Hipertansiyon yıllarca hiçbir belirti vermeden ilerleyen ve teşhis edilip kontrol altına alınmadığı sürece kalp ve damar sistemine, beyine, gözlere ve böbreklere kalıcı hasar veren bir hastalık. Maalesef ülkemizde 18 yaşından büyük her 3 kişiden biri hipertansiyon hastası ve en büyük tehlike de hastaların bunun farkında olmaması. Çünkü çoğumuzun tansiyon ölçme alışkanlığı yok. Doç. Dr. Muhammed Keskin, Covid-19 geçirdikten sonra kalplerinde bir hasar kalıp kalmadığını öğrenmek için kardiyoloji polikliniklerine yapılan başvuruların artması sonucu çoğu hastanın hipertansiyon tanısını erken koyma şansı elde ettiklerini söylüyor.
Sinsi bir şekilde başlayıp ilerleyen bu hastalığın teşhis edilebilmesi için her bireyin en azından 6 ayda bir kere tansiyon değerlerini kontrol etmesi gerektiğinin önemini vurgulayan Doç. Dr. Muhammed Keskin; Hipertansiyon nedir, nasıl teşhis edilir, tedavisi mümkün müdür?, Kontrol altına almak için neler yapılmalıdır?, Kimler hipertansiyon hastası adayıdır?, Riskleri en aza indirmek için uzak durulması gerekenler nelerdir? gibi soruların cevaplarını SABAH okurlarıyla paylaştı…
Ülkemizde en sık görülen hastalıklardan biri olan hipertansiyon nedir?
Normalde 120/80 altında olması gereken kan basıncının, yapılan ölçümlerde 140/90 üzerinde seyretmesine hipertansiyon diyoruz. Tansiyonu 120-139/80-89 arasında olmasını da yüksek-normal kan basıncı olarak kabul ediyor ve bu bireyleri de hipertansiyon adayı olarak değerlendiriyoruz.
Hipertansiyon hastalığının belirtileri nelerdir?
Bu hastalığın belirgin bir belirtisi yok. Hipertansiyon tanısını koymak için tek kriter kan basıncının yüksek olmasıdır. Bununla birlikte baş ve ense ağrısı, kulak uğultusu ve çınlama, baş dönmesi, yüzde kızarıklık ve yanma hissi, sık idrara çıkma, burun kanaması, çarpıntı ve terleme; başlangıç aşamalarında görülebilir. Belirti vermemesi zarar vermediği anlamına gelmez. Hipertansiyon belirti vermeyen fakat ölümcül bir hastalık. Yüksek kan basıncı kalbin iş yükünü arttırıyor ve atardamarlara zarar veriyor. Zaman içerisinde özellikle kalp, böbrek, göz ve beyne kan götüren atardamarlarda hasar oluşuyor. Bu organlar yüksek basınca uzun yıllar boyunca sessizce direniyor. Bu nedenle kan basıncındaki yükselme yıllarca belirti vermeden sinsi bir şekilde ilerliyor. En sonunda da beyin kanaması ve felç, kalp yetersizliği ve kalp krizi, böbrek yetersizliği, görme kaybına ve cinsel işlev bozukluğuna neden oluyor.
Hipertansiyon tanısı nasıl konur?
Hipertansiyon tanısını koymak için tek kriter kan basıncının yüksek olmasıdır. Farklı iki günde, en az iki kez yapılan ölçümlerde tansiyonu 140/90 ve üzerinde olan hastalarımıza hipertansiyon tanısı koyabiliyoruz. Ancak bazı bireylerde bu net olarak ayırt edilemeyebiliyor. Çünkü kan basıncı değerleri ölçümün muayenede veya evde yapılmasına göre farklılık gösterebiliyor. Bazen bireyler evde yaptıkları ölçümlerde normal değerler gördüklerini söylerken, endişeli olmaları sebebiyle muayene sırasında yapılan ölçümlerde yüksek kan basıncıyla karşılaşıyoruz ve biz buna "Beyaz Önlük Hipertansiyonu" diyoruz. Bunun aksine kan basıncı muayene sırasında normal olup evde anormal düzeyde yükselen hastalarımız da oluyor. Bu durumu da "Maskeli Hipertansiyon" olarak adlandırıyoruz.
Bu tür hastalarda tansiyon değerlerini belirleyebilmek için evde tansiyon takibi yapmalarını ve not almalarını istiyor veya tansiyon holter takıp günlük aktiviteler ve gece uyku esnasında kan basıncı hakkında bilgi sağlıyoruz.
YEMEKTEN 2 SAAT SONRA ÖLÇÜN
Hipertansiyon hastalarının her gün tansiyonunu ölçüp takip defterine yazması, hekimin tansiyonun seyrine bakıp tedaviyi ona göre düzenlemesi açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Muhammed Keskin; "Ülkemizin 1/3'ü, 40 yaş üzerindekilerin de yarısı hipertansiyon hastası ve bu kişilerin yüzde 60'ı tansiyon hastası olduğunun farkında değil. Çünkü ülkemiz insanı senede bir kez bile tansiyonunu ölçmüyor. Çoğu hasta doğru ölçüm yapmadığı için ya risk altında ya da gereksiz yere ilaç kullanıyor." diyor. "Koşa koşa eczaneye gidip tansiyon ölçtürmek yanıltıcı bir sonuç veriyor. Veya ayakta, yemek yedikten, sigara içtikten hemen sonra, stres-üzüntü anında ya da tok karnına ölçmek doğru değil diyen Doç. Dr. Muhammed Keskin, evde tansiyon ölçerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini şöyle sıralıyor: