Genelkurmay Başkanı Org. Özkök'ten sonra, Hava Kuvvetleri Komutanı Org. İbrahim Fırtına'nın Kıbrıs'ta yaptığı konuşmalar, Türkiye'nin yönetimindeki "Düalizm" i, üyelik için bir engel olarak gösteren AB'lilere yeni bir koz verdi. Bu "Düalizm", Türkiye'de seçilmişlerin, tek başlarına ülke siyasetini belirlemediğini, atanmışların (veya askerlerin), siyaset üzerinde çok fazla etkili olduğunu işaret ediyor. Nitekim Org. Fırtına da, Org. Özkök çizgisinde konuşmuş, Denktaş'ın tutumuna destek verirken, bir anlamda Birleşmiş Milletler'e de, Avrupa Birliği'ne de rest çekmiştir. Demek ki, YÖK konusu gibi, başörtüsü gibi, Kıbrıs ve Avrupa Birliği ilişkileri de, askerlerin yetki alanındadır. Seçilmiş sivillere düşen, IMF'den kredi bulmak ve Devlet'in harcayıcı kurumlarına kaynak sağlamaktan ibarettir. Önerimiz şu. Bırakalım AB'ye üyelik hayalini. Anayasa, Kopenhag Kriterleri'ni değil, Pakistan Kriterleri'ni esas alsın. Ve generaller, IMF ilişkilerine de el atsın.