1-7 Nisan tarihleri Ulusal Kanser Haftası. Bu kapsamda Medical Park İstanbul Onkoloji Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Tayfun Hancılar, kanser tedavisi sürecinde doğru beslenmenin yaşam kalitesi üzerinde belirleyici rol oynadığını belirterek, şu beslenme tavsiyelerinde bulundu…
DENGELİ BESLENİN
Kanser tedavisinin ameliyat, kemoterapi ve radyoterapi gibi yoğun ve çok yönlü süreçleri kapsadığını belirten Uzm. Dr. Hancılar, bu süreçte vücudun yalnızca hastalıkla değil, aynı zamanda tedaviye bağlı yan etkilerle de mücadele ettiğini söyledi.

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİR
Dengeli beslenmenin tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Hancılar, "Doğru beslenme bağışıklık sistemini güçlendirir, kas kaybını önler, yorgunluğu azaltır ve tedaviye verilen yanıtı iyileştirir. Yetersiz beslenen hastalarda tedavi kesintileri, enfeksiyon riski ve hastane yatışlar daha sık görülür. Dengeli beslenenler ise tedaviyi daha iyi tolere eder ve yaşam kaliteleri belirgin şekilde artar" diye konuştu.

PROTEİN ÇOK ÖNEMLİ
Kanser hastalarının beslenmesinde proteinin kritik bir rol oynadığını belirten Uzm. Dr. Hancılar, şu tavsiyelerde bulundu: "Protein; hücre onarımı, bağışıklık sistemi fonksiyonu ve kas kütlesinin korunması için temel yapı taşıdır. Kanser tedavisi sırasında protein ihtiyacı sağlıklı bireylere göre belirgin şekilde artar. Yumurta, tavuk, balık, baklagiller, yoğurt, kefir ve peynir çeşitleri önemli protein kaynaklarıdır. Tedaviye bağlı iştah kaybı yaşansa bile bu besinlerin gün içinde küçük porsiyonlarla ve düzenli aralıklarla tüketilmesi büyük önem taşır."

LOR PEYNİRİNDEKİ MUCİZE
UZM. Dr. Hancılar, özellikle de kanser tedavisi görenlere lor peynirini önererek, şöyle dedi: "Lor peyniri kanser hastalarının beslenmesinde önemli bir yere sahip. Lor peyniri; yüksek protein içeriği, düşük yağ oranı ve kolay sindirilebilir yapısıyla öne çıkar. İçeriğinde bulunan 'whey proteini' vücut tarafından hızlı emilir ve kana karışır. Bu da tedavi sürecinde artan protein ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlar. Lor peyniri aynı zamanda düşük tuz oranına sahiptir. İçeriğindeki proteinler vücudun güçlü antioksidanlarından biri olan glutatyon üretimini destekler. Bu durum hücre yenilenmesine katkı sağlar ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Lor peynirinde bulunan 'kazein proteini' daha yavaş sindirilir ve uzun süre tokluk sağlar. Bu da kas yıkımının önlenmesine katkı sunar. Ayrıca ulaşılabilir ve ekonomik bir besin olması da hastalar için önemli bir kolaylık sağlar."
BAĞIŞIKLIĞINIZI DEMİR GİBİ TUTMANIN FORMÜLÜ
BAĞIŞIKLIK sistemini destekleyen besinlerin de tedavi sürecinde önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Hancılar, şu önerilerde bulundu:
■ Renkli sebze ve meyveler güçlü antioksidan kaynaklarıdır. Ispanak, brokoli, kırmızı biber, portakal ve kivi gibi besinler bağışıklık sistemini destekler. ■ Probiyotik içeriği yüksek yoğurt ve kefir bağırsak sağlığına katkı sağlar.
■ Zeytinyağı, ceviz ve avokado gibi sağlıklı yağlar hücre zarlarını destekler.
■ Kabak çekirdeği çinko açısından önemli bir kaynaktır.
■ Bal, arı poleni ve propolis de bağışıklık sistemini destekleyen besinlerdir.
■ Tedavi sürecinde, işlenmiş etler, şeker oranı yüksek hazır gıdalar ve kızartmalardan uzak durulmalı.
■ Doktor onayı olmadan bitkisel ürün kullanılmamalı.
■ Yüksek şekerli gıdaların 'enerji verir' düşüncesiyle aşırı tüketilmesi de yanlış.
■ Sıvı alımı ihmal edilmemeli.
6 YEMEK KAŞIĞI KADAR TÜKETİLEBİLİR
LOR peynirinin tüketim miktarına da değinen Uzm. Dr. Hancılar, "Lor peyniri günde 1 ila 2 kez, sabah kahvaltısında veya ara öğünlerde tüketilebilir. Gün içinde toplamda yaklaşık 6 yemek kaşığına kadar tüketilmesi uygundur. Tüketimi farklı besinlerle desteklenebilir. Meyve, zeytinyağı veya az miktarda bal ile birleştirilerek, hem besin değeri artırılabilir hem de tüketimi kolaylaştırılabilir" dedi.