'1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık Ayı' kapsamında Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Erdem Akbal, kolon kanserinin nedenleri, erken teşhisin önemi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
DÜNYADA ARTIŞ EĞİLİMİNDE
Prof. Dr. Akbal, "Kolon (kalın bağırsak) kanseri, tüm dünya ile birlikte ülkemizde de hem erkeklerde hem kadınlarda en sık görülen kanserler arasında 3'üncü sırada, kansere bağlı ölümler açısından ise 2'inci sırada. Kolon kanserinin dünyada görülme sıklığı incelendiğinde tüm dünyada artış eğiliminde olduğu belirlenmiştir. Ancak bununla birlikte erken tanı ve tarama programlarının yaygınlaştırılması ile hastalığın tedavisinde önemli oranda artış olmuştur. Kolorektal kanserlerin büyük çoğunluğu adenomatöz poliplerden gelişmektedir. Adenom–karsinom sekansı olarak tanımlanan bu süreç genellikle 5–10 yıllık bir zaman dilimini kapsar. Bu biyolojik süreç, hastalığın tarama programları ile erken evrede saptanmasına ve hatta premalign lezyon aşamasında önlenmesine olanak tanımaktadır" dedi.

AİLENİZDE VARSA...
Kolon kanseri gelişiminde genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını söyleyen Prof. Dr. Akbal, "Ailesinde birden fazla kalın bağırsak kanseri olan, kolonoskopide 1 cm'den büyük, yüksek derecede farklılaşma gösteren polip bulunanların diğer aile bireylerinde de kanser riskinin arttığı görülmektedir" dedi. Prof. Dr. Akbal, kolorektal kanserini artıran başlıca sebepleri şöyle sıraladı:
45 yaş ve üzeri olmak
Ailede kolorektal kanser öyküsü
Obezite ve metabolik sendrom
Hareketsiz (sedanter) yaşam
Liften fakir, kırmızı ve işlenmiş etten zengin beslenme
Sigara ve aşırı alkol tüketimi
İnflamatuvar bağırsak hastalığı.

TARAMA YAŞI 45'E ÇEKİLDİ
Kalın bağırsak ve rektum kanserlerinin ailesel, genetik geçişli ve rastlantısal olarak üç sebeple ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Akbal, şunlara dikkat çekti: "Son yıllarda yapılan çalışmalarda kolon kanserinin görülme yaşının giderek daha erken yaş gruplarına kaydığı görülmektedir. Bu nedenle birçok uluslararası kılavuz, ortalama riskli bireylerde tarama başlangıç yaşını 45 olarak güncellemiştir. Bu yaklaşım, erken başlangıçlı kolorektal kanser vakalarındaki artışa karşı koruyucu bir strateji olarak değerlendirilmektedir."

DİKKAT: BELİRTİ VERMEDEN İLERLİYOR
Kolorektal kanserlerin çoğu zaman erken evrede hiçbir belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Prof. Dr. Akbal, şunları söyledi: "Erken evrede saptanan kolorektal kanserlerinde 5 yıllık sağ kalım oranları yüzde 90'ın üzerindeyken, ileri evrede saptanan ve tedavisine başlanan hastalıkta bu oran yüzde15'lere kadar düşebilmektedir. Bu nedenle tarama programları ve toplum farkındalığı hayati önem taşımaktadır. Çünkü bilinirlik ile kolon kanserinin önlenebilir ve erken tanı ile yüksek oranda tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun bilinmesi gerekir. Ailesinde kanser öyküsü olan bireylerin hiçbir belirti beklemeden, hekim önerisi doğrultusunda kolonoskopi yaptırması, 45 yaşını dolduran her bireyin ise tarama programına katılması yaşam kurtarıcıdır."
ALTIN STANDART YÖNTEM; KOLONOSKOPİ
Kolonoskopinin, kolorektal kanser taramasında altın standart yöntem olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Akbal, "Kolonoskopi, tanının yanı sıra tedavi ve iyileşmede de önemli bir avantaj sağlamaktadır. Çünkü aynı işlem sırasında poliplerin çıkarılabilmesi, kolon kanserini önleyici etkisinin temelini oluşturmaktadır. Normal bir kolonoskopi sonrası ortalama riskli bireylerde genellikle 10 yıl arayla tekrar önerilmektedir. Ancak bu süre, bireysel risk faktörlerine ve saptanan lezyonların özelliklerine göre değişiklik de gösterebilmektedir. Belirti yoksa da taramalarınızı yaptırın" dedi.