Her yaz kendini bulma yolculuğuna çıkanlar vardır. Benim tercihim ya New York'un o hiç bitmeyen enerjisi olur ya da ruhumu dinlendirmek istediğimde pusulamı mutlaka İspanya'ya çeviririm. İspanya, aslında kendini arayanların yeridir. Özellikle o büyüleyici adaları kalabalıklar içinde bile bir başınıza kalabileceğiniz, kaybolmanın bir amaç değil, bir varış noktası olduğu yerlerdir.
BİZE ÇOK TANIDIK BİRİLERİ
Adada bir başınıza yürürken, doğanın ham ve dokunulmamış güzelliğinde huzuru bulursunuz. Üstelik insanlarının o samimi sıcaklığı, cool duruşları ve bize çok tanıdık gelen o içten yardımseverlikleri... İnsana kendini yabancı hissettirmeyen bir ruhu var buraların. "Yunan adaları mı, İspanya adaları mı?" sorusunun cevabını, belki de bu rehberi okuduktan sonra kendi kalbinize sorup netleştireceksiniz.

LÜKSÜN VE DOĞANIN KESİŞİMİ
Marbella, sadece lüks yat limanı Puerto Banus ile değil, arkasına aldığı Sierra Blanca Dağları sayesinde sahip olduğu mikro klima ile de özeldir. Şehir merkezinin kalabalığından biraz uzaklaşıp, dağ eteklerinde yürüyüş yapabilir, zeytin ağaçlarının arasında Akdeniz'e tepeden bakarak derin bir nefes alabilirsiniz. Casco Antiguo'da beyaz badanalı evlerin arasından geçerken sardunyaların kokusu size eşlik eder. Plaza de los Naranjos'ta oturup portakal çiçeklerinin altında hayatın yavaş akışını izleyin. La Concepcion Botanik Bahçesi, doğanın kucağına bir kaçış noktası. Nadir bitkiler ve şelaleler arasında attığınız her adımda üzerinizdeki yükün hafiflediğini hissedeceksiniz. Paseo Maritimo, deniz kenarında, gün batımının turuncusuna karşı yapılacak uzun yürüyüşler, tüm zihinsel dağınıklığınızı toparlar. Kendinizi daha tam bulamadıysanız rotanızı Serra de Tramuntana'ya çevirin dağ sırası UNESCO koruması altındadır. Buradaki gizli koylar ve zeytin bahçeleri, ruhunuzu tazelemek için eşsiz bir dinginlik sunar. Herkes İbiza'yı partileriyle tanısa da adanın kuzeyi sessiz çam ormanları ve yoga merkezleriyle doludur.

DOĞANIN EN SAF HALİ
Tenerife (Kanarya): Teide Milli Parkı, dünyadaki en etkileyici volkanik manzaralardan birine sahip. Görülmeden dönülmemesi gerek. 3.715 metre yükseklikteki Teide Dağı'nın gölgesinde yıldızları izlemek, insanın evrendeki yerini yeniden sorgulamasını sağlayan mistik bir deneyimdir. Doğanın en saf halini solumak istiyorsanız, bu adalar size kendinizi hatırlatacak.
Lanzarote: Volkanik arazisi ve ateş dağları ile adeta dünyadan uzaklaşmış hissi verir; doğanın ham gücüyle yüzleşmek için mükemmeldir. Ateş Dağları (Timanfaya) ile sanki başka bir gezegene ayak basmışsınız hissi verir. Volkanik toprakların siyahı ile okyanusun mavisi arasındaki kontrast, doğanın en çarpıcı eseridir.
Mallorca: Mağaraları, gizli koyları ve yemyeşil ormanlarıyla keşfedilmeyi bekleyen bir huzur vahası.
Formentera: Akdeniz'in turkuaz sularında sessizliği dinleyebileceğiniz, zamanın durduğu o masalsı nokta.
BURALARI MUTLAKA GEZİN
Dalt Vila (İbiza): UNESCO listesindeki sur içi bölge; dar sokakları ve tarihi dokusuyla büyüleyicidir.
Es Trenc Plajı (Mallorca): El değmemiş, turkuaz sularıyla ruhunuzu dinlendirebileceğiniz bir cennet
Puente Nuevo Köprüsü (Ronda): Marbella'ya yakın, uçurumlar üzerine kurulu bu tarihi köprü, doğa ve mimarinin inanılmaz birleşimini sunar.
LEZZET ROTASI
Tapas: Tek bir tabakla sınırlı kalmayın; İspanyol sosyal hayatının kalbi küçük tabakların paylaşılmasında atar. Özellikle deniz mahsullü tapasları mutlaka deneyin.
Paella: Valencia kökenli olsa da kıyı şeridinde taze deniz ürünleri ile hazırlanan versiyonu bir şölendir.
Gazpacho/Salmorejo: Özellikle Endülüs sıcağında, taze domates ve zeytinyağı ile hazırlanan bu soğuk çorbalar, vücudunuzu ferahlatır ve hafif hissettirir.
Jamon Iberico: İspanya'nın gurur kaynağı olan bu jambon, meşe palamudu ile beslenen domuzlardan elde edilir ve damakta eşsiz bir lezzet bırakır.
Churros: İspanya klasiğidir. Sıcak, yoğun kıvamlı çikolataya batırılan bu çıtır hamurlar, günün her saatinde mutluluk verir.