Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından da yakından takip edilen ve Türkiye dahil Kanada, Danimarka, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Singapur, İsveç, İsviçre, İngiltere ve ABD gibi 12 ülkeye bilgilendirme geçilen Hantavirüs enfeksiyonu, son dönemde yaşanan can kayıplarıyla yeniden dünyanın gündeminde.
1997'DE ÜLKEMİZDE GÖRÜLMÜŞTÜ
Dünyayı alarma geçiren Hantavirüs'ün, Türkiye'de en son 1997 yılında görüldüğünü söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, hastalığın çıkış noktasını, bulaşma yollarını ve korunma yöntemlerini anlattı.

KEMİRGENLERDEN BULAŞIYOR
Doç. Dr. Diktaş, paniğe kapılmadan bilinçli hareket edilmesi gerektiğinin altını çizerek, virüsün Kovid-19 gibi küresel bir pandemiye dönüşmesinin beklenmediğini ancak özellikle kemirgen temasına ve kapalı alan temizliğine karşı hayati önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Diktaş, "Virüsün temel bulaş yolu kemirgenlerden oluşuyor. Farelerin dışkı, idrar ve salgılarının ortama karışmasıyla enfekte partiküller oluşuyor. Bu partiküllerin solunması sonucu hastalık bulaşabiliyor. Özellikle garaj, depo, bodrum ve uzun süre kullanılmayan yazlık evler riskli alanlar arasında bulunuyor" dedi.

ATEŞLE BAŞLIYOR
Hantavirüs'ün ciddi enfeksiyon tablolarına neden olabildiğini belirten Doç. Dr. Diktaş, şunları söyledi: "Hastalık ateş, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtilerle başlayabiliyor. Ancak ilerleyen süreçte ağır solunum problemleri, kanama ve böbrek yetmezliği gibi ciddi klinik tablolar gelişebiliyor."
RESMİ AÇIKLAMALARI DİKKATE ALIN!
sağlık Bakanlığı, Hantavirüs ile ilgili açıklama yaparak, ülkemizde pozitif bir vaka olmadığını bildirdi. Vatandaşların yalnızca resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları istendi. Açıklamada, "Bakanlığımız; halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü bulaşıcı hastalığa karşı; tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarını ilgili tüm birimleriyle kesintisiz şekilde sürdürmektedir" denildi.

TEDAVİSİ YOK ERKEN MÜDAHALE ÖNEMLİ
HANTAVİRÜS'E karşı özel bir tedavi bulunmadığının altını çizen Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, "Bu nedenle erken tanı, hastaların bir an önce izole edilmesi ve yoğun bakım desteğinin sağlanması büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
İNSANDAN İNSANA NADİREN BULAŞIYOR
RİSKLİ alanların temizliği sırasında gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirten Doç. Dr. Diktaş, "Fare dışkısı bulunan alanlar süpürülerek, temizlenmemeli. Öncelikle dezenfektanla ıslatılmalı, ardından maske ve eldiven kullanılarak dikkatli şekilde temizlenmeli. Hantavirüs'ün insandan insana bulaş riski düşük. Dünya Sağlık Örgütü şu an için Kovid-19 benzeri büyük bir pandemi beklemediğini açıkladı. Ancak nadir de olsa insandan insana bulaş ihtimali göz önünde bulundurulmalı" dedi.
3 ÖLÜM 8 VAKA BİLDİRİLDİ
DSÖ Başkanı Tedros Ghebreyesus, MV Hondius gemisinde şu ana kadar 3'ü ölüm olmak üzere 8 vakanın bildirildiğini açıkladı. Vakalardan 5'i doğrulandı. DSÖ, gemideki 3 Hantavirüs hastasının tahliye edildiğini ve tedavi için Hollanda'ya götürüldüğünü duyurmuştu. Gemide şu ana kadar 2 Hollandalı ve 1 Alman yolcu hayatını kaybetti.