Zaten krizden krize koşan Ortadoğu'da ve dünyada, Körfez'de patlayan Katar Krizi eksikti. Dün bir anda Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Yemen, Maldivler ve Libya'nın, Katar'la tüm diplomatik ilişkilerinin kesildiği duyuruldu.
2.7 milyon nüfusu olan, dünyanın en büyük sıvı gaz ihracatçısı Katar'ı, hava yolları şirketi "Quatar Airways"den, "Al Jazeera" televizyon haber kanalından ve başkent Doha'nın 2022'de futbolda Dünya Kupası maçlarına ev sahipliği yapacağından biliyoruz.
Katar ayrıca Barselona futbol kulübünün de sponsoru.

Marketlere akın
Başta Suudi Arabistan olmak üzere bir dizi ülkenin Katar'la diplomatik ilişkilerini kesme kararına gelince... Bu karar ülkenin besin ihtiyacı Suudi Arabistan'dan kara yoluyla sağlandığı için öncelikle Katarlıların günlük yaşamlarını etkileyecek. Nitekim dün Doha'da halkın marketlere akın ettiği haberleri geliyordu. Ama tabii ki siyasi sonuçlar daha da ciddi boyutlarda.

Ciddi iddialar
Diplomatik ilişkileri kesen ülkelerden arka arkaya yapılan açıklamalarda Katarlı diplomatlara ülkeyi terk etmeleri için 48 saat, Katar vatandaşlarına ise 2 hafta süre verildi.
Bahreyn, Katar'la diplomatik ilişkileri kesme kararına gerekçe olarak "Doha yönetiminin içişlerine karışarak ülkedeki istikrarı ve güvenliği tehlikeye düşürmesini" gerekçe gösterdi ve Katar'ın "ülkedeki terörist aktiviteleri ve İran'la bağlantılı grupları" desteklediği öne sürüldü. Bu arada Katar'ın Yemen'e karşı oluşturulan askeri koalisyondan da çıkartıldığı duyuruldu.

Asıl neden siber saldırı mı?
Suudi Arabistan'ın resmi haber ajansı SPA'da yayınlanan Koalisyon Komutanlığı açıklamasında ise Uluslararası Koalisyon'un, "Yemen'de terörizmi güçlendirmesi ve darbeci milislerle ilişkilerinden dolayı" Katar'ın koalisyondan çıkarılmasına karar verdiği duyuruldu. Krizin çarpıcı nedeni ise galiba Al Jezireea'nin bir siber saldırıya hedef olmasıydı.

Katar'dan açıklama
Katar Resmi Haber Ajansı (QNA), 23 Mayıs gecesi Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani'ye atfen "ABD'ye karşı ve İran'ı destekleyici" açıklamalar yayınlamıştı.
Açıklamalar kısa süre içinde medyada geniş şekilde yer almıştı. Bundan birkaç saat sonra açıklama yapan Katar hükümeti İletişim Dairesi Direktörü Şeyh Seyf bin Ahmed Al Sani ise, QNA sitesinin siber saldırıya uğradığını duyurmuştu. Katar Dışişleri Bakanlığının açıklamasında da QNA'nın siber saldırıya uğradığı ve yayınlanan haberlerin gerçeği yansıtmadığı, medya organlarından bu açıklamaları dikkate almamaları istenmişti.

Medya kampanyası mı?
Katar'dan gelen açıklamalara rağmen BAE ve Suudi Arabistan basınında Al Sani'ye atfedilen açıklamalar kullanılmaya devam ederken Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise 25 Mayıs'ta düzenlediği basın toplantısında, medya üzerinden ülkesini hedef alan bir kampanya bulunduğunu ileri sürmüştü.
Körfez'deki bu kriz Körfez'deki tüm ülkelerle yakın ilişkilerde bulunan Türkiye'yi üzecektir.
Bu krizin Trump'ın Suudi Arabistan ziyaretinde yaptığı zirve toplantısı ertesinde patlaması ise tabii ki krizin arkasında başka nedenler olacağını akla getiriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN