HAŞMET BABAOĞLU
HAŞMET BABAOĞLU

Arınma!

İyi bir şey...
Anlamlı bir arayış...
Bir çıkış yolu...
Nasıl oldu da böyle hastalıklı bir hale büründü?
Nasıl oldu da bu hastalık böyle her yere bulaştı, yayıldı, herkesi etkisi altında tutar oldu?
Anlamak kolay değil.
"Arınma" histerisinden söz ediyorum.
Beyaz, esmer, liberal, muhafazakâr, şu kesimden, bu kesimden nerdeyse bütün kadınları almış...
"Arınmak lazım" deniyor. Herkesin yüzünde gülücükler açıyor. Ama neden arınmak diye sormak yok!
Hoş bir şey yapılınca "Oh çok iyi geldi, arındım!" diye anlatılıyor.
Yol yorgunu halde tv'yi açıyorum; ne göreyim; astrolog bir hanım "bugünler arınma günleri" diyor; stüdyo seyircilerinde bir heyecan ki görmek lazım.
Eleştirmek, dalga geçmek kolay ama ne var bunun altında, diye sormalı.
Öyle ya, kadınlar asla boş yere bir şeylere takılmazlar!

***
Kir, pas, çamur...
de nasıl da hayatın kendisi kadar kelimelerin de potansiyel kötücüllüğüne atıf yapıyor!
Ve kim bilir daha nelerin hayatlarını doldurduğuna inanıyor kadınlar ki, durmadan "arınma ihtiyacı"ndan söz ediyorlar.
Elinde toz beziyle her sehpada düşman toz zerresi kovalar gibi hayatlarında da "pislik" kovalıyorlar!
İyi de neden bir türlü temizlenilemiyor?
Yaptıkları "pişmanlık ve tövbe etmek" desen değil, geleneksel ve dinsel boyut sanki hafiften dışarıda bırakılmış.
İstifrağ desen değil, kusacak bir şeyleri yok. Hepsi nedense içlerinin temizliğinden emin! (Belki tam burası felaketleri oluyor da, ağlayamıyorlar.) Ama çevreleri pislikle kuşatılmış sanki.
Hissettikleri bu!
***
Tabii ortalıkta şarlatan bol.
O berbat tavsiye kalıpları birbirini izliyor: "Yaşanmışlıklarınızı unutun"; "sizi ilgilendirmeyen şeylere enerjinizi vermeyin" vd.
Arınmaya bakın siz! Oysa insan böyle ancak "kirlenir" yahu!
Hem "pislik" kültüreldir. Birinin temiz ve saydığı, ötekine mekruhtur, kirlidir, kaçınılacak şeydir. Arınmayı kültürden kopardığında muğlaklaşır, ölçüsünü kaybeder.
Kirin, tarifini yapmazsan, şimdi yeni moda olduğu gibi bir haftalık berbat bir tatili bile "arınma" sanır, o ruh hali geçince de hayal kırıklığıyla kıvranırsın.
İşin antropolojisine falan girmeyeceğim. Ama her "kirlilik korkusu ve arınma" isteğinin aynı zamanda bir saflık arayışı olduğunu not etmeliyim.
***
Olmaz! Koca koca insanlar saf olamazsınız!
Pişman olmuş, tövbe etmiş, yol ve hayat tarzı değiştirmiş olabilirsiniz.
Tavsiyem o ki..
İkide bir "arınma" lafıyla oynamak yerine hayatınızı değiştirmeyi deneseniz...
Var çünkü bir pislik!
Bir ölçüsüzlük.
Bir tür ipin ucunu kaçırmışlık var!
Sevgisizlik, şefkat yoksunluğu var ki, hakiki ve yaygın bir mikrop!
Ama öyle suyu dökün, bütün hatalar, yanlışlar gitsin diye bir şey yok!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN