Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Cep telefonları ne belleği ne de davranışları düzeltiyor

Geçen yıllarda bilim adamları cep telefonundan yayılan elektromanyetik dalgaların, beyinde biriken ve Alzheimer'in alameti farikası sayılan "Beta-amiloid"i azalttığını saptamışlardı. Bunu günlük konuşma diline çevirdiğimizde hemen hemen Türkiye nüfusuna eşit sayıdaki cep telefonlarının, belleklerimizi güçlendirmiş olması gerekmiyor mu? Ama gerçekler, bu bilimsel iddiayı doğrular nitelikte değil.
Geçmişte defalarca daha da ağırı yaşanan siyasi gerginliklerden daha hafifine tanık olunca "Böyle bir durum hiç görülmedi" diye felaket senaryoları yazanların hepsinin, bir ya da iki cep telefonu yok mu? Bunlardan bazıları da kafalarındaki her krizin merkezine "Cumhurbaşkanı sorunsalı"nı oturtmuyorlar mı?

Hükümete küsen cumhurbaşkanı

Kıbrıs'a askeri müdahale kararının alınacağı Bakanlar Kurulu toplantısına katılmak için Başbakanlığa gelen ve Genel Sekreteri Fuat Bayramoğlu toplantıya alınmadığı için küsüp Çankaya'ya geri dönen Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ü izlerken, savaş halinde bile "Kurumlar arası gerginlik" olabileceğini yakından görmüştüm.
Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile Başbakan Süleyman Demirel'in arasındaki gerginlikleri hatırlamıyor musunuz?

Çankaya aşağı iner
Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanı olduğu ve Süleyman Demirel'in 1991 seçimleri kampanyasını sürdürdüğü günleri hatırlayalım. 1991 seçimlerine 10 gün kala Özal "Demirel seçimi kazanır da Çankaya'ya çıkmazsa Meclis'i feshedip 45 gün içinde yeniden seçime giderim" diyerek rest çekmişti. Demirel de aynı gün "Ben Çankaya'ya çıkmam, Çankaya aşağı iner. Özal'dan görev almam" diye cevap vermişti...
Seçim sonuçları açıklanıp Demirel'in DYP'si birinci parti çıkınca Özal Demirel'i, 7 Kasım saat 11.00'de Köşk'e çağırdı. Demirel de Köşk'e çıkarken "Keşke hislerimle hareket edecek serbestiye sahip olsaydım. Köşk'e çıkmam formalite. Bize görevi millet verdi" demişti.

Başbakan'a dava

Demirel Başbakan olduktan sonra da çatışma öyle noktalara varıyordu ki, Özal bir ilke de imza atarak, bir Başbakanı tazminata mahkûm ettiren ilk Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçti. Özal kendisini "Gaflet, delalet içinde bulunmakla" suçlayan Demirel'den 13 milyon lira manevi tazminat almıştı.
Sezer-Ecevit

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in MGK toplantısında Başbakan Ecevit'e Anayasa kitapçığı fırlatmasını, Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın da bunun üzerine "Nankör kedi. Seni biz seçtirdik" diye bağırmasını duymayan ama hatırlayan cep telefonu sahibi kaldı mı bugün?
Acaba cep telefonları sadece farelerin belleğini mi güçlendiriyor? Çünkü "Journal of Alzheimer's Disease"de yayınlanan makaleye göre, cep telefonundan yayılan elektromanyetik dalgalar "Deney farelerinin" belleğini harekete geçiriyor ve yaşlı farelerdeki Alzheimer semptomları azalıyormuş.

Fare insan değildir

Biliyorsunuzdur. Farelerle insanların genleri büyük ölçüde aynıdır. Aynı iç ve dış etkiler farede de oburluk, diyabet, kanser ve benzeri hastalıklara sebep olur. Ayrıca fareler 16-22 aylık ortalama ömürlerinde, bir insan ömrünü sıkıştırılmış biçimde yaşarlar. Deneylerin ve tedavilerin sonucu kısa sürede alınır.
Anlaşılıyor ki farelerle insanların siyasi genleri farklıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA