Karayipler, Mauritius ve Maldivler'den sonra mutlaka görmem gereken ülkeler listesinin en başına koymuştum Seyşelleri. Daha önce adını hiç duymadığım Victoria Karnavalı ile ilgili sanal ortamda yaptığım araştırmadan sonra bu ülkeye gitme arzum daha da arttı. Hint Okyanusu'nun dünyaca ünlü bu tatil beldesine Abu Dabi aktarmalı uçtuk. Hemen hatırlatalım, Türk Hava Yolları geçen ay Seyşeller'e uçuş başlattı. 1505'te Portekizliler tarafından bulunduğu sanılan Seyşel adaları, 1768 yılında Fransızlar tarafından işgal edilmiş, daha sonra 1814'te Paris Antlaşması ile İngiltere'ye verilmiş. 1903 yılında da İngiltere Krallığı'na bağlı bir koloni haline gelmiş. Bağımsızlığını ise 1976'da kazanmış. Seyşel Adaları'nın toplam nüfusunun yüzde 90'ı, 142 kilometrekare büyüklüğündeki Mahe adasında yaşıyor. Dolayısıyla Mahe, Seyşellerin kültür ve ekonomi merkezi, uluslararası kapısı durumunda. Seyşellerde yerli bir kültür yok ama Afrika etkisini yoğun olarak görebilirsiniz. Yüzyıllar boyu kaynaştığı farklı kültürler Creole kültürünü oluşturmuş.
YERLİ HALK ÜÇ DİL KONUŞUYOR
Creole, bir zamanlar Avrupa ülkelerine ait sömürge devletlerde doğan beyazlar için kullanılırmış. Aynı sözcük Antiller ve Afrika'dan gelen siyah ırkı ayırt etmek için de kullanılmış. Bu insanların konuştuğu lisan, kültür ve mutfak da aynı isimle anılır olmuş. Adada yaşayanların çoğunluğu İngilizce ve Fransızca konuşuyor. Yerel dil ise Fransızcanın değişik bir şekli olan Creole dili. Bütün Seyşeller'in nüfusu yaklaşık 90 bin. Etnik dağılıma baktığımızda Seyşeller'de yaşayanların yüzde 93.2'si yerli Creole halkı. Yüzde 3 İngiliz, yüzde 1.8 Fransız, geri kalanlar ise Çinli, Hintli ve diğer milletlerden oluşuyor. Ülkenin en büyük gelir kaynağı turizm, balıkçılık ve hindistan cevizi. Milli para birimi Şeysel Rupee'si. Bir euro yaklaşık 14 Rupee'ye, 1 dolarsa 10 Rupee'ye denk geliyor. Yerli halkın çoğunluğu turizm sektöründen para kazanıyor. Her zaman güleryüzlü ve mutlular. Kalacağımız otele Mahe'den yarım saat süre bir araba yolculuğuyla varıyoruz. Ancak araba yolculuğu bizi fazlasıyla şaşırtıyor. Zira Mahe'yi dümdüz bir ada olarak hayal ederken, hiç de öyle olmadığını, yüksek dağlarla çevrildiğini görüyoruz. Bazen yokuş çıkarak, bazen inerek yılan gibi kıvrıla kıvrıla yollardan geçiyoruz. Yollar o kadar dar ki iki aracın aynı anda geçiş yapması ancak profesyonel sürücüyseniz mümkün. Konaklayacağımız Kempinski Oteli, sakin ve sessiz bir alan üzerine kurulu. Otelin hemen önündeki bir kilometre uzunluğundaki Anse Gouvernement plajı, Mahe'nin en gözde mekanlarından biri. Daha çok otel müşterilerinin kullandığı bu plaja nadirde olsa yerli halk ve turistler de geliyor. Ertesi gün Seyşeller'de yapılacak olan uluslararası karnaval için Mahe adasındaki Victoria şehrine gidiyoruz. Victoria, Seyşellerin başkenti ve dünyanın en küçük başkentlerinden biri. Şehirde İngiliz ve Fransız sömürge dönemlerinden kalma binalar dikkat çekiyor. Karnaval dolayısıyla inanılmaz bir kalabalık var. İlki 2000 yılında yapılan Victoria Karnavalı dünyanın en çok ilgi gören 5. büyük karnavalı haline gelmiş.
KARNAVAL İKİ GÜN SÜRÜYOR
Yerli halk her yıl Nisan ayında yapılan ve adeta görsel bir şölen havasında geçen bu karnavalı dört gözle bekliyor. Hava aşırı sıcak ona rağmen Victoria'nın ana caddesi üzerinde kortej oluşturan katılımcı ülkeler, giydikleri yöresel kıyafetleri, ilginç makyajları, yaptıkları kıvrak dansları ve her insanı harekete geçirecek müzikleri ile karnavalın start'ını veriyor. Kenya'dan gelen Masailer, tahta bacaklar üzerinde yürüyor Koreliler, Brezilyalı sambacı kızlar ve rengarenk kıyafetleriyle Endonezyalı dansçılar kortejde en çok dikkat grubu oluşturuyor. İki gün süren karnaval coşkusu gösterişli bir kapanış programıyla sona eriyor. Seyşeller'in en büyük adası Mahe'nin kartpostallara yakışır kumsalları granit kayalıklarla sırt sırta. Bu yüzden kumsallar kadar adanın zirvelerini de keşfetmeye zaman ayırmak gerekiyor.
ÜÇ GÜZEL ADA MAHE, PRASLİN VE LA DİGUE
Seyşeller'de mutlaka görülmesi gereken en az üç ada var, bunlar Mahe, Praslin ve La Digue. Üçüncü gün sabah kalkıp limana geliyoruz oldukça konforlu hızlı feribotta yerimizi alıp Praslin'e doğru yola çıkıyoruz. Yolculuğumuz bir saat sürüyor. Praslin'de UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne giren iki yer var. Bu doğa harikalarından birincisi dünyanın en geniş kara kaplumbağası nüfusunu barındıran, yeryüzünün en büyük mercan adası Aldabra Atoll. Diğeri ise Seyşeller'in gurur kaynağı, dev coco-de-mer palmiyelerinden oluşan yemyeşil bir orman; Vallee de Mai. Dünyanın en büyük Hindistan cevizi olan Coco del Mare, bu adada yetişiyor. Coco del Mare'in bir tanesi 18-20 kg ağırlığa sahip. Vallee de Mai'ye çok kısa mesafedeki Anse Lazio ise adanın en güzel plajı. Masmavi sularına bakarak zamanın nasıl geçtiğini unutacağınız Anse Lazio, Praslin Adası'nın en popüler ziyaret noktaları arasında. Buraya gelmek için ya sabah erken ya da gün batımı saatlerini tercih edin zira öğlen saatlerine doğru kalabalık o kadar artıyor ki bu güzelliği doyasıya keşfedemiyorsunuz. Yüzmekten yorulanlar için ise plaj kenarındaki kafeteryalar yöresel lezzetler sunuyor. Tüm adada görebileceğiniz dev kaplumbağalardan burada da çok sayıda bulunuyor. Seyşeller, tüplü dalış ya da şnorkel yapmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Su altının büyüleyici dünyasını keşfetmek için en ideal yer Pierre ve Victoria adaları. Hem rehberimiz hem de kaptanımız olan Alex, şnorkel turu için bizi Ance Volbert plajında karşılıyor. Sadece birkaç dakikalık mesafede yer alan Pierre adasına doğru botla yola çıkıyoruz. Su o kadar berrak ki rengarenk balıklar su üstünden bile rahatlıkla görülebiliyor. Kaptanımız suya ekmek atarak daha çok balığın gelmesini sağlarken, biz de kendimizi masmavi sulara bırakıyoruz. Su altında gördüklerimiz gerçekten etkileyici, rengarenk balıklar ve mercanlar arasında geçen yarım saatlik tur göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. Praslin'de sahile sıfır olan Coco De Mer otelinin deniz kenarındaki iskelesi gün batımında harika bir manzara sunuyor. Yine otelin yanıbaşında yürüyüş için yapılmış tahta köprü deniz üzerinden geçip küçük bir koya çıkıyor. Seyşellerin en güzel adası ise La Digue. Praslin'den 20 dakikalik feribot yolculuğu mesafesinde yer alan La Digue, ismini 18. yüzyılda adaları keşfe çıkan Fransız gemilerinden birinden almış. Adaya indiğimizde yine müthiş bir doğa manzarası ile karşılaşıyoruz. Adayı bisikletlerle turlayabilirsiniz. Beyaz, ipeksi kumsalları, turkuaz deniziyle ünlenen bu adanın en popüler plajı Anse Source D'Argent, denizin yanı başında sanki bir masal kitabından çıkmış gibi büyüleyici bir görüntüye sahip.
EN UYGUN GEZİ ARACI BİSİKLET

Seyşellerin genelinde otobüsle yolculuk etmek gayet pratik ve ucuz oluyor. Ancak hafta sonlarında ayakta kalmanız, hatta bazen beklemeniz söz konusu olabilir. Taksi daha rahat bir alternatif. Bir başka seçenek de bisiklet.

Balık, deniz ürünleri ve pilav başlıca yemekler. Özellikle mürekkepbalığı, köpekbalığı, ahtapot gibi farklı tatları deneyebilirsiniz.

Muson iklimi hakim. Dolayısıyla sık yağış görülüyor. Bir anda gelen yağmur, yine kısa bir süre sonra sona eriyor ve tekrar güneş yüzünü gösteriyor. Sıcaklığın 24-31 derece arasında seyrettiği adada temmuz ve ağustos aylarında yağış görülmüyor.
KIŞIN YAZI YAŞAYIN
MALDİVLER
Tropikal duraklar listesinin vazgeçilmezlerinden biri de Maldivler. Özellikle çiftlerin balayı tercihi. Büyüleyici bir destinasyon olan Maldivler, Hint Okyanusu'nda bir adalar topluluğu. İncecik, beyaz kumlu kilometrelerce uzanan plajları ve okyanus üzerindeki konaklama tesisleriyle öne çıkıyor. Okyanusun sonsuzluğuna karşı uyanmak kesinlikle unutulmazlar arasında yer alıyor. Burada hava sıcaklığı ortalaması 25 derece. Adaların tek geçim kaynağı turizm olunca, ada halkı da turistleri mutlu etmek için adeta seferber oluyor.
MAURITIUS
Volkanik faaliyetler sonucunda oluşan ada ülkesi kültürel ve doğal hazinelere ev sahipliği yapıyor. Dağ, orman ve okyanus. Bozulmamış doğal ortamına hayran kalacaksınız. Harika plajları, nefes kesici gün batımlarıyla meşhur Mauritius'ta en taze deniz ürünlerini yiyebilirsiniz. Hint Okyanusu'nun güneybatısında kalan bu ülkenin bir ucundan diğer ucuna iki saatte gidebiliyorsunuz. Balık tutma, rüzgar ve kite sörf yapma, dalma, yürüyüş ve tırmanış burada yapılabilecekler arasında.
FATİH YILMAZ