Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Hiçbir önyargı boşlukta oluşmaz. Mutlaka siyasi, ideolojik, kültürel bir arka plana sahiptir. Örnek mi istiyorsunuz?
İşte 11 yıl kadar önce 'Binnaz' adlı parçasıyla Türkiye'de çok satanlar listesine giren Bulgar sanatçı Ciguli.
Bilhassa İstanbul'un entel kesimi Ciguli'den hiç hoşlanmadı. Burun kıvırdı. Çünkü...
"Çalgıcı karısı Binnaz / Esnaf karısı Binnaz" diye amiyane parçalar söylüyordu... Eğlencelik işler yapıyordu... Kısacık boyuyla sırıtıp duruyordu... Aslen Çingene'ydi...
Yetmiyormuş gibi "Yapma Bana Numara" başta olmak üzere, parçalarında Türkçeyi bozuyordu.
Çevresindeki organizatörler maddi açıdan sanatçıya kazık atarken... Bugün Kürt açılımına karşı çıkan kirli beyaz Türkler, o dönemde de Ciguli'ye tahammül edemiyordu.
Akordeon ustası "Ahmet" Ciguli'nin esaslı bir sanatçı olduğunu... Eğlenceli nağmelerinin ardında sağlam bir müzik yapısının bulunduğunu... Şarkı söyleyiş biçiminin ise Türkçeyi bozmak değil, müzikal dil oyunları olduğunu anlatmaya çalışmıştık.

***

Anlamadılar. Hatta dinlemediler bile: Dönemin Sabah gazetesi fikrimi sormuş, "Madem dili bozduğunu söylüyorsunuz... Daha da bozsun" mealindeki sözlerimi, sanki Ciguli'yi yeriyormuşum gibi okura sunmuşlardı. (Yalancıktan da olsa, birinci sayfalık fikirlerimiz varmış o zaman!)
Reha Muhtar'ın Ateş Hattı durur mu? Onlar da telefonla başlanıp aynısını söyletmeye çalışmışlardı.
Neyse... Geldik bugüne...
Bu akşam (Çarşamba) saat 21.30'da 'Dünyanın En İyi 100 Caz Kulübü'nden biri olan Babylon'da (İstanbul, Asmalımescit) Ciguli sahneye çıkıyor.
***

Cuma gecesi de James Taylor Quartet'i dinleyeceğiz ama beni asıl Ciguli konseri ilgilendiriyor.
Çünkü Osmanlı'nın günbatımında başlayıp Cumhuriyet yıllarında yoğunlaştırılan... Gayet yapay, afaki ve de seçkinci bir "Batı kültürü üstündür, diğerleri ikinci sınıftır" anlayışı enjekte edildi eğitimli kesime.
Bunun sonucu olarak mesela Balkan/ Roman melodilerini harmanlayan "Beirut" ya da "Gogol Bordello" gibi Amerikan gruplarını dinleyen...
Bazı sanatçılarımız ve tınılarımızın farkına, ancak Buddha-Barcı Claude Challe ya da BCC Radyo DJ'i Charlie Gillett işaret ettikten sonra varan...
Buna karşılık, yerli sayılacak Ciguli'ye burun kıvıran kuşaklar yetiştirdik.
***

Halbuki kendimize ve kültürümüze yeni lezzetler, yeni baharatlar katmak için ihtiyacımız olan... "Kimin müziği" ya da "Ne tür müzik" sorularını boş verip... Sadece ve sadece "Bu müzik iyi mi" diye sormaktı.
Bunu yapabildiğimiz anda önümüzde yepyeni bir dünya açılacaktı:
Rus, İran, Arap, Hint, Japon, Mali, Cezayir ve benzeri müziklerin inceliklerini, kendine has estetik özelliklerini kavrayacaktık.
Henüz olmadı ama umutsuz değilim: Galiba o eşiğe yaklaşıyoruz. İpuçları var:
Eğer 'çağdaş sanat' yapan kimi genç ustalar, resmi ideolojiyi tefe koyan çalışmalara imza atıyor... Ve bu eserler, zevkleri incelmiş sanatsever burjuvaların koleksiyonlarında yer alıyorsa... Benzeri bir at gözlüklerinde kurtulma süreci müzikte de olacaktır.
Müzik dergisi Roll'un en az satan kapağı Ciguli'li olandır; denir... 10 yılda nereye geldiğimizi bu akşam göreceğiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA