Önce Urfa'da, ardından Kahramanmaraş'ta yaşanan okul katliamları tüm Türkiye'yi derinden sarstı. Türk Pediatri Kurumu'nun "Umudun adı: Çocuk" çağrısıyla Antalya'da başlayan kongresine okul katliamının acısı çöktü. Çocuk sağlığını masaya yatırmak için toplanan yaklaşık 3 bin doktor, okul saldırısıyla Türkiye'de çocuklara yönelik şiddet, suça sürüklenme ve dijital riskleri yeniden tartışmaya açtı.
ŞİDDET KARTOPU GİBİ BÜYÜYOR
Türk Pediatri Kurumu Başkanı ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Çocuklar bu dünyanın en masum bireyleridir. Her türlü şiddetten uzak tutulmaları gerekir. Son yıllarda çocuklara yönelik şiddet ciddi biçimde artıyor. Şiddet ortamı kartopu gibi büyüyor. 2023'ten 2024'e yaklaşık yüzde 10'luk bir artış söz konusu" dedi. Güvenlik birimlerine yansıyan verilerin endişe verici olduğunu belirten Prof. Dr. Kasapçopur, suça sürüklenen çocuk sayısındaki artışın daha dikkat çekici olduğunu ifade ederek, "Bu grupta yüzde 13,3'lük bir artış var. Mağdur çocuk sayısı yüzde 6,8 arttı" dedi. Suç türlerine göre dağılımda ise yaralama vakalarının öne çıktığını belirten Prof. Dr. Kasapçopur, "Çocukların birbirine yönelik fiziksel şiddet uygulaması giderek artıyor ve bu şiddetin eyleme dönüşmesi çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu. Şiddetin nedenleri arasında sevgisiz büyüme ortamı ve şiddetin günlük hayatın parçası haline gelmesinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Kasapçopur, "Birini görmezden gelmek, kötü davranmak, yoksun bırakmak da şiddettir" dedi.

MAFYA DİZİLERİ ÇEKİLMEMELİ
Prof. Dr. Kasapçopur, bir çağrıda da bulundu: "Denetimsiz olarak ortaya çıkan çocukların silahlanması durdurulmalı. Çocuklar kitapla dolaşmalıdır. Ayrıca RTÜK'ü göreve davet ediyoruz. Mafya dizileri çekilmemeli. Ayrıca dijital oyunlar da çocuklara şiddet aşılıyor. Çocuklar aldıkları canlarla oyun kazanıyor" dedi.
ÇOCUKLAR DİJİTAL PLATFORMLARDA ŞİDDETİ ÖĞRENİYOR
Çocukların şiddeti dijital dünyada da öğrendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kasapçopur, sosyal medya ve siber zorbalığın önemli riskler barındırdığını belirterek, "Siber zorbalık, çocukları farklı istismar ve şiddet türleriyle karşı karşıya bırakıyor. Şiddetin öğrenildiği alanlardan biri de dijital platformlar haline geldi. Bu konuda acil önlem alınmalı" dedi.

ÖLÜM OYUNLARI İDDİASI
Dijital platformlar üzerinden çocukların şiddete yönlendirilmiş olabileceğine dair iddialara da temkinli yaklaşan Prof. Dr. Kasapçopur, "Bu konuda net bir bilgimiz yok. Ancak bu tür yapıların ve oyunların varlığına dair duyumlar bulunuyor. Bu ihtimal göz ardı edilmemeli ve mutlaka araştırılmalı" dedi.
HAYAL DÜNYASINI GELİŞTİREN OYUNLAR İYİLEŞTİRİCİDİR
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Psikiyatristi Prof. Dr. Burak Doğangün ise şunları söyledi: "Bu toplu katliamlar ülkemizde görülmüyordu. Avrupa'da da 2000'lerin başında dikkat çekti. Sonra bu kişilerin evinde silah oyunu oynadığı görüldü. Oyunlar iyileştiricidir ama hayal dünyasını geliştirebilen oyunlar iyileştiricidir. Bunun yerini başka oyunlar aldı. Burada kişi silah oyunlarının içinde adeta görevli gibi. Ayrıca birçok ergen yaşamın ve yaşatmanın manasız olduğunu düşünüyor. Bu tarz toplu eylemlerde kişiler eylemin sonunda öleceklerini biliyorlar. Bu aslında intihar saldırısı. Hepimiz suçluyuz ve hepimiz risk altındayız. Benim çocuğumda olmaz düşüncesi tamamen bir inkardır."

ERKEN UYARI SİNYALLERİNE DİKKAT
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Gizem Durcan da "Dijital dünya sınırları ortadan kaldırdı. Eskiden bu tür vakaları daha çok Amerika'da duyardık. Çocukların dijital içeriklere erişiminin kontrolsüz hale gelmesi riskleri artırdı" dedi.
PSİKOLOJİK SORUN RİSKİ ARTIRIR
Psikiyatrist Durcan, suça karışan çocukların yalnızca işledikleri eylem üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Görünen tablo buzdağının sadece üst kısmı. Biz şu anda bu çocukların işlediği suçu görüyoruz. Ancak bu çocukların geçmişinde ne var, neye maruz kaldılar bunu pek bilmiyoruz" dedi. Durcan, ergenlikte beyin gelişiminin henüz tamamlanmadığını vurgulayarak, bu dönemde çocukların daha dürtüsel, duygularını kontrol etmekte zorlanan ve riskli davranışlara daha açık bireyler olabildiğini ifade etti. Tedavi edilmemiş psikiyatrik sorunların da risk oluşturabileceğini belirten Durcan, dürtü kontrol bozuklukları, davranış sorunları ve bazı psikiyatrik hastalıkların suça eğilimi etkileyebileceğini söyledi. Hayvana zarar verme, okulda zorbalık, sosyal izolasyon ve aileyle iletişimin zayıflaması gibi davranışların da erken uyarı işareti olabileceğini belirten Durcan, bu durumlarda destek alınmasının önemine dikkat çekti. Durcan, ebeveynlerin çocuklarının dijital ve sosyal yaşamından haberdar olmasının koruyucu bir unsur olduğunu belirterek, "Bu, her şeyi kontrol etmek değil; çocuğun ne yaptığını bilmek ve sağlıklı bir takip ilişkisi kurmaktır" dedi. "Aileler korkuyor, çocuklar korkuyor. Nasıl baş edecekler bu travmayla?" sorusuna ise Durcan şu yanıtı verdi: "Özellikle şiddet içerikli olayların görüntülerine sürekli maruz kalmak 'İkincil travma'ya yol açabilir. İlkokul ve ortaokul çağındaki çocuklar bu tür içeriklerden uzak tutulmalı. Çocuklar bu bilgiyi okulda ya da çevresinden de duyabiliyor. Bu yüzden tamamen saklamak yerine doğru şekilde anlatılmalı. Sade ve koruyucu bir dil tercih edilmeli" dedi.
ÇOCUĞUNUZU DİNLEYİN
Zorbalık gibi durumlarda çocukların yaşadıklarını gizlediğini belirten Durcan, "Çocuk yaşadığı olumsuzluğu paylaştığında önce dinleyin. Çocuğu anlamak, duygusunu kabul etmek, ardından çözüm üretmek gerekir. Gerekirse okulla iletişime geçin" dedi.