Kalp durmalarında ilk dakikalar en kritik zaman dilimi. Hastane dışı kalp durmalarında hayatta kalma oranı ise çok düşük. Sağlık Bakanlığı, 2026-2028 yılları arasında havaalanları, AVM'ler, toplu ulaşım alanları ve insan yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde otomatik şok cihazı bulundurma zorunluluğunu yaygınlaştırıyor. Türkiye Acil Tıp Vakfı (TÜAT) Yönetim Kurulu Üyesi ve Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Mustafa Çalık, Sağlık Bakanlığı'nın TÜAT ile birlikte 'Kalp Durduğunda Siz Durmayın' sloganıyla başlattığı otomatik şok cihazının yaygınlaştırılmasına ilişkin kampanyada gelinen son noktayı anlattı.

HEDEF 10 BİN KİŞİYE ULAŞMAK
Doç. Dr. Çalık, Otomatik Eksternal Defibrilatör'ün (OED), sağlık ekipleri ulaşana kadar geçen kritik dakikalarda hayat kurtarma zincirinin en etkili unsurlarından biri olduğunu belirterek, "Kampanya kapsamında özellikle havaalanları, alışveriş merkezleri, istasyonlar, stadyumlar ve benzeri insan yoğunluğunun yüksek olduğu alanlarda OED cihazlarının yaygınlaştırılması ve toplumun bu cihazları tanıması ve gerektiğinde kullanabilmesi büyük önem taşıyor. Bu yıl içinde toplumun farklı kesimlerinden en az 10 bin kişiye ulaşmayı amaçlıyoruz" dedi.

YANLIŞ ŞOKLAMAYI ÖNLEYEN SİSTEM
ASELSAN tarafından geliştirilen yerli ve milli OED cihazı hakkında da bilgi veren Doç. Dr. Çalık, "Cihazlar, online olarak takip edilebiliyor. Planlamaya göre 2026 yılında yaklaşık 13 bin noktada, 2028 yılına kadar ise yaklaşık 20 bin noktada OED cihazı olacak. OED cihazları sesli ve görsel yönlendirmelerle kullanıcıyı adım adım yönlendirerek, müdahale sürecini kolaylaştırıyor. Bu özellikleri sayesinde ilk yardım eğitimi olmayan kişiler bile cihazın yönlendirmelerini takip ederek, doğru müdahaleyi gerçekleştirebilir. Cihaz, kalp ritmini otomatik olarak analiz eder ve yalnızca şoklanabilir ritim tespit edildiğinde elektroşok uygular. Bu sayede yanlış şoklamayı önleyen güvenlik mekanizmalarına sahiptir" dedi.

HER YIL 100 BİN KİŞİNİN HASTANE DIŞINDA KALBİ DURUYOR
Türkiye'de her yıl yaklaşık 100 bin civarında hastane dışı ani kardiyak ölüm vakasının gerçekleştiğini söyleyen Doç. Dr. Çalık, şöyle dedi: "Bu vakalarda en kritik unsur zaman. İlk 5 dakika içinde müdahale edilmezse beyin hasarı hızla artıyor ve hastanın nörolojik sağ kalım şansı ciddi şekilde düşüyor. Türkiye'de 112 Acil Sağlık ekiplerinin olay yerine ulaşma süresi ortalama 8-10 dakika civarında. Bu nedenle çoğu vakada ilk müdahalenin olay yerindeki kişiler tarafından yapılması gerekiyor. Hastane dışı kalp krizi vakalarında bugün geri dönüş oranı yaklaşık yüzde 5 seviyesinde. Bu oranın yalnızca yüzde 10'a çıkarılması bile başarıyı 2 katına çıkarmak anlamına geliyor."
İLK MÜDAHALE NASIL YAPILMALI?
DOÇ. Dr. Çalık, yardım çağrısından sonra ilk müdahalenin nasıl yapılması gerektiğini ise şöyle anlattı: "Hastanın solunumu hızlıca kontrol edilir. Eğer normal solunum yoksa zaman kaybetmeden temel yaşam desteğine başlanır. Hasta sert zemine sırtüstü yatırılır ve göğüs ortasına dakikada 100–120 ritimde, 5–6 cm derinlikte göğüs basısı uygulanır. Uygulama genellikle 30 göğüs basısı ve 2 kurtarıcı nefes şeklinde devam eder. OED cihazları, kritik sürede müdahale için destek araçlarıdır. Kalp ritmini otomatik olarak analiz eden bu cihazlar yalnızca gerekli olduğunda elektroşok uygular ve sesli - görsel yönlendirmeleri sayesinde kullanıcıyı adım adım yönlendirir. Bu nedenle ilk yardım eğitimi olmayan kişiler tarafından da güvenle kullanılabilir. Müdahale, 112 ekipleri gelene kadar kesintisiz sürdürülmelidir. Çünkü bu ilk dakikalarda yapılan doğru müdahale, hastanın hayatta kalma şansını önemli ölçüde artırır."