Bilim insanları, rahimdeki bebeğin sağlığını kesintisiz izleyebilen, yapışkan bir ultrason cihazı geliştirdi; bu sayede mevcut teknolojilerin gözden kaçırdığı komplikasyonlar yakalanabilecek. Yapıştırılabilir yama niteliğindeki cihaz, saatler boyunca takılabiliyor; fetüsü görüntüleyip göbek kordonu gibi hareketli yapılar da dahil olmak üzere kan akışını gerçek zamanlı izleyebiliyor. Stanford Üniversitesi'nden Prof. Sheng Xu liderliğindeki bir ekip ile Oxford Üniversitesi ve UC San Diego'dan araştırmacılar tarafından geliştirilen cihazla ilgili bulgular, Nature Biotechnology (kaynak İngilizce) dergisinde yayımlandı.
GÜVENİLİR BULUNDU
Mevcut bebek izleme yöntemlerinin önemli sınırlamaları var. Doktorlara ya tüm gebelik boyunca yalnızca birkaç ultrason görüntüsünden oluşan kısa anlık kesitler sunuyorlar ya da yanlış alarmlarla dolu, güvenilmesi güç sürekli veriler sağlıyorlar. Bu cihaz ise uzman birinin odada bulunmasına gerek kalmadan, kan akışını ve fetüsün durumunu saatler boyunca otomatik olarak takip ediyor.

62 hamile kadının katıldığı denemelerde cihazın ölçümleri, standart elde tutulan ultrason cihazlarının sonuçlarıyla büyük ölçüde örtüştü; bu da zaman içindeki kan akışını güvenilir biçimde takip edebileceğini gösterdi. Cihaz, klinik açıdan önemli bir gerçeği de ortaya koydu: Fetal kan akışı zaman içinde dinamik biçimde dalgalanabiliyor ve kalıcı bir soruna işaret etmeyen geçici değişimler gösterebiliyor.
GEREKSİZ MUAYENELER AZALIR
Ağır bir preeklampsi vakasında yama, kan akışındaki endişe verici değişimleri tespit etti; bu da doktorların izlemi sıklaştırmasına ve dört gün sonra sezaryenle doğuma karar vermesine yol açtı. Çalışmada yer alan Profesör Antoniya Georgieva, "Bu teknoloji, fetal iyilik hâlinin günümüzde mümkün olandan çok daha uzun süreler boyunca, kesintisiz ve girişimsel olmayan şekilde izlenmesinin önünü açıyor" dedi. Araştırmacı Mariana Tome ise daha da ileri giderek cihazın bizzat hamilelik deneyimini dönüştürebileceğini savundu ve bunun "kadınların tüm gebelik boyunca kendilerini daha güvende, daha rahat ve daha iyi desteklenmiş hissetmelerine yardımcı olurken gereksiz hastane ziyaretlerini, tekrarlanan taramaları ve önlenebilir müdahaleleri azaltarak" mümkün olabileceğini belirtti. Çalışmanın birinci yazarı Dr. Tom Park, uzman sonografçıların ve ileri tanı araçlarının kısıtlı olduğu bölgelere dikkat çekerek, "Bu teknoloji, eğitimli sonografçı eksikliğinin yüksek riskli gebeliklerde bakımı sıklıkla geciktirdiği sağlık hizmeti açısından yoksun bölgelerde ve kaynakları sınırlı ortamlarda; doğum öncesi görüntülemeye erişimi genişletebilir" dedi.