Babalar Günü yaklaşırken hepimizin aklında aynı soru beliriyor: Bu yıl babamı nasıl mutlu edebilirim? Kimi bir gömlek alıyor, kimi sevdiği bir kitabı hediye ediyor, kimi de uzun zamandır istediği bir eşyayı. Oysa birçok baba için en değerli hediye, ailesiyle geçirilen kaliteli zaman. Hele ki bu zaman güzel bir yolculuk ve unutulmaz lezzetlerle birleşiyorsa, ortaya yıllarca hatırlanacak anılar çıkıyor. Bu nedenle bu yıl Babalar Günü'nde klasik hediyeleri bir kenara bırakıp küçük bir kaçamak planlamaya ne dersiniz? Türkiye, birbirinden zengin mutfakları, eşsiz doğal güzellikleri ve keşfedilmeyi bekleyen gastronomi rotalarıyla tam da bunun için biçilmiş kaftan. Üstelik bazen birkaç saatlik bir yolculuk bile babanızla paylaşacağınız en güzel anıya dönüşebilir. İşte Babalar Günü'nde hem gezip hem de damak çatlatan lezzetlerin peşine düşebileceğiniz rotalar...
BABALAR MEZE SEVER
Ege'nin en romantik köşelerinden biri olan Ayvalık, huzuru seven babalar için harika bir seçenek. Tarihi taş evleri, dar sokakları ve deniz kokan atmosferiyle ziyaretçilerini ilk andan itibaren etkiliyor. Güne Cunda Adası'nın sokaklarında yürüyüş yaparak başlayabilirsiniz. Ardından sahil boyunca sıralanan restoranlarda Ege mezeleri eşliğinde taptaze deniz ürünlerinin tadını çıkarabilirsiniz. Bölgenin simgesi haline gelen papalina balığı ise mutlaka denenmesi gereken lezzetlerden biri. Akşam saatlerinde Şeytan Sofrasında gün batımını izlemek ise Babalar Günü için unutulmaz bir final olacaktır. Çünkü bazen en güzel hediyeler, birlikte izlenen bir manzara ve paylaşılan birkaç güzel cümledir.

EN RAFİNE LEZZETLER
Son yılların yükselen gastronomi destinasyonlarından biri olan Urla, özellikle sakinlik arayan babalar için ideal bir rota sunuyor. Zeytin ağaçları arasındaki köy yollarında dolaşabilir, butik üreticileri ziyaret edebilir ve bağ evlerinde keyifli vakit geçirebilirsiniz. Urla'nın en büyük sürprizi ise sofralarında gizli. Enginarlı yemeklerden deniz mahsullerine, otlu mezelerden taş fırında hazırlanan özel lezzetlere kadar Ege mutfağının en rafine örnekleri burada karşınıza çıkıyor.
ET BİR TUTKUDUR
Birçok babanın ortak tutkusu iyi pişmiş bir et yemeğidir. Eğer sizin babanız da bu gruptaysa rotayı doğrudan Adana'ya çevirebilirsiniz. Sabah tarihi çarşıları gezerek başlayacağınız gün, öğle saatlerinde gerçek Adana kebabıyla bambaşka bir noktaya taşınır. Kömür ateşinde pişen kebabın yanında sunulan közlenmiş biber, domates ve şalgam adeta lezzetin tamamlayıcılarıdır. Adana sadece yemek değil, aynı zamanda kültür ve misafirperverlik demektir. Kentin sıcak insanları ve canlı atmosferi, yolculuğu daha da keyifli hale getirir.

GÜNE BEYRANLA BAŞLAYIN
UNESCO tarafından gastronomi alanında tescillenen Gaziantep, lezzet tutkunları için adeta bir açık hava müzesi. Babalar Günü sabahında farklı bir deneyim yaşamak istiyorsanız güne beyran çorbasıyla başlayın. Sarımsak, et ve pirincin buluştuğu bu güçlü lezzet özellikle et severlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sonrasında sıra kebaplara geliyor. Simit kebabı, patlıcan kebabı ve alinazik derken gün boyunca farklı tatlar keşfetmeniz mümkün. Elbette Gaziantep ziyaretinin finali baklavasız düşünülemez. Birçok baba için iyi bir yemek mutluluk sebebidir. Gaziantep ise mutluluğu katlayan şehirlerin başında geliyor.
İSKENDER'İ YERİNDE YİYİN
Tarih ve gastronomiyi aynı anda yaşamak isteyenler için Bursa mükemmel bir tercih. Sabah saatlerinde Cumalıkızık'ın tarihi sokaklarında dolaşabilir, ardından Kozahan'da çay molası verebilirsiniz. Ancak şehrin en önemli durağı kuşkusuz İskender kebap. İncecik kesilmiş döner etinin tereyağı ve özel sosla buluştuğu bu eşsiz lezzet, yıllardır Türkiye'nin en sevilen yemekleri arasında yer alıyor. Yerinde yenildiğinde ise etkisi çok daha farklı oluyor.
MIHLAMA KEYFİ YERİNDE GÜZEL
Doğaya düşkün babalar için Karadeniz her zaman özel bir yere sahip. Yemyeşil yaylalar, sisli dağlar ve tertemiz hava, şehir hayatının yorgunluğunu birkaç saatte unutturabiliyor. Trabzon'da güne tereyağının başrolde olduğu mıhlama ile başlayabilirsiniz. Ardından Uzungöl ve çevresindeki doğal güzellikleri keşfetmek harika bir seçenek olacaktır. Akşam yemeğinde ise taze hamsi, mısır ekmeği ve Karadeniz salatası sizi bekliyor. Doğanın içinde kurulan bu sofralar, birçok lüks restoranın veremeyeceği bir huzur sunuyor.