Bazı yolculuklar vardır bavuldan çok anı taşır, tıpkı babalarınızla çıktığınız yolculuklar gibi... Ne sadece tatildir bu, ne de sıradan bir gezi. Birlikte geçirilen zamanın, paylaşılan sessizliğin ve küçük anların büyüdüğü bir yolculuk. Ve bu yolculuklar çoğunlukla çocukluğunuzun da en özel anlarıdır aslında... Bu anlar bazen bir fotoğraf karesine saklanır bazen bir yemeğin lezzetine bazen de bir kokunun hafızasına... Aradan yıllar geçse de yediğiniz bir yemek, burnunuza çalınan o güzel koku ya da elinize gelen o fotoğraf sizi en güzel anınıza götürür birden. Her ne kadar bu anlar çocukluğumuzun en güzel hatırası olsa da anılarınıza yenilerini eklemek için biz de bir yola çıktık. Babalarınızla Türkiye'nin hemen her köşesinde biriktirebileceğiniz en güzel anılar için özel bir rota hazırladık. Balık tutmadan kamp yapmaya, Ege ve Akdeniz'in büyüleyici sahil kasabalarından İç Anadolu'nun eşsiz manzaralarına ve Karadeniz'in serin yaylalarına kadar uzanan geniş bir rota... Hazırsanız çıkıyoruz. Çünkü Türkiye'nin en baba durakları bizi bekler.

SESSİZLİĞİN HEYECANLI PAYLAŞIMI
Babalarla en özel aktiviteler denildiğinde hemen herkesin aklına ilk gelen balık tutmaktır. Bu bazen denizde olur bazen gölde bazen bir nehirde... Gün henüz doğmadan elde olta ve iki sandalye... Oltalar suya bırakılır, sözler azalır. Nerede olduğunuzun da çok bir önemi yoktur aslında. Orada tek bir an vardır babayla paylaşılan o sessizlik ve balık tutulduğunda yaşanan o eşsiz heyecan. Ancak bir rota çizmek gerekirse İstanbul Boğazı, Bursa'da Gölyazı, Ege ve Akdeniz'deki sahil kasabaları, İç Ege'de sessizce akan Gediz Nehri... Ya da Elazığ'da Hazar Gölü, Erzincan ve Erzurum'da Karasu Nehri, Iğdır'da baraj gölü... Türkiye'nin hemen her bir şehri, ili, ilçesi size babanızla bu küçük ve mutlu anı yaşamak için bir nehir ya da bir göl sunar size.

KEŞFİN VE HAYRANLIĞIN ADRESİ
Babalarla yeni yerler keşfetmek, bilinmeyeni birlikte öğrenmek... Doğanın ve tarihin mucizelerine birlikte tanıklık etmek... Örneğin Kapadokya'da vadilerde yapılan yürüyüşler, taş otellerde geçirilen akşamlar ve sabahın ilk ışıklarında gökyüzüyle buluşan o balonlar... Balonlar yükselir. Yanında baban vardır. Aynı manzaraya bakarsınız ama farklı şeyler düşünürsünüz. Babanız geçmişi, siz geleceği... O an, ikiniz de aynı yerde buluşursunuz. Gökyüzünde unutulmaz bir anın ortağı olursunuz. Ya da Şanlıurfa Göbeklitepe'de binlerce yıllık tarihin izini sürersiniz babanızla. Tarihini bilseniz de bu bölgenin babanızdan dinlemek istersiniz, bir de o anlatsın dersiniz...

DOĞAYLA VE BABAYLA BAŞ BAŞA
YOLCULUĞUN sonu kuzeye çıkar, Karadeniz'e... Ayder Yaylası'nda sisler dağların arasından süzülür. Uzungöl'de sular ve dağlar birbirine karışır. Yeşilin her tonu huzurla birlikte eşsiz bir dinginlik sunar. Yaylalarda yapılan yürüyüşler, doğayla baş başa geçirilen zaman, coşkuyla akan şelaleler, nehirler... Burada konuşmaya gerek yok, doğa zaten en güzel lisanıyla konuşur. Babalar doğayı sever. Çünkü doğa, insanı olduğu gibi kabul eder. Babalarla yaşanılan bu en özel anlar ise hafızalarınızın en özel köşesinde yer eder. Ve bir gün bu en özel an bir yemekle, bir kokuyla ya da bir fotoğraf karesiyle çıkar karşınıza... Bu seyahat diğerlerinden çok farklıdır çünkü burada gidilen yerlerden çok babalarla paylaşılan anlardır aslolan. O nedenle asla unutulmaz, o nedenle en özel tatildir... Tüm babaların babalar gününü kutlar, hayatta olmayan babalara da rahmet dilerim...
YILDIZLARIN ALTINDA BİR ZAMAN
BALIĞIN ardından rota çoğu zaman doğaya döner. Kaz Dağları, kamp kurmak isteyen babalar için Türkiye'nin en dengeli noktalarından biridir. Kaz Dağları'nda bir dere kenarında çadır kurulur. Akşam ateş yakılır, gündüz doğa yürüyüşleri yapılır. Biraz daha kuzeye çıkıldığında Yedigöller Milli Parkı karşılar sizi. Göl kenarında sabah kahvesi, akşam yıldızların altında uzun sessizlikler... Baba burada anlatmaya başlar. Şehirde hiç açılmayan hikâyeler, doğanın içinde kendiliğinden dökülür. Babaların da çocuk olduğu o anlar, babalarıyla paylaştığı ya da paylaşamadığı o hatıralar. Hemen hepsi kam gecelerinin en unutulmaz hikayeleri olarak dökülür babaların dilinden...
DENİZDE UNUTULMAYAN O AN: İLK KULAÇ
Doğadan sonra suyla kurulan ilişki değişir, bu kez sıra denize gelir. Kaz Dağları'nın eteklerine kurulan Akçay, Edremit, Ayvalık... Ya da Torosların hemen yanı başındaki Antalya, Mersin... Ve denizde ilk kulaç. Belki çocukken öğretmiştir size yüzmeyi .İlk kulacınızı babanızla atmışsınızdır. İlk etapta korkutucu gelen o mavi derinliğe babanızın" Ben buradayım" sözüyle kendinizi bırakmışsınızdır. Şimdi aynı suda, yan yana yüzersiniz. Hayatın en sade ama en güçlü anlarından biridir bu. Sessizce mavilikte kulaç atmak ve hafızanızdaki hatıra defternie yeni anıları yazmak... İşte o zaman hem maviliğe hem babanıza hem de bu ana bir kez adha şükredersiniz.