamı "burun içine, burun içinde" olarak yer alıyor.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamalarında duyurduğu intranazal aşı ile ilgili olarak Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof.Dr. Gülgün Dilek Arman sabah.com.tr'ye yapmış olduğu açıklamalar şu şekilde;

Intranazal aşı ile ilgili İngiltere'de ve ABD'de çalışmalar olduğunu söyleyen Prof.Dr. Gülgün Dilek Arman, Hindistan'ın da iki ülke ile ortak bir çalışması olduğunu ifade etti.
Arman, "ABD ve İngiltere'deki çalışmalarda faz-1 aşamasına geçilmiş durumda. İngiltere'de 2 çalışma var. Firmalardan biri Oxford ile Astrazeneca." dedi.
Arman Intranazal Covid aşısının canlı virüs verme yöntemi ile olmayacağını, farklı bir teknik üzerinde çalışıldığını belirtti. Arman, "Hayvan deneylerinde maymunlar ve fareler tercih ediliyor. Hayvan deneylerinde önemli başarılar elde edildiği, virüsün engellendiği belirtiliyor." ifadelerini kullandı.

Intranazal aşının oldukça önemli bir yöntem olduğunu ifade eden Prof.Dr. Arman, "Intranazal aşı çalışmalarında tek hedef Covid-19 değil. Virüsün dışında grip için de aşı çalışmaları var. ABD, bu aşı yöntemini gripte de kullanmak istiyor. Bu yönde çalışmalar yürütülüyor" dedi.
Intranazal aşının en önemli özelliğinin virüsü giriş yolunda öldürmek olduğuna vurgu yapan Arman, "İnaktif aşılar üretimi en zor aşılardır. Çin'in ürettiği aşı bu anlamda en zor aşıdır. BionTech'in ürettiği aşı görece en hızlı üretilen aşıdır. Bu Intranazal denilen aşı yöntemi ise orta güçlükte üretimde bir aşıdır. Aşının en önemli özelliği virüsü giriş kapısında öldürmektir. Bu nedenle salgının sona ermesi için oldukça başarılı bir yöntem olarak görülüyor." dedi.

Dünyanın kitlesel aşılamada zorlandığı günlerde bu aşı yönteminin çare olabileceğini ifade eden Arman, "Uzmanlık gerektiren bir aşı değil. Bir hemşire ya da doktor gerekmiyor. Kitlesel aşılamaya büyük katkı sağlar. Kişiler evde aşıyı burun yolundan kendisi alabilir. Virüs giriş kapısında öldürüleceği için çok daha az doz ile başarı elde edilebilir diye düşünüyorum" diye konuştu.
Arman, aşının model olarak Astrazeneca'nın aşısı ile benzerlik gösterdiğini de sözlerine ekledi.
Burun yolundan tüketilmesi nedeniyle alerjik bir reaksiyonu olup olmayacağına da cevap veren Arman, "Aşının alerjik bir etkisinin olacağını sanmıyorum. Burundan alınması nedeniyle bir nebze hapşırık yapabilir. Belki bu nedenle dozun bir miktarının ziyan olması durumu olabilir. Ancak kullanım anlamında kolaylığı ile kitlesel aşılamaya büyük katkı sağlayacaktır. Daha az dozla daha büyük etki görülebilecektir." ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın Türk bilim insanlarının girişimiyle Faz-1 çalışmalarına başlanacağını duyurduğu burundan sprey olarak uygulanan 'İntranazal Covid' aşısıyla ilgili Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank açıklama yaptı.
Bakan Varank, tüm klinik aşamaların tamamlanması durumunda bu yeni aşı türünün yıl içinde kullanıma sunulmasını beklediklerini duyurdu.
Varank, Nanografi firmasının, nano teknoloji alanında başarılı çalışmalar yaparken pandemi döneminde aşı alanında da çalışmaya başladığını hatırlattı.

Varank, "Nanografi çatısı altında faaliyet gösteren bilim insanları, klasik aşılardan farklı olarak burundan sprey olarak uygulanacak yenilikçi bir aşı türü geliştiriyorlar. ODTÜ, Hacettepe, Gazi ve Ankara Üniversitelerinin altyapı, bilimsel beceri ve akademik tecrübelerinin katkılarıyla Türkiye'nin ilk intranazal yerli aşı geliştirme çalışmaları devam ediyor. Bu aşı mRNA ve inaktif aşı teknolojisinden farklı olarak protein temelli olarak tasarlandı. Burundan uygulanan aşı, virüsün insanları enfekte ettiği yolu takip ettiği için bu teknolojinin virüs ile daha etkin mücadele edeceği öngörülüyor. Bu aşı türü, mutasyon durumunda çok hızlı bir şekilde yeniden modelleme ve salgının olası ilerleyen seyirlerinde elimizi güçlendirme potansiyeline sahip" diye konuştu.
Varank, preklinik aşamaları başarıyla tamamlanan ilk intranazal yerli aşı adayı için çok kısa bir süre sonra Faz-1 insan denemelerine başlanacağını vurgulayarak, "Nisan ayında insan deneylerimize başlayacağız. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun onayı bekleniyor. Tüm klinik aşamaların tamamlanması durumunda bu yeni aşı türünün yıl içinde kullanıma sunulmasını hedefliyoruz. Bu tür yenilikçi ve çözüm odaklı çalışmalar yürüterek ülkemize hatta tüm insanlığa katkı sağlama gayretinde olan Türk bilim insanlarımızı buradan tekrar tebrik ediyorum" diye konuştu