Hepimiz birer futbolsever olarak ülkemize Jose Mourinho gibi ikonun gelmesine sevinmiş ve ligimizde bizi bekleyen bir rekabetin olmasına sevinmiştik. Saha içine odaklandığımız zaman Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki rekabet de beklenilen gibi oldu. Burada hiçbir problem yok. Şampiyonluk için henüz netleşen bir şey yok. İşin bu tarafındaki heyecanı devam ediyor. Ancak son Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde yaşananlar gerçekten tüm futbolseverleri hem üzdü hem de hayal kırıklığına uğrattı.
Neydi peki bu hayal kırıklığı? Mourinho gibi dünya çapında saygın gören bir teknik direktörün meslektaşı olan Okan Buruk'un burnunu sıkmasydı. Peki bu görüntünün ve dışa vurumun psikolojisi ne? Kendimce bu konuda bir şeyler yazmak istedim.
Fenerbahçe yönetimi, Jose Mourinho gibi saha içini iyi okuyabilen ve kenarda da didişmeyi seven doğru bir profili getirerek sezona başladı. Sezon ortasına kadar oynanan futbol F.Bahçe taraftarını umutsuzluğa doğru itmeye başlamış fakat daha sonra olgunlaşan süreçle birlikte Fenerbahçe'nin oyununda müthiş bir ivme yakaladığını gördük. Ancak taraftarın gözünde Mourinho'nun hala geçerli not almadığını görüyoruz. Sebep? Sebebi çok açık: Kazanılamayan derbiler…
Fenerbahçe kulübünün kültürüne ve tarihsel anlamda kodlarına baktığımız zaman büyük maçları kazanan bir takım var. Derbilerden bahsediyorum. Özellikle de Galatasaray derbileri çok başka bir anlam ifade ediyordu. Fenerbahçe şampiyonluk umutlarını devam ettiriyor evet. Ancak Mourinho'nun ilk 5 sırada yer alamayan takımları mağlup edememesi taraftarı bu anlamda şampiyonluk için motive edemiyor.
Mourinho'nun bu sezon ilk 5'te yer alan takımlara karşı oynadığı maçlara da bir bakalım;
Fenerbahçe 1-3 Galatasaray
Beşiktaş 1-0 Fenerbahçe
Galatasaray 0-0 Fenerbahçe
Fenerbahçe 2-2 Samsunspor
Eyüpspor 1-1 Fenerbahçe
Fenerbahçe 1-2 Galatasaray
Son oynanan derbiye gelecek olursak; öncelikle Fenerbahçe, Galatasaray'a karşı çok kötü bir oyun ortaya koydu. Galatasaray fizik ve taktik anlamda Fenerbahçe'yi bir kez daha mağlup etti. Burada büyük eleştiri payını elbette Mourinho alır. Çünkü takımını iyi hazırlamadığı apaçık ortadaydı.
GALATASARAY TÜM PARAMETRELERDE DAHA İYİYDİ
Rakibiniz sizin sahanıza sizden daha çok rakip ceza sahasında topla buluşmuş. Daha çok ikili mücadele kazanmış. Daha çok şut ve isabetli şut atmış ve daha çok gol beklentisine girmiş. İkili eşleşmeleri daha etkili oynayan ve uzun toplarla sizin planlarınızı alt üst eden bir Okan Buruk ve Galatasaray izledik. Nereden bakarsanız bakın Fenerbahçe'nin yine dağıldığı ve hiçbir şey ortaya koyamadığı bir derbiyi izledik.
Fenerbahçe – Galatasaray
5/16 ŞUT 8/23
2.46 xG 3.17
22 RCS 37
349 PAS 332
5/18 ORTA 9/27
37 KAZANILAN İKİLİ MÜCADELE 53
Bu sezon AZ Alkmaar'ın, Kasımpaşa'nın ve Beşiktaş'ın çözmüş olduğu noktayı sen bulamıyor veya çözemiyorsan bu senin başarısız olduğunu gösterir. Galatasaray, bu sezon Fenerbahçe'ye karşı oynadığı 3 derbinin ikisinde de rakibini oyun ve fizik olarak da yendi. RAMS Park'taki maç oyun anlamında iki takımın da çok kötü olduğu bir maçtı. Fenerbahçe'nin biraz daha istekli olduğu görmüştük ama nafile yine elde var sıfır Galatasaray'a karşı.
Fenerbahçe camiası bir sezonda iki kere Kadıköy'de mağlup olmaya alışkın bir kulüp değil. Bunu ne yazık ki Mourinho döneminde yaşadılar. Çünkü Mourinho, bu maçları hafife aldığını gösteren bir tavır sergiliyor. Ben 'Special One'ım havasında 'bu maçlar bana sökmez' imajı verdi herkese. Ama futbolun, saha içinin ve ligimizin kendine has dinamikleri ve gerçekleri var.
Şimdi bu tablo ve verilere bakıldığı zaman Mourinho'nun ligde tamamen sınıfta kaldığını ve Galatasaray'a saha dışına çekmeye çalışsa da hiçbir şekilde mağlup edemediğini görüyoruz. Geldiği ilk günden beri Galatasaray'ı saha dışına çekmeye çalışan bir Mourinho vardı.
Mourinho, 31 Ağustos 2024'te "Türkiye'de sadece Galatasaray kart görmüyor. Diğer takımlar kart görüyor." Demişti.
Bu sezon 29. hafta itibarıyla ligdeki kart sayıları şöyle;
Galatasaray: 68 Sarı Kart – 3 Kırmızı Kart
Fenerbahçe: 59 Sarı Kart – 0 Kırmızı Kart
Bu sezon ligde büyük maçları kazanamayan bir Fenerbahçe var karşımızda. Bunun getirdiği psikolojik gerilim ve taraftar baskısı kendisini son Galatasaray maçında dışa vurdu. Okan Buruk'un eliyle yaptığı sevinç hareketine karşı (tahrik edici de olsa…) tepki gösterip burnunu sıkması Mourinho'nun yenemediği bir teknik direktöre karşı olan nefretin dışa vurumuydu. O hareket Mourinho'nun da Türkiye kariyerinin ve taraftarın da gözünde bittiğinin işaretiydi. O hareket ne yazık ki Türk futbolunun çok da iyi nefes alamadığı burnu da sıkmış oldu. Sokak jargonu ile ifade etmek gerekirse; Arkadan gelip burun sıkmak delikanlılığa yakışmadı. Maç sonunda Fenerbahçeli taraftarların bir bölümü bile o görüntüyü izlerken üzüldüğünü ifade etti röportajlarda.
DERBİNİN İYİSİ G.SARAY, KÖTÜSÜ F.BAHÇE, ÇİRKİNİ MOURINHO
Galatasaray bu sezon da şampiyon olursa, hem Jose Mourinho'yu hem de Fenerbahçe'yi yönetimini çok domine bir şekilde de mağlup etmiş olacak. Son derbinin bana göre iyisi Galatasaray, kötüsü Fenerbahçe ve çirkini ise Jose Mourinho'dur. Special One, saygınlığını ve Türkiye kariyerini bitirmiştir.